Ana sayfa Köşe Yazarlarımız Yoksulluk

Yoksulluk

642
0

“En aşağılayıcı şiddet yoksulluktur” Gandi.

Yoksulluk, çağlar boyunca da devam etmektedir. Anadolu insanı da “Fakirlik kapıya bastırılacak şey değil” demişti.

Yoksulluğun sosyal bir sorun olarak ortaya çıkışı da insanlar topluluklar halinde yaşamaya ve üretim ilişkilerinde başladığından bu yana yoksulluk ve yoksulda var olmaktadır.

Yoksulluktan bir kültürel öğe olarak  tanımlamamız kapitalizmle münkün oldu. Yoksulluk ekonomik ve siyasi yoksunluktan da kaynaklanmaktadır.

Açlık ve yetersiz beslenme gibi olaylar da  ekonomik yoksunluktan,siyasette söz sahibi olmamaktan meydana gelmektedir. Yoksulluğun temel etkeniyse bölüşümdeki adaletsizliktir.

Cebinizdeki paranın gideceği yere ayrılmasıdır. Diğer bir deyişle cebinize girmeden de gitmesidir.

Adeta, parayı az bir süre cüzdanınızda  misafir etmektir. Eve kaç lira götürürsen o kadar da adam olmandır. Çocukluğunu da  yaşayamamaktır.

Büyümeye de zaman bulamamayı da getirir. Taze et kokusunu solumaktır. Alan memnun olur satansa mağdurdur.

Zayıf olana vururarak güçlü olana da yakalanmandır. Bacaklarının seni taşımayarak  Senin bacaklarını taşımandır. Yoksulluk dışlanmaktır, aşağılanma hor görülmektir. Yoksulların sağlığı da ölümü de bir önem arz etmemektir.

Neo liberal politikalarda   sömürü, talan  ve yağmanın önünü açmaktadır. İktidarların da yoksulluğu gidermek için  kalıcı çözümleri de yoktur.

İzledikleri yolsa yoksulluğun kontrolleri dışına çıkmasını önlemeye yönelik çalışmalarıdır. “iftar” çadırlarındaki  kuyruklarda halkı dilenci gibi bekleten din bezirganlarının  anlayışıdır.

Victor Hugo nun da dediği gibi “Siz yardım edilmiş yoksullar istersiniz biz ise ortadan kaldırılmış yoksulluğu”.

Yoksulluk  yaşam hakkının ihlalidir. Yoksuluğun halleri insanların öz değer duygularını da tahrip edebilmektedir.

Bu noktada yapılması gerekenlerse  savunmaya dönük harcamaların ağırlığının  sağlık ve eğitime  verilmesidir.

Temel sağlık hizmet sistemi de  desteklenerek . Kaynakları kamu tarafından sağlanan herkese ulaşan bir sağlık sistemi de kurulmasıdır.

Toplumsal cinsiyet alanında eşitlik ve adalet adalet sağlanmasıdır. Yoksulluğun ortadan kalkmasında ekonomik kültürel sosyal haklar sorumluluk gerektirmektedir.

Yaşama ve güvenlik haklarının  güvence altına alınmasıdır. Herkesin de söz ve karar sahibi de  olabilmelidir.

Sosyal ve politik yurttaşlık haklarından da yararlanmasıdır. Bireylerin istihdam edilmelerine yönelik beceri kazanmalarına  olanak sağlayacak eğitimden de geçmeleri  sağlanmalıdır.

Ulusal asgari düzeydeki gelirler artırılmalıdır. Ulusal olarak elde edilen gelirin de eşit adil  dengelerin korunduğu önlemler alınarak.Herkesin  hakettiği ölçüde dağılımın yapılmasıdır.