Ana sayfa IŞIĞIN GÖR DEDİĞİ Göründüğü Gibi Değil…

Göründüğü Gibi Değil…

633
0

Yaşantımızda her şey göründüğü gibi değil. Başımıza gelen kötü şeylerden mutlaka bir hayır çıkartarak yaşantımıza devam etmeliyiz. Bazen bunları söyleyince çevremdeki pek çok arkadaşım bu kadar kaderci olma diye kızıp söylenir bana. Ama olsun onların söylenmesinde bile bir hayır vardır. Eşim kayınvalidem ve çocuklarımın bulunduğu arabada takla atarak trafik kazası geçirdiğimiz zaman hiç birimizin burnu kanamadan arabadan çıktık. Sıfır arabamız hurdaya çıktığında ben üzülüp ağlarken eşim “üzülme ne olacak ki bak hepimiz sağ salim kurtulduk. Biz yine çalışır araba alırız. Bunda da vardır bir hayır” dediği gün hayata farklı bakmaya başladım. İşte bugün paylaşacağım hikâye benim yaşadığım kaza sonrası için çok güzel bir örnek. Okuduğunuz zaman sizde de aynı etkiyi yapacağını düşünerek paylaştığım hikâyeyi severek okuyacaksınız…
İki melek yeryüzünü dolaşmaya çıkmışlar.

Tabii insan kılığında…

Akşam olmuş.

Kentin en zengin semtinde lüks bir villanın kapısını Tanrı misafiri olarak çalmışlar.

Ev sahipleri somurtarak buyur etmiş onları…

Yemek falan teklif etmemişler. 

Sıcacık misafir odaları yerine buz gibi ve nemli bodruma iki şilte atıp “Geceyi burada geçirebilirsiniz” demişler…

Şilteleri betona sererken yaşlı melek duvarda bir çatlak görmüş.

Elini uzatmış söyle bir sürmüş yarığa. Duvar eskisinden sağlam olmuş. Genç melek “Niye yaptın bunu” diye sormuş merakla…

-“Her şey her zaman göründüğü gibi değildir” demiş yaşlı melek yavaşça.

Ertesi akşam melekler bir köy evinde çok fakir ama çok iyiliksever bir aileye misafir olmuşlar…

Her şeyleri, o bir tanecik inekleri imiş. Onun sütünü satıp geçiniyorlarmış. Ev sahipleri mütevazı sofralarına almış onları. Allah ne verdiyse beraber yemişler. Yatma zamanı gelince kadın “Siz uzun yoldan geliyorsunuz, yorgun olmalısınız” demiş.

“Bizim yatakta siz yatın bir rahat uyuyun.

Biz şu divanda idare ederiz.”

Güneş doğarken uyanan melekler zavallı adamla karısını iki gözü iki çeşme ağlar bulmuşlar. Hayatta ki tek servetleri inekleri bahçede ölü yatıyormuş. Genç melek öfkeden deliye dönmüş. Bunun nasıl yaparsın. Bu kadar iyi insanların yegâne servetinin ölmesine nasıl izin verirsin? Önceki gece gittiğimiz villada her şey vardı ama kötü ev sahipleri bize hiç bir şey vermediler. Sen onların bodrumlarını tamir ettin. Bu fakir insanlar bizimle her şeylerini paylaştılar. Sen ineklerinin ölmesine göz yumdun… 

-“Her şey her zaman göründüğü gibi değildir evlat.” demiş yaşlı melek yine… 
-“Nasıl yani?” diye daha da öfkeyle sormuş genç melek. “Her şey her zaman göründüğü gibi değildir evlat.” demiş yaşlı melek bir daha…

Ve anlatmış…

“İlk gittiğimiz zengin evinin o duvar çatlağının içinde yıllar önce saklanmış bir hazine vardı. Ev sahipleri zenginlikleri ile çok mağrur ama hiç paylaşmayı sevmeyen insanlar oldukları için bu defineyi bulmayı hak etmemişlerdi. Çatlağı kapayıp onları bu hazineden mahrum ettim. Dün gece fakir köylünün yatağında yatarken ölüm meleği adamın karısını almaya geldi. Kadının hayatının bağışlanmasına karşılık ona ineği verdim. Her şey her zaman göründüğü gibi değildir… İşler bazen istendiği gibi gitmez göründüğünde aslında olan budur. Eğer inançlı isen her işte bir hayır olduğunu düşünürsün. O hayrın ne olduğunu da bir süre sonra anlarsın”… 

Sevgiyle…