Ana sayfa İsmail Hakkı Cengiz Rusya’nın Suriye’deki Kaybı Korkunç, Peki, Kazancı Ne?

Rusya’nın Suriye’deki Kaybı Korkunç, Peki, Kazancı Ne?

907
0

MHP/Bahçeli dâhil, iktidar kanadı Rusya’yı anlamamakta ısrarlı!

2012 yılıydı…

“Suriye Savaşı” gittikçe kızışıyordu… İktidar yanlılarının, “Esed en fazla 2 ay içinde düşecek”, “Şam Emevi Camiinde Cuma namazı kılacağız” dediği günlerdi…

O günlerde, ekranlara sık sık çıkan MHP’nin Iğdır milletvekili, “stratej” Sinan Oğan, “Göreceksiniz, Rusya’da menfaatini sağlayıp Rusya’dan çekilecek” diyordu!

Rusya’yı o gün anlamadılar, bugün de anlamıyorlar, yarın anlayacaklarına dair de ortada hiçbir “emare” yok.

Vakıa, kendisine on milyarlarca dolara ve en iyi yetişmiş pilotlarının, istihbaratçılarının kaybına mal olan, Rusya’nın Suriye inadını anlamak da kolay değil!

Lâkin meseleye biraz dikkatle bakarsak anlayabiliriz.

1.      SICAK DENİZLER MESELESİ:

Büyük Petro (1672-1725), namı diğer Deli Petro, Milletine, “sıcak denizler”e inme hedefini göstermişti. Rusya, bu hedefine, Suriye’nin talebiyle, Tartus limanına üs kurduğu 1972’de ulaştı. O günden sonra da her gün Suriye’ye biraz daha yerleşti.

Bu tarihî hedefinden, başarısından geri adım atmasını hayal etmek akıl işi mi?

2.      AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ (ABD)’NİN YAYILMASI MESELESİ:

Bugünün dünyasında, Rusya’yı en fazla rahatsız eden husus; ABD’nin yayılmasıdır.  Soğuk Savaş’ın bittiği 1990 yılından beri Amerika, daima Rusya’nın aleyhine nüfuz alanını genişletmektedir. ABD’nin yayılması, sürekli olarak Rus nüfuz alanını daraltmaktadır.

Rusya, buna bir noktada “dur” demek zorundaydı. Eğer Suriye de ABD nüfuz alanına girseydi, sıra doğal olarak İran’a gelecekti. İran’ın da düşmesiyle Rusya, ABD yanlısı İran ve Afganistan’la kuşatılmış olacaktı.

Rusya’nın buna izin vermesi düşünülebilir mi?

Onun için Rusya, ne pahasına olursa olsun, Suriye’ye sıkı sıkıya sarıldı ve ABD’nin nüfuz alanına girmesini önledi. Buradan geri adım atmasını beklemek akıl kârı mı?

3.      RUSYA VATANDAŞI CİHATÇILAR MESELESİ:

Bilindiği gibi, Rusya devleti bir “federasyon”… Bu federasyona, misâl, Tataristan Cumhuriyeti gibi, birçok Türk ve “Müslüman” özerk cumhuriyeti dâhil. Buralarda milyonlarca Müslüman yaşıyor. Bu cumhuriyetlerden on binlerce “savaşçı”, Esad’a karşı savaşmak üzere Suriye’ye gelmiş.

8-9 yıldır Suriye ordusuna karşı savaşan bu “cihatçılar” şimdi nerede?

İdlib’de! İdlib’e sıkıştılar.

Suriye’deki “iç savaş” bitince bu cihatçılar ne olacak?

Her türlü “gerilla” savaşı deneyimi kazanmış ve hayat felsefeleri “cihat” olan on binlerce kişi…

Bunların yeniden Rusya’ya döndüğünü düşünün!

Putin, böyle bir durumda, bu cihatçıların Rusya’yı cehenneme çevireceğini öngörüyor.

Onun için, “asla ve kat’a bunlar Rusya’ya girmez, girmemeli”, diyor!

Bugün geldiğimiz noktada, Rusya’nın en iyi yetişmiş elemanlarının kaybını göze almasının, milyarlarca doları gözden çıkarmasının birinci sebebi budur. Bu “terörist” meselesini Suriye’de çözmek, “bitirmek” istiyor.

ÖZET VEYA SON SÖZ:

Rusya, Suriye’yi asla bırakmayacak… Oradan asla çıkmayacak…

Siz ne diyorsunuz; benim gördüğüm, Putin, Suriye’yi Esad’dan daha fazla benimsiyor.

“Benimsiyor”!

Bunu görün, “anlayın” ve hesabınızı buna göre yapın!

x   x   x

GÜNÜN TESPİTİ

Bugün pek çok siyasetçi illerin plakalarını sayıp, 82 İblib, 83 Musul diyerek Fatih’in yolundan gittiklerini iddia edip fetihçilik oynamaktadır.

Fakat aynı siyasetçiler, fetihçilik oyunlarında başları sıkıştığı zaman ABD’yi yardıma çağırmaktan utanmamaktadırlar.

Onur Sinan Güzaltan, Aydınlık, 26 Şubat 2020