Ana sayfa Doğru Kalem SOÇİ MUTABAKATI

SOÇİ MUTABAKATI

743
0

Türkiye’nin bugün siyasi çekişmeleri bir tarafa bırakıp , sözde değil özde seksen üç milyon tek millet olarak birlik ve beraberlik içinde bulunması beka sorunudur .İktidarı ve muhalefetiyle  bu birlik ve beraberliği tesis etmek de partili olsa da Sayın Cumhurbaşkanına düşmekte olup zaten Anayasal görevidir.

22 Ekim 2019 günü Rusya devlet başkanı Vladimir Putin ve Türkiye cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, SDG’nin sınır bölgesinden ve Tel Rıf’at ile Menbic’den 30 kilometre (1,2×109 mil) uzağa çekilmesi için ateşkes süresinin 150 saat daha uzatılması üzerine anlaşmaya vardılar. Bu amaçla Rusya askerî polisi ve Suriye Silahlı Kuvvetleri’ne bağlı sınır muhafızları harekat alanının dışında kalan alana girmesi kararlaştırıldı. Ayrıca Kamışlı şehri hariç sınırda 10 kilometre uzakta ortak Rusya-Türkiye devriyelerinin konuşlandırılması konusunda anlaşıldı.

Her iki taraf Suriye’nin siyasi birliği ve toprak bütünlüğünün muhafazasına ve Türkiye’nin milli güvenliğinin korunmasına olan bağlılıklarını teyit ederler.

1.Terörizmin tüm şekil ve tezahürleriyle mücadele etme ve Suriye topraklarındaki ayrılıkçı gündemleri boşa çıkarma yönündeki kararlılıklarını vurgularlar.

2.Bu çerçevede, Tel Abyad ve Res Al Ayn’ı içine alan 32 km derinliğindeki mevcut Barış Pınarı Harekâtı alanındaki yerleşik statüko muhafaza edilecektir.

3.Her iki taraf Adana Anlaşması’nın önemini teyit eder. Rusya Federasyonu mevcut koşullarda Adana Anlaşması’nın uygulanmasını kolaylaştıracaktır.

4.23 Ekim 2019, öğlen saat 12.00’den itibaren, Rus askeri polisi ve Suriye sınır muhafızları, Barış Pınarı Harekat alanının dışında kalan Türkiye-Suriye sınırının Suriye tarafına, YPG unsurları ve silahlarının Türkiye-Suriye sınırından itibaren 30 km’nin dışına çıkarılmasını temin etmek üzere girecektir. Bu işlem 150 saat içinde tamamlanacaktır. Aynı saat itibarıyla, mevcut Barış Pınarı Harekat alanı sınırlarının batısı ve doğusunda 10 km derinlikte Kamışlı şehri hariç Türk-Rus ortak devriyeleri başlayacaktır.

5.Menbic ve Tel Rıfat’tan bütün YPG unsurları silahlarıyla birlikte çıkarılacaktır.

6.Her iki taraf terörist unsurların sızmalarının önlenmesinin temini için gerekli tedbirleri alacaktır.

7.Mültecilerin güvenli ve gönüllü şekilde geri dönüşlerini kolaylaştırmak maksadıyla ortak çalışma yapılacaktır.

8.Bu muhtıranın uygulanmasını gözetmek ve koordine etmek amacıyla müşterek bir denetim ve doğrulama mekanizması ihdas edilecektir.

9.Taraflar Astana Mekanizması çerçevesinde Suriye ihtilafına kalıcı bir siyasi çözüm bulunması amacıyla çalışmalarını sürdürecek ve Anayasa Komitesi’nin faaliyetlerini destekleyecektir.

