Ana sayfa İBRAHİM KARSİ İSLÂMDA TEMİZLİK

İSLÂMDA TEMİZLİK

567
0

Muhterem Kardeşlerim,

Bu haftaki sohbetimizin konusu TEMİZLİK.  Çin’den bütün dünyaya yayılan  Corana Virüsü denilen bir tür grip mikrobu bütün Dünyayı sarmış durumda. Bu salgından en çok etkilenenler de altmış yaş ve üstü vatandaşlar, bilhassa erkekler. Bu öldürücü mikroptan korunmak için doktorların tavsiyesi, kalabalıktan uzak durmak, mümkün olduğu kadar evden çıkmamak, öpüşüp, koklaşmamak, tokalaşmamak ve en önemlisi de elleri sabunla en az yirmiye kadar

Sayarak su ile günde en az beş defa yıkamaktır.

Ülkemizde yetkililerin açıklaması ve alınan tedbirlerle sadece bir kişide görülen bu hastalığın, sınırlarımızdan kontrol dışı kaçak olarak geçen Afgan ve Suriyeli mültecilerin sayılarının çokluğu da dikkate alındığında kendimizi bu ölümcül hastalığa karşı ancak alabileceğimiz ciddi tedbirlerle korumamız mümkün olacaktır.

Tavuk suyuna, sarımsaklı, bol limonlu çorba ile bünyemizi güçlendirebiliriz. hiç olmazsa ay sonuna , havalar ısınana kadar çay yerine sabahları ıhlamur kaynatıp , limonla içebiliriz.

Cebimizde, dokunduğumuz yerlerden mikrop bulaşması ihtimaline karşı, küçük bir plastik şişede limon kolonyası taşır ve bununla elimizi temizleyebiliriz.

Biz tedbirimizi alalım da tevekkül Allahtan.

Müslüman hem temiz olur, hem de sağlığına çok dikkat eder. Tarihte Müslümanlar temizliğe dikkat ettikleri halde, zamanımızda maalesef temizliğe gerektiği gibi riayet etmiyorlar.  Kanuni Sultan Süleyman zamanında İstanbul’a gelen bir Alman Rahibi, 1560 yılında yazdığı eserde : ‘’ İstanbul’daki temizliğe hayran oldum. Burada her kes günde beş defa yıkanır. Bütün dükkânlar tertemizdir. Sokaklarda pislik yoktur. . Satıcıların elbiseleri üzerinde ufak bir leke bile bulunmaz. Ayrıca ismine hamam dedikleri ve içinde sıcak su bulunan binalar vardır ki buraya gelenler bütün bedenlerini yıkarlar. Hâlbuki bizde Alman vatandaşları pistir, yıkanmasını bilmezler.

Alman rahibi o kadar haklı ki zamanımızda park ve bahçeler çekirdek kabuğundan geçilmez, oysa çitlediğimiz çekirdeklerin kabuklarını bir poşette toplayarak onu çöp kutusuna atmak o kadar zor mu?

Dünyaca ünlü Fransa İmparatoru Napolyon 1798 yılında Akka kalesini muhasara ettiği zaman ordusunda veba salgını başlamış ve hastalığa karşı çaresiz kalınca, Müslüman Türklerden yardım istemek zorunda kalmıştı. ‘’ Türkler, ricamızı kabul ederek hekimlerini yolladılar. Bunlar tertemiz giyinmişi nur yüzlü kimselerdi. Önce dua ettiler ve sonra ellerini bol su ve sabun ile iyice yıkadılar. Hastalarda zuhur eden hıyarcıkları neşterle yardılar. İçindeki sıvıyı akıttılar ve yaraları tertemiz yıkadılar. Sonra hastaları ayrı ayrı yerlere koydular ve sağlıklıların mümkün olduğu kadar onlara yaklaşmamasını tembih ettiler. Hastaların elbiselerini yaktılar ve onlara yeni elbiseler giydirdiler. Bizden hiçbir ücret almadan yanımızdan ayrıldılar.

(Müslümanlık temizlik dinidir. Temiz olun! Cennete ancak temiz olan girer.) [Deylemi]
(Mümin pis olmaz.) [Buhari]
(Her şeyi iyi temizleyin! Temizlik imana, iman da Cennete götürür.) [Taberani]
(Temizlik imanın yarısıdır.) [Müslim]
(Namazın anahtarı temizliktir.) [Tirmizi]
(Ağzınızı temizleyin, ağzınız Kur’an-ı kerim yoludur.) [Ebu Nuaym]
(Cuma günü yıkanın, misvak kullanın ve güzel koku sürünün.) [Buhari]
(Yemekten önce ve sonra el yıkamak, zenginliğe yol açar, fakirliği giderir.) [Ebuşşeyh]
(Evinin hayrını isteyen, yemekten önce ve sonra, elini ve ağzını yıkasın!) [İbni Ebi Şeybe]
(Ağzınızı temizleyin! Kiramen katibin melekleri için, ağızdaki yemek artıklarının kokusundan daha kötü bir şey yoktur.) [Deylemi]
(Sarmısak yiyen, kokusu gitmeden mescidimize yaklaşmasın, insanın rahatsız olduğu şeylerden melekler de rahatsız olur.) [Taberani]

Allah’a Emanet Olun, kalın sağlıcakla.