Ana sayfa İsmail Hakkı Cengiz Irkçılık Başka, Türkçülük Başka

Irkçılık Başka, Türkçülük Başka

778
0

Irkçılık ve Türkçülük birbirine karıştırılıyor veya ikisi aynı şey zannediliyor. Bunu, aklı başında bildiğimiz, bir raf dolusu kitap yazmış şair ve yazarlar da yapabiliyor. Arif Nihat Asya gibi Türk şiirinin zirvesi Bayrak Şairimiz ırkçılıkla suçlanabiliyor. Bunlara canım çok sıkılıyor. Dolayısıyla, anlatma, açıklama gereği duyuyorum.

Irkçılık; kendi ırkını üstün ve asil görüp, diğer ırkları aşağı görmektir. Böyle gördüğünüz zaman, sizin ırkınız yaşamalı, diğerleri ölmeli veya siz efendi öteki ırklar köle olmalı sapkın-hastalıklı ideolojisine kapılıyorsunuz. Hitler’de olduğu gibi!

Tabii ki ırkçılık sakat, yıkıcı, bölücü, zararlı, insan doğasına, yaradılışa aykırı bir akım. Kibirlilik hastalığı. Elbette böyle sapık bir ideolojiyi bütün varlığımızla reddediyoruz.  

Türkçülük ise ırkçılıktan bambaşka bir fikir akımı… Türkçülük, Türk milliyetçiliğinin adı.

Milliyetçilik anlayışımız, kısaca şudur: Biz milletler ailesinin eşit bir üyesiyiz. Diğer milletlerden ne üstünüz ne de aşağıyız, bütün insanlar birbirine eşittir ve her insan şerefli bir ferttir. Herkesin yaşama, kendini geliştirme hakkı olduğu gibi, bizim de vardır.

Milliyetçilik, başka milletlere düşmanlık gütmeden, mensup olduğu milletin değerlerini sevmektir. Türkçülük, ırk milliyetçiliği değildir. Kültür milliyetçiliğidir. Esasen, yeryüzünde saf bir ırk kalmamıştır.

Türkçülük deyince, Türk kültürünü kastediyoruz. Türk kültürünü sevmekten, onu yaşatmaktan, yüceltmekten bahsediyoruz.

Türk kültürü, Türk değerleri nedir?

En başta ve en evvel Türk dilidir. Türkçedir.

Türkçeyi seviyoruz. Türkçe her şeyimiz. Yazımız-edebiyatımız, yemeğimiz, bayrağımız, müziğimiz, sporumuz, sağlığımız, eğitimimiz, güvenliğimiz, mazimiz ve istikbalimiz, dostluklarımız, teknolojimiz, çayımız-kahvemiz, ibadetlerimiz… Aklınıza gelen her şeyimiz.

Türkçe olmasa, bu satırlar, bu düşünceler olmaz ve size ulaşamazdı.

Fakat biz o en önemli değerimizde bile ırkçı değiliz. Şu elinizdeki bir sayfalık yazıda, kökeni Türkçe olmayan birçok kelime vardır. Gerek Batı gerek Doğu dillerinden dilimize girmiş kelimeler. Bu kelimeler kulağımızı tırmalamıyorsa, millet çoğunluğunca benimsenmişse, bunların kökenine hiç bakmadan Türkçe kabul ediyor ve severek kullanıyoruz.

Örf ve âdetlerimizi, gelenek ve göreneklerimizi, mutfak kültürümüzü, millî ve dinî bayramlarımızı seviyor ve yaşatmak istiyoruz.

En kısa anlatımıyla Türkçülük budur… Zararlı değil, yararlıdır… Gereklidir.

Durup dururken açıklamaya, öne çıkarmaya lüzum görmüyoruz. Fakat yeri geldiğinde, gerektiğinde, Türkçü olduğumuzu, elbette hiçbir endişeye kapılmadan söyleyeceğiz.

İngiliz’in İngilizci, Alman’ın Almancı, Rus’un Rusçu olduğunu söylemesi gibi…

Tabii bişey bu!