SOÇİ Mutabakatında konu edilen Adana Mutabakatı ise :

Adana Mutabakatı, Türkiye’ye Suriye üzerinden düzenlenen PKK saldırılarının artması ve örgüt lideri Abdullah Öcalan’a Suriye’nin sığınma hakkı vermesi nedeniyle iki ülke arasında gerilen ilişkiler üzerine 20 Ekim 1998 tarihinde Türkiye heyetine başkanlık eden Büyükelçi Uğur Ziyal ile Suriye heyetine başkanlık eden Siyasi Güvenlik Başkanı Tümgeneral Adnan Bedir Hasan tarafından Adana’da imzalanan mutabakattır.

1998 yılında Suriye üzerinden Türkiye’ye PKK saldırılarının artması sonrası Milli Güvenlik Kurulu tarafından alınan karar doğrultusunda Abdullah Öcalan’ın Suriye’de bulunmasına müsade edilmeye devam edilirse bu Türkiye açısından savaş sebebi (Casus belli) sayıldı. Dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Org. Atilla Ateş de Hatay’da Suriye sınırında yaptığı konuşmada “terör saldırılarının Suriye’ye savaş nedeni olacağını” söyledi.

Türkiye  ile Suriye arasında artan gerginlik üzerine, dönemin ABD Başkanı Bill Clinton’ın da devreye girmesiyle, Mısır Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek arabulucu görevini üstlendi. Arabuluculuk sonucunda da iki devlet arasında 20 Ekim 1998 tarihinde Türk heyetine başkanlık eden büyükelçi Uğur Ziyal ve Suriye heyetine başkanlık eden Siyasi Güvenlik Başkanı Tümgeneral Adnan Bedir Hasan tarafından Adana Mutabakatı imzalandı.

Adı daha sonra 2010 yılında “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Suriye Arap Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Terör ve Terör Örgütlerine Karşı Ortak İşbirliği Anlaşması” olarak değiştirilen ve 3 yıl geçerli kalan 23 maddelik mutabakata göre başta PKK olmak üzere her iki devlet de kendilerini tehdit eden örgütlere karşı önlemler alacak ve onların kendi toprağındaki tüm faaliyetlerine engel olacaktı. Karşılıklı olarak hiçbir ikamet, lojistik, eğitim, ulaşım ve silah kapasitesine müsaade etmemek konusunda anlaşan iki ülke ortak operasyonlar, tutukluların iadesi ile bilgi, belge ve istihbarat paylaşımı alanlarında işbirliği yapmaya karar vermişti.

Türkiye  ile Suriye arasında yaşanan bu gerilimde PKK lideri Abdullah Öcalan 9 Ekim 1998’de Suriye’den ayrılmak zorunda kaldı.

23 Ocak 2019 günü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Başkanı Vladimir Putin arasında Moskova’da gerçekleşen görüşme sonrası, Suriye İç Savaşı’nda Türkiye’nin, Suriye’de Beşşar Esad rejimi ile doğrudan görüşmesinde bir ara formül olarak Putin bu mutabakatı dile getirmiştir. Erdoğan ertesi gün yaptığı konuşmada Adana Mutabakatı’nın yeniden gündeme gelmesi, bunun üzerinde ısrarla durulması gerekiyor. ifadesini kullandı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 7-8 Ekim 2019 tarihlerinde yaptığı Sırbistan ziyareti sırasında gazetecilerin sorularını yanıtlamış; gerçekleşen Barış Pınarı Harekâtı’nın dayanağı olarak Adana Mutabakatı’nı göstermiş ve şunları söylemiştir: Biz Adana Mutabakatı’na dayalı olarak oradayız. Adana Mutabakatı’na göre, rejim tarafından PKK’ya karşı tedbir alınmayacak olursa, bizim güçlerimizin onu kovalama hakkı vardır.

22 Ekim 2019’da Rusya ile Türkiye arasında imzalanan Soçi Mutabakatı’nda Adana Mutabakatı’ndan bahsedildi ve Rusya mutabakatın uygulanmasını kolaylaştıracağını teyit etti.

Kaynak: Vikipedi

Saygılarımla…