Ana sayfa KONUK YAZAR DÜNYA ÇEVRE GÜNÜ HER GÜNÜMÜZDE

DÜNYA ÇEVRE GÜNÜ HER GÜNÜMÜZDE

505
0

Çevre ve doğayı insanoğlu öbür canlılardan farkı olan bilinci ile koruma ve yaşatma özelliklerine sahiptir. Cenab-ı Allah ‘ın verdiği akıl nimeti ile Ona karşı sorumluluğumuz başta olmak üzere doğaya, çevreye, sosyal yaşamada sorumluluklarımız vardır. Ahzab süresinin 33/72 ayetinde “Biz emaneti dağlara,taşlara teklif ettik,onlar bu emaneti taşıyamaya yanaşmadılar bunu insan yüklendi” buyurmaktadır. Bu ayet bize çevremizden hem de her şeyiyle nasıl sorumlu olduğumuzu vurgulamaktadır.Ekoloji tüm canlıların birbirleriyle, çevreyle olan ilişkilerini inceleyen bilim dalı.Bu dalın uzmanlarının son yüzyılda doğaya çevreye toprağa,havaya,suya hoyratça davranıldığı açıklamaları dönem dönem görülmektedir. 1972 yılında isveç in Stokholm kentinde Birleşmiş Milletler çevre konferansında alınan kararla 5 haziran Dünya  Çevre Günü olarak anılmaktadır. Her günde yaşayan tüm canlıların Allah ‘ın bütün nimetlerden faydalanmaktadır. Ama insanoğlu doymayan varlık mı diyeceğiz? Sömürüyü, işgali, benliği,azgınlığı sanki alametleri doğuruyor.Dünyayı saran coronavirus insanoğluna  biraz kenarı çekilip nimetlerin ne kadar değerli olduğunu algılatabildi mi acaba.Yoksa sömürücü vahşi zihniyet benliğinden vazgeçmiyor mu? Er geç doğaya, yaşama, insana zulüm edenler cezasını bulacaktır. İnsanlar virüsten eve kapanınca doğa nefes aldı.Gökyüzü mavi,yerüstü yeşilliğini korudu,sokak hayvanları özgürlüğünü yaşadı,yunuslar denizlerde bayram etti..Allah ‘ın verdiği nimetlerin değerini,insanın birbirinin ufku olduğunu,havanın,suyun,toprağın yaşamın,çevrenin kıymetini bilen, bilmeyen özlemini yaşattı.Acaba doğa çevre katlediliyor mu?Küresel ısınmayla deniz seviyelerinin yükselmesi, fırtınalar hava değişiklikleri,dünyada hastalıkların çok hızlı yayılmasına sebep mi?Uzmanlar açıklıyor, bizler dinliyoruz.Sonuçta insan olarak hayvanların öldürülmesine, bitkilerle tohumlarla,oynamaya, tarla bicim sonrası nadasa  bırakmayıp yakılmasına,hormonlu yiyeceklere dikkat edilmelidir.Hepsini kapsayan doğal kaynaklar,enerji,tarım,orman, toprak,su, atıklar,nüfus artışı, şehircilik yükselen beton yığınları.termik santrallar bunlara  karşı dediğimiz gibi katliammı yapıyoruz?Virüs yayılınca hepimiz “Hadi köyümüze geri dönelim” mısralarını dillendirir olduk.Doğa ,çevre,insan Allah’ın emanetleriyiz.Emanetleri korumak hepimizin görevi bu isterse çok basit sokağa tükürene,çöp atana ikaz olsun,ister çarpık kentleşme mücadelesi olsun, kamu arazisini ormanı yağmalama karşısında olmak olsun görevimizdir.Yasal ve sosyal önlem almak kamu, stk.ları ve  hepimizin sorumluluğudur.Bunda kamu kurumları ve sosyal organizasyonlar ile projeler yaratıp çevreye sahip çıkılmaya devam edilmelidir.Daha dün dünyanın gözde tatil beldesi  Bodrum da beş yıldızlı otel tarafından  sahile mermer tozunu beyaz kum diye seren otel işletmesine ne dersiniz? Onun sokağa çöp atandan,affedersiniz  tükürenden farkı yoktur.Bunlar kişinin özgürlüğüne saygısızlık olarak değerlendirilemez.Herkesin çevreyi ve sosyal düzeni koruyacak,iyileştirecek olumlu katkılarda bulunması gerekir. Kişi hak ve  özgürlükleri ile çevre ilişkileri arasında  çok iyi bir denge kurulmalıdır. Üç tarafı deniz, dört mevsim yaşadığımız memleketimizin her tarafında havanın,suyun,toprağın tüm nimetlerin değerini bilmek bereketimizi çoğalacaktır inşallah. Çevreyi, doğayı her günümüzde  korumak ve birlik beraberlik içinde güzel günler dileğiyle.Dünya  çevre gününüz kutlu olsun. Adalet,liyakat ve saadet hepimiz için.Selam ve dua ile.