Ana sayfa HAYDAR BİRCAN Dilin haramlarından yedincisi bir kimseye beddua eylemektir

Dilin haramlarından yedincisi bir kimseye beddua eylemektir

229
0

Lanet edici kimselerin kıyamet gününde ne kimse hakkında şahitliği tutulur ve ne de onlar bir kimseye şefaatçi olabilirler. Kıyamet gününde şahitliği iptal edildiğine göre diğer halleri de onun gibidir. Aynı zamanda kıble ehlinden hiç kimse hakkında şirk, küfür, nifak ve riya sahibidir diye itaat ederek Allah ile kul arasına girmemek gerekir. Her kişinin sırrını ancak Allah bilir. Mekhuli Şami rivayet olunur ki şöyle dedi: Bir kimsenin gözyaşını riyaya hamlettiğim için bir sene müddetle gözyaşından mahrum kaldı mı?

Dilin haramlarından yedincisi bir kimseye beddua eylemektir. Her ne kadar bir kimsenin kendisine zulmü de dokunsa sadece onu Allaha havale edip  belki onun aleyhinde de dua etmeyerek Allah ıslah etsin diye onun böyle zulüm hallerini terk etmesini istemeli.Böyle yapmak Allah’a hoş gelir .Nitekim hadiste buyrulmuştur ki : Nice mazlum vardır ki kendine zulüm eden kimseye o kadar beddua ettiği için kıyamet gününde kendisine o kadar bela yönelir ki o zalimin yaptığı zulüme eşit olur. Hatta zalimin zulmünü bile geçer. Zalim o kimsenin yakasına yapışıp hakkını ister ve bu hakkına karşılık onun nice taat ve ibadetlerinin sevaplarını alır. Böylece o kimse yüce divanda aleme rüsvay olur. Haccac zamanında bir çok kimseler Haccac’a haddinden fazla dil uzattıkları için Hasan Basri Hazretleri buyurdu ki Kıyamet gününde Allah Haccac intikamını bunu söyleyenlerden alıvermesi gerektir. Tıpkı mazlumun ahını Haccadan alıverdiği gibi.

Dilin sekizinci haramı alay etmektir. Bir kimseye gülmektir. Başkası ile alay ve istihza etmek münafıkların sıfatı olduğu gibi kişinin yüzünün suyunu giderir. Heybetini mahveder. Hürmeti ortadan kaldırır. İşi kavgaya götürür ve gönülleri incitir. O halde hiç kimseyle alay ve istihza etmeyesin. Eğer bir kimse seninle alay edecek olursa ondan yüz çevirip ona karşılık veremeden ve ya güzellikle karşılık vererek oradan uzaklaşmalısın. Nitekim ayette öyle buyrulmuştur ki: Birisi sizinle alay ettiği zaman siz ona güzellikle karşılık verin. Bu ayetin hükmü gereğince alay eden kimseye gönül yıkıcı sert sözlerle karşılık vermeyerek ancak o kişiye hoş gidecek şekilde latife ile mukabele etmek gerekir.

Latife her iki taraf için de güzel bir şey. Fakat alay ve istihza karşılıklı olarak her iki tarafında da gönlünün yakılmasına sebep olan çirkin bir şeydir. Nitekim Hazreti Resul efendimiz de latifeyi severlerdi. Bazen Enes İbni Malike iki kulaklı diyerek latife ederlerdi. Bunun gibi alay ve latifeler, sevgi ve samimiyetten ileri geldiği için gönül kırıcı ve incitici olmaz. Bu bakımdan böyle alaylar ve latifeler caiz olur. Dille ilgili haram bir kimseye zina manasını ifade eden ve ya başka türlü sözlerle sövmektir. Bu büyük günahlardan değildir. Yeni günahlardan tövbe ile sakat olan günahlardan değildir. Yeri gelince anlatılacaktır. İşte bütün bu sayılan afetler ve haramlar hep dil ile ilgilidir. Bu günahlardan sakınmakta sana yardımcı olan şey halkdan uzaklaşmak zaruri olmadıkça halk karşılaşır.  Yahut Ebubekir Sıddık gibi ağzına taş almaktır. Hz Ebubekir Sıddık böyle yapıp zaruri olmadıkça ağzından taşı çıkarmazdı.

Saadet Partisi Polatlı Yönetim Kurulu üyesi Haydar Bircan