Ana sayfa Doğru Kalem KORANALI GÜNLER- KIRK İKİNCİ GÜN

KORANALI GÜNLER- KIRK İKİNCİ GÜN

2757
0

Türkiye’nin virüs ile tanışması üzerinden Kırk iki gün geçti. Ağaçlar henüz tomurcukla tanışmışken, kayısılar çiçek açtı ve çağlaya dönüşüm başladı, biz evde hâlâ Çin’den geldiği söylenen virüs’e esir olduk beklemedeyiz. Mübarek Ramazan’a da girdik, teravih ve iftar yemekleri elbette kısıtlı ölçüde yapılacak, bu sene olağan üstü şartlarda Sağlık Bakanlığının talimatları doğrultusunda yaşam sürmek zorundayız. Bugün eğer vaka sayıları artışı olağanüstü rakamlara ulaşmışsa bunda bilinçsiz davranışımızın etkisi var.

Şiddetli akut solunum yolu sendromu korona virüsü 2 veya CoVID-19 veya Vuhan korona virüsü, ilk olarak 2019’da bildirilmiş, Çin’in Vuhan kenti kökenli bir virüstür. İnsandan insana bulaşabilen virüsün bulaşma hızı 2020 yılının Ocak ayı ortalarında hızlanmıştır. Virüsün kuluçka dönemi 4-14 gündür. Virüsün bulaştığı bireylerde görülen ölüm oranının %3’ün altında olduğu tahmin edilmektedir. 2019-20 korona virüs pandemisi ile mücadele eden Çin  ve Dünyanın pek çok ülkesinde aşı çalışmalarına devam etmektedir.

Aralık 2019 ‘da Çin’de başlayan virüsün ; 11 Ocak 2020 tarihinde hastalık yüzünden gerçekleşen ilk ölüm haberi geldi. 14 Şubat günü Fransa’da bulunan Çinli bir turist korona virüs nedeniyle hayatını kaybederken bu, Avrupa’da salgın nedeniyle gerçekleşen ilk ölüm vakası olarak kayıtlara geçti. Aynı gün Mısır hükümeti virüsün kendi ülkelerinde ortaya çıktığını duyurdu ve böylece virüs Afrika kıtasına da sıçramış oldu. Hastaneye kaldırılan 61 yaşındaki bir Çin Halk Cumhuriyeti vatandaşı hayatını kaybetti. Avrupa’da hızlı şekilde yayılmasına yol açan kişinin Lombardiya’nın Codugno beldesinde 38 yaşındaki bir İtalyan olduğu, söz konusu kişinin 23 Ocak 2020 ‘de Çin’den gelen iş arkadaşlarıyla görüştüğü ve daha sonra karısı ve halı sahadaki takım arkadaşı olmak üzere etrafındakilere virüsü bulaştırdığı belirtilmişti. 21 Şubat tarihinde ise toplam ölüm sayısı 2 bin 247 idi. Tespit edilen vaka sayısı 76 bine yükselirken bu vakaların 75 bin 400’ü Çin’de tespit edilmişti. Güney Kore’deki vaka sayısı 204’e tırmanırken, ABD’de 16, bugünlerde büyük bir facia yaşayan İtalya’da ise yalnızca dört vaka vardı. Bir gün sonra İtalya’da 16 yeni vaka daha tespit edildi ve toplam hasta sayısı 20’ye yükselirken korona virüsten kaynaklanan ilk ölüm de 22 Şubat günü yaşandı.

24 Şubat günü sona erdiğinde İtalya, toplam vaka sayısının 229, ölüm sayısının ise 7 olduğunu açıkladı. İran’da hastalığın yayıldığı Kum şehri milletvekili ve Sağlık Bakanı arasında vaka ve ölüm sayısına dair çelişkili ifadeler verilirken Suudi Arabistan, Kuveyt, Irak, Türkiye ve Afganistan, İran ile olan sınırlarını kapattı. Kuveyt ve Bahreyn ülkedeki ilk Kovid-19 vakalarını doğruladı. İsrail’de ise ikinci korona virüs vakası tespit edildi.

10 Mart günü korona virüsün tespit edildiği ülkeler arasına Türkiye de katıldı. 10 Mart’ı 11 Mart’a bağlayan gece saat 00.30’da Türkiye’deki ilk korona virüs vakası resmen açıklandı. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca yaptığı basın toplantısında bir kişinin Kovid-19 testinin pozitif çıktığını, bu kişinin Avrupa’dan geldiğini ve kendisiyle birlikte yakınlarının da karantinaya alındığını duyurdu.

