Ana sayfa Doğru Kalem 18 MART 1915 ÇANAKKALE ZAFERİ

18 MART 1915 ÇANAKKALE ZAFERİ

663
0

Saldırının yüksek komutası İrlanda asıllı İngiliz Amiral de Robeck’e verilmişti. De Robeck bir gün önce görevinden çekilmiş olan Amiral Garden’in planını uygulayacaktı.

Amaç Boğazın iki kıyısındaki bataryaların susturulması, torpillerin ayıklanması, bu suretle açılacak yoldan filonun Boğazı geçmesine olanak sağlanmasından ibaretti. De Robeck bu planı başarıyla gerçekleştirmek için savaş gemilerini üç kümede savaş düzenine getirmiş bulunuyordu.

Birinci kümede Queen Elizabeth, Agamemnon, Lord Nelson ve İnflexible bulunuyordu. Bunlar, güneye doğru sıralanmışlardı. Bu üç savaş gemisinin sahra bataryalarına karşı güvenlikleri kuzey kanatta Prince George ve güney kanatta Triumph tarafından sağlanacaktı.

İkinci küme Amiral Guepratte komutasında şu dört Fransız zırhlısından kurulmuştu: Suffren, Bouvet, Goulois ve Charlemag-ne. ilk ikisini Boğazın Anadolu kıyılarını, diğer ikisi de Rumeli kıyılarını döveceklerdi.

Üçüncü küme, Irresistable, Albian, Vengeance, Swiftsure ve Magestic yedekte bırakılmışlardı. Üçüncü küme gemiler sırası gelince ikinci kümenin yerini alacaklardı. Son olarak Cormvallis, Canapus, Dorthmouth ve Dublin kurvazörleri geliyordu. Bunlardan ilk ikisinin görevi mayın taramak, diğer ikisinin de aşırma atış yapmak suretiyle sahra bataryalarını arkadan vurmaktı.

Deniz Harekatı sonucunda İtilaf Donanması’nda Irresistable, Ocean, Bouvet zırhlıları batmış; Inflexible, Agamemnon, Goulois, Souffren ağır yara alarak saf dışı kalmıştır. Batan gemilerle 44 top kaybedilmiş, 800 denizci ölmüştür.

18 Mart’ta Boğazı geçmek için 12 büyük zırhlı savaşa katılmıştı. Diğer gemilerden her biri de az çok isabet almıştı. Osmanlı kaybına gelince: Bataryalardan hepsi isabet almıştı. Boğazın girişindekiler susturulmuştu. İç bataryalardan da çok veya az yaralananlar olmuştu. 176 toptan 8’i kullanılamayacak duruma gelmişti, insan kaybı 40 ölü ve 74 yaralıdan ibaretti. Yaralılarıma 18’i Alman’dı.

“Türklerin Avrupa’daki günlerinin sayılı olduğu herkesçe bilinmekteydi. Ne var ki, bu işin pek güçlükle vukua geleceğini ve Türklerin insanüstü bir kahramanlık ve fedakarlık göstereceklerini de kimse inkar edemezdi. Çanakkale’de iki İngiliz ve bir Fransız zırhlısının batırıldığını ve birçoklarının da mermi vuruşlarıyla yaralandıklarını 19 Mart sabahı okuduğumuz zaman herkes yıldırımla vurulmuşa döndü”.

Yıldırımla vurulmuşa dönenler arasında gururu en çok kırılan İngilizlerdi. Yüzyıllardır yenilmez diye ün kazanan denizlerin egemen gücünü temsil eden muhteşem armadalarının ününe gölge düşmüştü.

Türklerin uğradığı nesnel kayıplara karşılık moral kazançları büyüktü. Aylardan beri İstanbul’da kuşku içinde yaşayan Türkler için Çanakkale deniz zaferi, kurtuluş anlamını taşıyordu. Türklerin İngiliz donanması için kökleşmiş bir hayranlığı vardı. Bu donanmayı, yüz gerisi dönmeye zorlamanın büyük heyecanını duymaları doğaldı. 18 Mart akşamı İstanbul ve zafer haberinin ulaştığı bütün Türk şehirlerinde, kasabalarında ve köylerinde evler bayraklarla süslenmiş, aydınlatılmış ve şenlik yapılmıştı.   Çanakkale   deniz  zaferinin  dünyada  mevcut  diğer Müslüman ülkelerinde de etkisi görüldü. Sömürge yaşamı süren Müslüman ve hatta Müslüman olmayan halklarda bu zaferi kendi kurtuluşları için değerli bir örnek gibi kabul eder oldular.

Çanakkale deniz yenilgisinin altında kalmak istemeyen ve olumsuz etkisini her ne bahasına olursa olsun silmek isteyen uzlaşma devletleri, talihlerini bu kez de İstanbul’u almak için kara yolundan giderek denemeye karar verdiler. Bu yolun Gelibolu Yarımadası’ndan geçtiğini düşündüler ve kara ordularını oraya çıkartmakla ilgili işe giriştiler.

ÇANAKKALE ŞEHİTLERİ

Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin
Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin.
Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer,
O ne müthiş tipidir, savrulur enkazı beşer.

***

Boşanır sırtlara, vadilere, sağnak sağnak.
Kafa göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el ayak
Vurulup, tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
Bir hilal uğruna yarab ne güneşler batıyor.

***

Ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker
Gökten ecdat inerek öpse o pak alnı değer.
Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
Gömelim gel seni tarihe desem sığmazsın.

M.Akif ERSOY