Ana sayfa Köşe Yazarlarımız RAMAZAN VE AİLEMİZ

RAMAZAN VE AİLEMİZ

674
0

Alemlerin Rabbi, rahman ve rahim olan, din gününün sahibi, yaratan, yaşatan, yöneten, rızık veren, kendisine kulluk yapılan, rızası gözetilen ve kendisinden yardım istenilen Allah’a hamdolsun. Kıyamete kadar gelecek bütün insanlığa rehber olarak gönderilen Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v)’e salat ve selam olsun.

Hepimiz biliyor ve inanıyoruz ki insanlık dünya hayatına aile ile başladı. İnsanlık ailesinin birer ferdi olarak da biliyoruz ki toplumları ayakta tutan özelliklerin başında aile gelir. Aile  yapısı, komşuluk ilişkileri ve akrabalık bağları   sağlam olan toplumlar  huzurlu ve mutlu olur.

Her birimiz insanlık ailesinin birer parçasıyız; dedeyiz, nineyiz, anneyiz, babayız, amcayız, dayıyız, halayız, teyzeyiz, evladız, torunuz. Ve her birimiz bir bütünü  tamamlayan birer parçayız. Aynı zamanda; “Allah, sizi bir tek nefisten yaratan ve kendisi ile huzur bulsun diye eşini de ondan var edendir…” ( A’raf Suresi 189)

Yarattığı her şeyi tastamam ve en mükemmel şekilde yaratan ve yarattığı kullarının mutlu olmasını isteyen merhametlilerin  en merhametlisi olan  Rabbimiz insanı da eş olarak yaratmıştır. “Kendileri ile huzur bulasınız diye sizin için türünüzden eşler yaratması ve aranızda bir sevgi ve merhamet var etmesi de O’nun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için elbette ibretler vardır.” (Rûm Suresi 21)

Salgın hastalık nedeniyle evlerimizde  olduğumuz bu ramazan ayı, ailemizin kıymetini bilmemiz  için bir fırsattır. Faziletine inanarak ve karşılığını Allah’tan bekleyerek ramazan orucunu tutan kimseler olarak evlerimizin huzur ve dinlenme yeri olduğuna da inanıyoruz. Alemlerin Rabbi,  Nahl Suresi 80. ayetinde  şöyle buyuruyor: “Allah, size evlerinizi huzur ve dinlenme yeri yaptı…”

***Rabbimizin hediyesi olan eşimizle  ve Rabbimizin emaneti, evlerimizin de süsü olan yavrularımızla aşımızı paylaşarak çoğalttığımız, acılarımızı paylaşarak azalttığımız barınağımızdır ailemiz.  Toplumun temeli olan ailemiz mutluluk yeri, huzur  ve dinlenme yerimizdir.  Kardeşliği, merhameti, adaleti, ahlakı, paylaşmayı ve infakı  öğrenme yeri olan ailemizin devamı için  şu birlikteliklerimiz de mutlaka olmalıdır:

*Sevgi Birlikteliği: Her işin başı sevgidir. İman etmedikçe Cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de gerçek manada iman etmiş olmazsınız” diyerek  bize imanın  ve birbirimizi sevmenin  bağını anlatan  Peygamber Efendimiz(s.a.v) “eşler birbirine sevgi ile bakınca Allah da onlara rahmet nazarı ile bakar” diye buyuruyor. Rabbimiz gönlümüzü  herkese yetecek sevgi ile yaratmıştır. Ailemizde sevginin olması için tebessümü yüzümüzden eksik etmeyeceğiz. Sokakta  hiç tanımadığımız insana bile tebessüm eden müslümanlar olarak tebessümü ailemize çok göremeyiz.

*Saygı Birlikteliği: Her insanın bir karakteri, bir mizacı , bir kişiliği olduğunu unutmayacak ve kimsenin onurunu rencide etmediğimiz gibi ailemizin de onuruna saygılı olacağız. İş görüşmelerimizde daha iyi verim alabilmek için nezaket kurallarına uyduğumuz gibi huzurlu olmak için ailemizde de nezaket kurallarına uyacağız ve Efendimiz (s.a.v) in mesajını unutmayacağız: “Küçüklerimize merhamet etmeyen, büyüklerimize saygı göstermeyen bizden değildir.”

*Sofra Birlikteliği: Çıkmam lazım, mesaiye yetişmem lazım, masada yemem lazım, bu saatte kahvaltı mı olur, eve gelirken atıştırdım gibi mazeretlerle   ihmal ettiğimiz sofra birlikteliğimizi  bu ramazan ayı vesilesiyle değiştireceğiz. “Sahur yemeği yiyin, zira sahurda bereket vardır” hadisine uyarak bereketlendirdiğimiz evimizi,  akşam ezanının okunmaya başlamasıyla aynı anda buluştuğumuz ve sevinçli olduğumuz sofra birlikteliğimizi ihmal etmeyeceğiz.

*Samimiyet Birlikteliği: Hepimizin bildiği üzere samimiyet kalptedir ve kalbimizde olan kalıbımıza da şekil verir. Her işimizde olması gerektiği gibi aile hayatımızda da amacımız Allah rızası olursa kaybedenlerden olmayacağız inşallah. Eşimize nezaketimizde, çocuklarımıza şefkatimizde  Rabbimizin rızasını gözeteceğiz.  Peygamber Efendimiz (s.av) in Allah, ancak samimiyetle ve kendi rızası gözetilerek yapılan ameli kabul eder uyarısını unutmayacağız.

*Sabır Birlikteliği: İftara kadar açlığa, susuzluğa sabrettiğimiz bu ramazan ayı vesilesiyle, imanımızda sebat ettiğimiz gibi, salih amel işlemede sebat ettiğimiz gibi, hakkı yaşamada ve tebliğ etmede karşılaştığımız zorluklara sabrettiğimiz gibi  ailemizden gelen sıkıntılara karşı da  sabredeceğiz. Peygamber Efendimiz (s.av) in  “Müminlerin iman bakımından en mükemmeli, ahlâkı en güzel olanıdır ve sizin en hayırlınız da, hanımlarına karşı ahlâk bakımından hayırlı olanınızdır.”  çağrısını unutmayacağız. İman eden eşler olarak hayırda yarıştığımız gibi  sabırda da yarışacağız.

*Seccade Birlikteliği: Cemaatla namaz kılmanın özelliğini, güzelliğini, kıymetini, bilerek gözümüzün nuru olan namazlarımızı evlerimizde ailecek kılacağız. Günün belirli vakitlerinde üzerimize farz olan namazımızı  cemaatla kılmak için günlük planımızı yapacağız. Salgın hastalık nedeniyle camilerimizde teravih kılamasak da ramazan ayının özel sünneti olan teravih namazlarımızı da ailecek cemaatle kılacağız.

Aile birliğimiz için; sevgi birlikteliğinde, saygı birlikteliğinde, sofra birlikteliğinde, samimiyet birlikteliğinde ve seccade birlikteliğinde sabredeceğiz. Ya Rabbim duamı kabul eyle, eşimin duasını kabul eyle, çocuklarımın duasını kabul eyle diyerek ellerimizi açacak ve dua dua yalvaracağız: “Ey Rabbimiz! Eşlerimizi ve çocuklarımızı bize göz aydınlığı kıl ve bizi Allah’a karşı gelmekten sakınanlara önder eyle” ( Furkân Suresi 74)

Allah’a emanet olunuz.

POLATLI MÜFTÜLÜĞÜ