Ana sayfa Köşe Yazarlarımız KUR’AN VE ORUÇLA GELEN RAMAZAN

KUR’AN VE ORUÇLA GELEN RAMAZAN

402
0

Alemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan, din gününün sahibi, yaratan, yaşatan, yöneten, rızık veren, kendisine kulluk yapılan, rızası gözetilen ve kendisinden yardım istenilen Allah’a hamdolsun. Kıyamete kadar gelecek bütün insanlığa rehber olarak gönderilen Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’e (s.a.v) salat ve selam olsun.

Hamdolsun Rabbimize ki bizleri bir kez daha Kur’an ayı, oruç ayı, paylaşma ayı,  mücahede ayı olan Ramazan ayına ulaştırdı.

Muhterem kardeşlerim, Ramazan Ayı boyunca bize ayrılan bu köşede sizlerle  buluşacağız inşallah. Ramazan Ayının manevi ikliminden istifade edebilmek  için nelere dikkat etmemiz gerektiğini  hatırlayacağız. Rabbimiz ,hak olarak bildiklerimizi yaşamada, bilmediklerimizi öğrenmede,  unuttuklarımızı  hatırlamada , öğrendiklerimizi ve hatırladıklarımızı hayatımızda uygulamada yardımcımız olsun.

Kerim kitabımız Kur’an ,Ramazan Ayında  dünya semasına indirilmiştir. Bize düşen Yunus Suresi  57. ayetinde “Ey insanlar! İşte size Rabbinizden bir öğüt, kalplere bir şifa ve inananlar için yol gösterici bir rehber ve rahmet (olan Kur’an) geldi.”  diye tarif edilen Kur’an’a  inanıp onu gönül dünyamızda tasdik ederek hayatımızda uygulamaktır. İnanıyoruz ki Kur’an Rabbimizden bir öğüt ve daralan kalplere bir şifadır.

Peygamber Efendimiz (s.a.v) “ Kalbinde Kur’an’dan  herhangi  bir eser bulunmayan kimse tıpkı harabe  gibidir.” diye  buyuruyor. Gönlümüzün tertemiz olması için Kur’an-ı  Kerim’i okumalı, dinlemeli ve onun mesajlarını anlayarak hayatımızda tatbik etmeliyiz.

Ramazan Ayını diğer aylardan kıymetli  kılan özellik Kur’an’ın bu ayda indirilmiş olması ve orucun bu ayda müslümanlara farz olmasıdır.  ”Ramazan  ayı öyle bir aydır ki insanlar için hidayet rehberi olan, bu rehberliğin apaçık belgelerini taşıyan  ve hakkı  batıldan ayıran Kur’an işte bu ayda indirilmiştir. Öyleyse içinizden kim bu aya ulaşırsa oruç tutsun.”(Bakara Suresi 185. Ayet)

Mübarek Ramazan Ayı vesilesiyle doğru ile yanlışı, iyi ile kötüyü, güzel ile çirkini, faydalı ile zararlıyı, adalet ile zulmü,  hak ile batılı birbirinden ayıran Kur’an bizden ne istiyorsa onu  yapma  gayretinde olacağız. Kendimiz, ailemiz, şehrimiz, memleketimiz ve bütün insanlık için doğru ve faydalı olanı yapacağız. İyi ve güzel olanı ,kendimiz için istediğimizi kardeşlerimiz için de isteyeceğiz. Ne olursa olsun adaletten, doğruluktan ve haktan ayrılmayacağız.

Dünya genelindekı salgın hastalık nedeniyle Kabe’de tavaf edemesek de, camilerimizde teravih kılamasak da, kardeşlerimizle kucaklaşamasak da,  soframızda komşularımızla,  gariplerle iftarımızı açamasak da umutluyuz ve Ramazana ulaştığımız için mutluyuz.

Bir yıldır hasretle beklediğimiz Ramazanın manevî ikliminden istifade edeceğiz. İmanımızın kuvvetlenmesi için ,  ibadetlerimizi daha özenle yapmak için, kulluk kalitemizin artması , sevginin kardeşliğin yayılması için, iyiliklerin güzelliklerin çoğalması için bu günleri fırsat  bileceğiz. Hatalarımıza, günahlarımıza pişman olacağız, hatalarımızdan ders  alıp yanlışta ısrar etmeyeceğiz. Orucumuz, sahurumuz, iftarımız, yardımlarımız, ailecek kıldığımız namazlarımız, hatalara ve günahlara kalkan olacak. Tövbe edeceğiz ve dua edeceğiz.

Rabbimiz bizi affet,  bizi bağışla, bize acı, bizim  imanımızı muhafaza eyle. Bizi, ailemizi ,memleketimizi, İslam alemini  görünür -görünmez hastalıklardan , kazalardan, belalardan muhafaza eyle.

Allah’a emanet olunuz.

OĞUZHAN KARA

Din Hizmetleri Uzmanı