Ana sayfa IŞIĞIN GÖR DEDİĞİ İçindeki Sesi Dinle

İçindeki Sesi Dinle

473
0

İnanmayan bir gönül, içinde kuş bulunmayan bir kafese benzer.

Abdulkadir Geylani

Bugün sizlerle içinize işleyecek bir hikayeyi paylaşıyorum. Dış güzellik ve iç güzellik arasındaki ince çizgiyi anlatan bu hikâyede belki sizde kendinize ait bir şeyler bulabilirsiniz.

Ewan 22 yaşına o sene girmişti, kendinden emin çok zeki ve çok çekici bir genç adam olmanın mutluluğunu hissediyordu. 10 gün sonra bir savaşa katılmak üzere İngiltere’den ayrılacaktı, hiç bir şeyden korkmuyordu ama duygusallığı nedeniyle, ülkesinden ayrılma fikri zor geliyordu ona.

Yüzünü görmediği Holly isminde bir kız arkadaş edinmişti ve birbirlerine sürekli mektup yazıyorlardı. Her yeni mektupta birbirlerinden biraz daha etkileniyorlar, yüreklerini birbirlerine biraz daha açıyorlardı. İki sene bu şekilde geçip gitti. Ewan ve Holly birbirlerine belki binlerce mektup yazmış, her mektuptan ayrı tatlar almışlardı.

Ewan’ın ülkeye geri dönme zamanı gelmişti, son mektubunda Holly’i görmek istediğini yazdı. “Ancak seni tanıyabilmem için bana bir resmini gönder lütfen.” diye ekledi. Holly buluşmayı kabul etti fakat resmini göndermedi. “Resmin ne önemi var ki? Bizi ilgilendiren kalplerimiz değil mi? Yakama kırmızı bir çiçek takacağım.” dedi.

Günler birbirini kovaladı ve Ewan ülkeye döndü. Trenden indiği ilk anda gözleri Holly’i aradı. Bir müddet etrafa bakındı, sonra kalabalığın arasında şimdiye dek gördüğü en güzel kadın belirdi. Uzun boylu, alımlı, uzun, sarı saçlı, masmavi iri gözleri ve mavi elbisesiyle muhteşem bir kadındı. Kadına doğru bir adım attı, ama yakasında hiç bir şey yoktu. Kadın gözlerine baktı ve “Merhaba denizci, benimle gelmek ister misin?” diye sordu.

Tam o sırada güzel kadının omzunun üzerinden, yakasında kırmızı çiçek olan kadını gördü. Kısa boylu, şişman sayılacak kiloda, gri kısa saçlı, tozlu, uzun montu ve kalın bilekleriyle öylece duruyordu. Ewan şaşkındı, az önce hayatında gördüğü en güzel kadından bir teklif almıştı ancak karşısında da yüreğine âşık olduğu kadın duruyordu. Kendini toparladı ve yanından geçen dünyalar güzeli kadına aldırmadan ilerledi. Elinde Holly’le ile birlikte birbirlerini tanımalarını sağlayan kitap vardı. Elini uzattı, “Merhaba Holly” dedi gözlerinin içi gülerek, “Pardon” dedi kadın. “Ben Holly değilim. Az önce burada geçen sarı saçlı, mavi elbiseli bayan yakama bu çiçeği taktı ve bunun hayatının sınavı olduğunu söyledi. Sizi garın çıkışında bekliyormuş.”