Ana sayfa Doğru Kalem MÜCBİR SEBEPLER VE HUKUKİ SONUÇLARI

MÜCBİR SEBEPLER VE HUKUKİ SONUÇLARI

2076
0

Bugünkü yazımızın konusu tüm Dünyayı etkisi altına alan ve başta sağlık olmak üzere , ekonomik , sosyal , siyasi , askeri , kültürel her türlü aktiviteyi olumsuz olarak etkileyen Korona virüsünün yarattığı ‘’ Force Major  , Force Majeure  , Türkçesi Mücbir sebep ‘’  dediğimiz hukuki  olgudur. Bu konuyu hukukçuların halkı bilinçlendirmek açısından açıklaması gerekirken , gazeteniz Polatlı İstiklal Gazetesinde ilk olarak biz açıklamak zorunda kaldık.

MÜCBİR SEBEP nedir : Hukukta mücbir sebep denildiğinde; bireylerin ya da tüzel kişilerin kendi çabalarıyla isteseler dahi önüne geçemeyecekleri durumlar akla gelmektedir. Mücbir sebebin varlığı, bireylerin ve tüzel kişilerin kendilerine yüklenen hukuki sorumlulukları ya da ödevleri yerine getirememelerine hukuki gerekçe oluşturur. Bunun doğal sonucu olarak hukuki süreler ve yaptırımlar bu süreçte askıda kalır. Vergi hukuku bakımından da, mücbir sebepler genel hukuk ilke ve düzenlemelerine koşuttur. Mücbir sebep halleri 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 13’üncü maddesinde hükme bağlanmıştır. Bu hükümler mükellefler ve idare bakımından bağlayıcı niteliktedir.

Mücbir sebep, KORONA VİRÜSÜ gibi sezilemeyen ve karşı konulamayan bir olayı ifade eder. Mücbir sebep (force majeure); tarafların belirli bir süreye bağlı olarak yerine getirmesi gereken vergi borcu , SGK , Bağ kur prim ödemesi , kredi kart borcu , her türlü banka  kredi borcu ödemesi gibi ; ödev, yükümlülük veya borçlarını yerine getirme sırasında iradesini geçici olarak ortadan kaldıran ve dıştan gelen fiili bir durumdur. Yani gerçek dünyada meydana gelen bir olayın hukuk aleminde söz konusu olan bir ödev, yükümlülük veya borcun yerine getirilmesini ya da bir hakkın kullanılmasını geçici olarak durdurmasıdır.

Kamu hukuku veya özel hukuk alanında mücbir sebeplere yönelik düzenlemeleri birbirlerinden tümüyle bağımsız, asla birbiriyle karşılaştırılamaz düzenlemeler olarak algılamak ve değerlendirmek yanlış olur. Bu anlamda, gerek kamu hukuku bağlamında Danıştay ve Yargıtay ile özel hukuk bağlamında Yargıtay kararlarında mücbir sebep kavramına yönelik ortaya konulan görüşlerden mücbir sebep kavramının anlamı, çerçevesi, temeli, sınırları, etki ve sonuçları konusunda her hukuk alanında yararlanılabilir. Bir başka deyişle, vergi hukukundaki mücbir sebep konusu irdelenirken, Yargıtay kararlarından, ceza hukuku veya ticaret hukuku alanındaki mücbir sebep durumlarında da Danıştay kararlarından rahatlıkla emsal olarak yararlanılabilir. Yani KORONA VİRÜS gerçeği  Kamu hukukunda da , Özel Hukuk alanında da aynı anlamı ve sonucu ifade eder.

Vergi hukuku bakımından mücbir sebep; vergi mükelleflerinin, vergi sorumlularının ve ceza muhataplarının isteseler dahi hiçbir biçimde kendi çabaları ve iradeleriyle önüne geçemeyecekleri, oluşunu ve sonuçlarını engelleyemeyecekleri doğal veya yapay durumlara denir.

Mücbir sebep koşulları :

* Ortada vergilendirmeyi engelleyen bir kuvvetin var olmasıdır.

* Bu vergilendirmeyi engelleyen kuvvetin kişinin iradesi dışında meydan gelmesidir.

*Meydana gelmiş olan olayın, kişinin bilinç ve iradesi dışında olmasıdır.

VUK 13’teki mücbir sebep hallerinin VUK kapsamındaki bütün kanunlardaki süreleri etkileyeceğini söylemek mümkündür. VUK’un 13’üncü maddesindeki mücbir sebep hallerinden bir tanesi var ise : Danıştay 9. Dairesi, 07.06.2007 tarih ve 2007/507 E. ve 2007/2230 K. Sayılı Kararı.

‘’ Vergi sorumlusu veya ceza muhatabına yönelik olarak VUK kapsamındaki bütün kanunlardaki mükellef ödevi veya hakkı konumundaki süreler mücbir sebep hali ortadan kalkıncaya kadar durur. Bu çerçeve de, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’daki (AATUHK) süreler de, mücbir sebep hali ortadan kalkana kadar durur. VUK’un 13’üncü maddesinde, tutukluluk halinin vergi ödevlerinden herhangi birinin yerine getirilmesine engel olacak mücbir sebeplerden olduğu, aynı kanunun 15’inci maddesinde de mücbir sebeplerden herhangi birinin bulunması halinde bu sebep ortadan kalkıncaya kadar sürelerin işlemeyeceği hükme bağlanmıştır. 6183 sayılı AATUHK’nın 8’inci maddesinde de hilafına bir hüküm bulunmadıkça bu kanunda yazılı müddetlerin hesaplanmasında ve tebliğlerin yapılmasında Vergi Usul Kanunu hükümlerinin uygulanacağı açıklanmıştır. Bu durumda aksine bir hüküm bulunmadığına göre, VUK’un 15’inci maddesinde sürelerin işlemesini engellediği kabul edilen mücbir sebeplerin bulunması halinde AATUHK’daki yer alan sürelerin de bu sebep ortadan kalkıncaya kadar işlemeyeceğinin kabulü gerekmektedir. ‘’

Kaynak : TBB Dergisi Ahmet Erol

Saygılarımla