Türkiye  vaka artış hızının en yüksek olduğu ülkelerden biri olarak öne çıkıyor. 8 Nisan günü ilk kez bir günde 4 binden fazla yeni vakanın tespit edildiği Türkiye’de son 10 günde toplam 38 bin 635 vaka tespit edilirken toplam vaka sayısı da 95 bin 591 ’e yükseldi. Aynı süre zarfında ölü sayısı da 1061  kişi arttı. 21 Nisan günü Türkiye’deki toplam ölü sayısı iki bin 259 ’a ulaştı ve böylece Türkiye dünya genelinde korona virüs nedeniyle bin kişiden fazla insanın hayatını kaybettiği on üçüncü ülke oldu. Türkiye’de korona virüsün yayılma hızını düşürmek amacıyla 30 büyükşehir ve Zonguldak’ta hafta sonunu kapsayacak iki günlük sokağa çıkma yasağı ilan edildi. İki defa ilan edilen iki günlük sokağa çıkma yasağı bu defa da 23 Nisan’dan itibaren dört güne yükseltildi. Böylece 2000 yılındaki nüfus sayımının ardından ilk kez 30 büyükşehrin tamamını kapsayan bir sokağa çıkma yasağı gerçekleştirilmiş oldu.

Türkiye’de resmen açıklanmakla birlikte vaka artışında, yurt dışından gelenler için yeterince ve ciddi olarak karantina tedbirlerinin uygulanmadığı, sosyal mesafe, maske, sokağa çıkma ve hijyen konularına yeterince riayet edilmediği, ilk sokağa çıkma yasağının saat 22:00 de açıklanması ile resmi rakamlara göre en az üç yüz bin kişinin market ve fırınlara hücum etmesi etkili olmuştur.

Virüs ile mücadele topyekûn, devletin tüm kurumlarının iştiraki ile olursa başarılı olur, Merkezi hükümet ve ona bağlı Belediyelerin tam bir koordinasyonu ile başarıya hızla ulaşmak mümkündür.  Maalesef günlük açıklanan rakamlar bunu gerekli kılmaktadır. Türkiye halen yüzde 82 ile  Enfekte hasta sıralamasında ABD’nin yüzde 85.2 sinin ardından Dünya ikincisidir. Halk sağlığı her türlü siyasi hesapların üstünde tutulmalıdır.

KORONA GÜNLERİ – BİZ NEREDEYİZ

Bugün 24.Nisan .2020  rakamlar dünkü neticeleri gösteriyor ve Dünya Sağlık örgütünün verileri . Aşağıda Türki Cumhuriyetlerinin Korona virüsten etkilenmeleri görülüyor.

Türkiye’de vaka sayısı Yüz binin üzerinde  olmasına rağmen Türkmenistan dahil beş Türki Cumhuriyetinde vaka sayısı beş bini dahi bulmuyor. Aslında aynı genetik yapıya sahip olmamıza rağmen Bilim Kurulu Üyeleri ve Yöneticiler buna cevap aramalılar .Neden Türkiye ‘de virüs bu kadar yaygın ?

Türkiye’nin nüfusu 83 Milyon iken Diğer Türki Cumhuriyetlerinin nüfusu 75 Milyondur ve Vaka sayısı sadece 6316 ve ölen sayısı da sadece 285 kişidir. Neredeyse Türkiye’nin onda biri kadar . İşte cevaplanması gereken soru da budur.

Irk ile bu sorunun cevabını veremediğimize göre virüsün Türkiye’de bu kadar yaygın olmasında  DİNİN  bir etkisi var mı ?

KORONA VİRÜS VE İSLAM ÜLKELERİ

Bir İslam Ülkesi olarak Türkiye’nin 2020 yılı nüfusu 84.3 milyon iken , Dünyada  Müslümanların çoğunlukta olduğu yedi ülke nüfusu 2 milyar 191 milyon yani Türkiye’nin 26 katı büyüklüğünde nüfusa sahipler. Bunlarda görülen toplam vaka sayısı ise 154.204 , bizdeki vaka sayısı  101790 , demek ki bu virüs belasının doğrudan din ile de bir ilgisi yokmuş , olsaydı Türkiye’de de vaka sayısının 101.790 değil sadece 5912  olması gerekirdi  peki neden bizde vaka sayısı hızla artmakta ? Bunun cevabını ise ülkeyi yönetenler verecek  neden ?

Saygılarımla,