Ana sayfa Doğru Kalem AVUKAT VE MESLEK ETİĞİ

AVUKAT VE MESLEK ETİĞİ

704
0

27 yaşındaki, bir Vakıf Üniversitesinin  Hukuk Fakültesi Araştırma Görevlisi Ceren Damar Şenel, sınavda kopya çektiğini tespit ettiği Hasan İsmail Hikmet adlı öğrenci tarafından 2 Ocak’ta hunharca öldürülmüştü . Davada katilin avukatı Vahit Bıçak’ın araştırma görevlisi Ceren Damar Şenel’in vahşice katledilmesine ilişkin yaptığı skandal  savunma bu mesleğin ulvi niteliğine uymayan kimler tarafından temsil edildiğinin ders niteliğinde kamuoyuna açıklanması açısından  son derece önemlidir. Bundan böyle hukuk fakültelerinde Prof. Dr. Vahit Bıçak’ın savunma erkini maddi çıkar uğruna nasıl katlettiği ders olarak mutlaka okutulacaktır.

Sanık avukatı Vahit Bıçak, esasa ilişkin savunmasında, “Sanık neler yapabilirdi de yapmadı; bunu açıklayacağım. Sanık elindeki silahla kantine girip birçok kişinin üzerine boşaltmamıştır. Boşaltabilirdi ama yapmadı. Odalarına gidip öğretim görevlilerini de taramamıştır” dedi.

Sanık ile maktule arasında ilişki olduğu iddiasını yineleyen Bıçak, “Sanık maktulenin cinsel taleplerine boyun eğmek zorunda kalmıştır. Sanık cinsel saldırı suçunun mağduru olmuştur. Maktulenin doymak bilmeyen arzu ve hırslarına karşı sanık, psikolojik bunalıma girmiş, tedavi görmüştür. Ceren Damar şu an hayatta olsaydı cinsel saldırıdan yargılanacaktı” sözleriyle tepki çekti. Bıçak, “Cumhurbaşkanımızın 15 Temmuz sonrası emriyle başlatılan birlik çağrısına rağmen Ceren Damar 15 Temmuz lehine tweet attı” iddiasında da bulundu.

Avukat Bıçak cinayet anını anlatırken, “Sanık maktulü korkutmak için bıçağı çıkarmıştır. 17 bıçak darbesi şehir efsanesidir. Katılanlar bu çocuktan affetmeyi öğrensinler. Bu çocuğa merhamet etmek gerekir. Asıl insanlık dersini sanık vermiştir. İnsan öldürmekten pişmanlığını dile getirmiştir” dedi.

Ankara 33. Ağır Ceza Mahkemesi, bu savunma sonrası sanık Hasan İsmail Hikmet’in ağırlaştırılmış müebbet ve 3 yıl hapis cezasına çarptırılmasına karar verdi.

Dava sonrası Ankara Barosu, Bıçak hakkında  soruşturma açılmasına karar verirken, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül de sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “‘Mahkemelerde savunmanın ahlaki ya da hukuki bir sınırı olmalı mıdır’ sorusu, uzun süre hukuk dünyasını meşgul etmiş; nihayet modern hukuk, savunmanın etik ve yasal sınırlarını belirleyen kurallar öngörmüştür. Çünkü insan onurunun dokunulmazlığı, bütün hakların üzerindedir” diyerek, tepkisini dile getirdi.

Hukuka saygı ilkesi üzerine kurulmuş bir toplumda, avukat önemli bir role sahiptir. Görev kanun çerçevesi içinde sadece bir vekaletin sadık uygulaması ile sınırlı değildir.Bir hukuk devletinde avukat, hem adalete, hem de hak ve özgürlüklerini savunmakla yükümlü olduğu yargılamaya tabi kişiler için de vazgeçilmezdir. O, müvekkilinin hem savunucusu, hem danışmanıdır.

Avukat:

-Müvekkiline,

-Nezdinde müvekkilini temsil ettiği, ya da yardımcı olduğu mahkemelere ve diğer yetkili makamlar,

-Genel olarak mesleğine ve özel meslektaşına,

-Kendi koyduğu kurallara bağlı, bağımsız ve hür bir mesleğin devlet ve diğer idari  makamları nezdinde insan haklarını ana unsur olarak kabul eden bir kamuoyuna karşı, bazen, görünüşte, çelişmeli gibi gözüken çeşitli görev ve yükümlülükler altına girmektedir.

Avukat, üzerine düşen görevlerin çeşitliliği sebebiyle, her türlü baskıdan, özellikle kendi menfaatlerinden ve dış etkenlerden neşet eden baskılardan arındırılmış tam bir bağımsızlığa sahip olmak durumundadır.Bu bağımsızlık, aynı zamanda, yargıcın bağımsızlığı ve adalete güven için de gereklidir. Dolayısıyla, avukat, bağımsızlığa hale gelmesini önemeli ve müvekkilini, hakimi ya da üçüncü şahısları memnun için meslek törelerini ihlalden kaçınmalıdır.

Avukatın samimiyeti, doğruluğu, dürüstlüğü ve namusu konusunda şüphe varsa güvene dayalı ilişkilerden söz edilemez.

Avukat mesleğini icra ederken : Mesleğin itibarını zedeleyecek her türlü tutum ve davranıştan kaçınmak zorundadır. Avukat özel yaşantısında da buna özenmekle yükümlüdür.

Avukat yazarken de, konuşurken de düşüncelerini olgun ve objektif bir biçimde açıklamalıdır. Mesleki çalışmasında avukat hukukla ve yasalarla ilgisiz açıklamalardan kaçınmalıdır.

Avukat iddia ve savunmanın hukuki yönü ile ilgilidir. Taraflar arasında anlaşmazlığın doğurduğu düşmanlıkların dışında kalmalıdır.

Avukat salt ün kazandırmağa yönelen her türlü gereksiz davranıştan titizlikle kaçınmalıdır.

Avukat kendine iş sağlama niteliğindeki her davranıştan çekinir.

Avukatlık meslek etiği ile bağdaşmayan savunması ile Türkiye genelinin tepkisini üzerine çeken Avukat Vahit Bıçak’ın kayıtlı olduğu barodan atılması konusunda gerekli girişimlerin yapılacağını umuyor ve bekliyoruz.  Unvanı ne olursa olsun , savunma erki adına yapılan bu tür yüz kızartıcı savunma sadece  hukukun üçüncü ayağı olan kutsal avukatlık mesleğinin onuruna darbe vurmuştur.

Saygılarımla…