Ana sayfa IŞIĞIN GÖR DEDİĞİ Hz. Ömer ve Ağlayan Çocuk

Hz. Ömer ve Ağlayan Çocuk

182
0
PAYLAŞ

Son günlerde bırakın ağlayan çocukları, toprağın bile ağladığı bir dönem yaşıyoruz. Çocuklarımız… geleceğimiz… Ölüyorlar… Ve arkasından ağlamıyor acımasız yürekler. Bir kuzuyu kurt kapsa Hz. Ömer’den sorulur sözünü hatırlatarak paylaşıyorum bu hikayeyi sizlerle… Adaletli olmak… Neden? Niçin demeden adaletli olmak… Çünkü adalet her insanın kendi vicdanıdır bence. Bir çocuk ölümünün ardından hiç olmazsa insan gibi üzülebilmek….

Hazret-i Ömer’in Halifeliği (Devlet Başkanlığı) zamanıydı. Başkent Medine’ye yabancı bir kervan geldi. Develerini yıkıp, konakladılar… Halife her zaman olduğu gibi, gece şehri dolaşmaya çıktı. Yolda, Eshâb’dan (Sevgili Peygamberimizin arkadaşlarından) Hazret-i Abdurrahman’a rastladı. Ona dedi ki: – Ey Avfın oğlu! Gel, seninle bu gece misafirimiz olan kervanı bekleyelim. Onlar rahat uyusunlar. Çünkü yorgundurlar. Canları ve malları herhangi bir zarara uğramasın! Hazret-i Ömer bu teklifte bulununca, Hazret-i Abdurrahman da seve seve kabul etti. Birlikte kervanın etrafında göz-kulak olmaya başladılar. O sırada yakındaki bir evden çocuk ağlaması işitildi. Çocuğun sesi kesilmediği için, Halife evin kapısına gitti. İçeride bulunanlara, “Küçüğü susturmalarını rica” etti. Sonra dönüp geldi. Gece boyunca, çocuğun sesi işitildikçe, birkaç kere daha evin kapısına gitti. Çocuğun ağlaması bir türlü dinmiyordu. Seher vakti olunca, Hazret-i Ömer son defa oraya gitti. Çocuğun annesine: – Sen ne biçim anasın! Bütün gece evlâdını ağlattın. Belli ki, açtı! diye çıkıştı. Kadıncağız cevap verdi: – Halimi anlamadan niçin beni azarlıyorsun? Hazret-i Ömer, kendini tanıtmadan sordu: – Haline ne olmuş? – Çocuğu sütten kesmiştim.. – Sütün yoksa başka şeyler yedirseydin. – Evde onun yiyeceği bir şey yok ki, biz çok fakiriz… – Çocuğun kaç yaşında? – Daha yaşını doldurmadı. İşte bu cevap üzerine Hazret-i Ömer öfkelendi. – Peki, niçin bu kadar küçük bir yavruyu sütten kestin? Kadıncağız içini çekti: – Halifemiz Hazret-i Ömer’e Cenâb’ı Hak insaflar versin. Çocuklar sütten kesilmeyince, bizim gibi bir fakire nafaka vermez. Fakirlik maaşı bağlamaz. Onun için yavrumu erkenden sütten kestim. Bunun üzerine Halife ağlayarak mescide girdi. Gözyaşları yüzünden namazı zorla kıldırdı. Selâm verdikten sonra cemâate döndü. Gene ağlayarak: – Sizin Ömer’inize yazıklar olsun!.. Sizin Ömer’inize yazıklar olsun!.. Diyerek kendini suçladı. Sonra bütün Medine halkına, tellallar (haberciler) çıkarttı. Onlar da bildirdiler ki: – Hangi Müslüman’ın oğlu veya kızı dünyaya gelirse, hemen Halifeye bildirsin. Beytülmal’dan (hazineden) nafaka (maaş) verilecektir. Hiç kimse nafaka yüzünden evladını vaktinden önce sütten kesmesin!.. O günden sonra artık Medine’de, açlık sebebiyle ağlayan çocuk sesi işitilmedi.

<İnsan için iş çoktur, fakat tutacağı işten ak yüzle çıkmayı düşünmelidir.>Hz. Ömer(r.a)