Ana sayfa Doğru Kalem SIRA SİZE DE GELECEK

SIRA SİZE DE GELECEK

664
0

Geçmiş dönemde yaşlı olarak elli ve üstündekiler kabul ediliyordu. Bugün altmış beş yaş ve üstü olanlara uygulanan onur kırıcı davranışlar, o tarihlerde elli yaş ve üstüne uygulanıyordu.   Hikâyemiz de monarşi ile yönetilen tek adamın hâkim olduğu Turkeyland denilen bir ülkede geçmekte olup, tamamen hayal ürünüdür. Ülkeye Chineland denilen ülkeden  hazır giyim işçisi olarak getirilenler tarafından bulaştırılan son derece tehlikeli bir virüs sonucu salgın hastalık başlamış ve virüsün yayılmasını önlemek için elli yaş ve üstü için sokağa çıkma yasağı konulmuştur.  Bütün ikazlara rağmen padişah emrine uymakta direnenler için son çare olarak padişah:

 ‘’Padişah emridir. Tüm diyardaki elli yaş üstündekiler toplanacak ve infaz edilecektir. ‘’ der.

Emir, demiri keser. Hele bu emir padişahın emri olursa boynumuz kıldan incedir.

Gençlerden biri çok sevdiği babasını samanların altına özel olarak yaptırdıkları sığınağa saklar. Turkeyland’deki tüm elli yaş üstündekiler toplatılır ve infaz edilir.

Padişah zeki olmasa da Şark kurnazıdır. Bakar ki bir direniş olmamış, halk koyun gibi bu emre uymuş, hatta babalarını kendi elleriyle teslim edenler bile olmuştur.

Aradan bir süre geçtikten, virüsün yayılması bir türlü önlenemeyince bu defa padişah : ‘’ Kırk ile elli yaş arasındakileri deniz kenarına toplayın ‘’ der, toplanırlar.

Padişah , ‘’ Size üç gün süre. Üç gün sonra geleceğim bana kumdan tespih yapacaksınız eğer beceremezseniz hepinizin başı kesilecek ‘’ der. Bir gün geçer kumdan tespih yapmak ne mümkün. İkinci gün geçer hiçbir şey yapılamaz.

Üçüncü gün akşamı babasını sakladığını bile ölüm korkusundan unutan genç adam, koşar babasının yanına durumu anlatır…

Süre bitmiştir. Deniz kenarına toplanırlar. Ortada tespihten eser yoktur.

Cellâtlar hazırdır. Ahali korku içinde kimisi eşinin, kimisi babasının, kimisi ağabeyinin, kimisi en yakınının infaz kaygısı içinde…

Padişah alana infaz emri için gelir.

 ‘’ Verilen süre doldu görevi yerine getiremediniz ‘’ der ve tam cellâtlara infaza başlayın diyecekken;

Babasını gizleyen adam, padişaha tüm ahalinin duyacağı ses tonuyla seslenir  ‘’ Padişahım biz bu görevi yerine getirirdik, lakin bir sorun niye getirmedik ‘’ der.

Padişah, olmayacak bir şeyin cevabı da olamayacağını bildiği için, alaycı bir edayla ‘’ neden’’ der.

Genç adam cevap verir. ‘’ Hünkârım biz çok düşündük kumdan tespih taneleri yapmak zor değil. Lakin bunun imamesi ( Tespihin üstündeki metal başlık ) nasıl olacak? Padişahımız ya beğenmezse…

Siz bu konuda tüm diyarın en iyisisiniz imameyi siz varken bizim yapmamız ne haddimize… Siz imameyi yapın biz de taşları etrafına hemen diziverelim ‘’ der.

Padişah çok zor durumda kalmıştır. İnfaz emrini veremez mecburen ‘’ tamam sizleri affettim ‘’ demek zorunda kalır.

Döner kurmaylarına , ‘’ Ulan şerefsizler hani hepsi ölmüştü bunların? Saklanan tecrübeli birini gözden kaçırmışsınız! ‘’ der.

Çin’den yayılan bir virüs yaşamamızı ve dünyamızı alt üst eder iken diğer tarafta hedef alınan kütle, yaşamımızın aslında en kıymetlilerimiz olan, bir sözleri ile bizleri yaşatacak ya da kırk yıl ileri götürecek olan tecrübelilerimizi hedef almakta. Maalesef öyle bir psikolojik duruma geldik ki, neredeyse virüsün sebebi ilan edeceğiz onları. İşte bunu onlara yapmayalım.

Tıpkı babasını gizleyen evlat gibi çok kıymetli olduklarını, onlara çok ihtiyacımız olduğunu, onlarsız bu karanlık yoldan çıkamayacak olduğumuzu ve onları çok sevdiğimizi hissettirelim ve şunu unutmayalım; onları feda ederseniz sıra size gelecek.

Alıntıdan uyarlanmıştır. (  Kaynak :S.Torumtay .)

Saygılarımla,