Ana sayfa Doğru Kalem TERÖRİST DEVLET İSRAİL’İN YAYILMACI POLİTİKASI

TERÖRİST DEVLET İSRAİL’İN YAYILMACI POLİTİKASI

331
0
PAYLAŞ

Resimlerde 1947’den 2020 yılına kadar İsrail’in yayılmacı politikası sonucu topraklarını nasıl genişlettiği ve Tevrat’ta vaat edilmiş topraklar olarak Büyük İsrail projesinin gerçekleştirilmesi sonucu sahip olacağı harita görülmektedir. Bütün İslam ülkelerinin ABD destekli bu projenin parçası olmadan varlıklarının devamı için birlik halinde bugünden İsrail’in yayılmacı politikasına DUR demeleri gerekir yoksa yarın çok geç olacaktır. Burada en büyük görev Türkiye’ye düşmektedir. Öncelikle her türlü  mezhep , şahsi kin ve düşmanlıktan uzaklaşarak , bölge ülkeleriyle dostluklar kurması ve bölgenin sevilen , sayılan  lider İSLAM ülkesi olarak bu yayılmacı politika karşısında tarihsel yerini alması gerekir.

“GÜN SESSİZLİĞE BÜRÜNME DEĞİL, FİLİSTİN DAVASINA SAHİP ÇIKMA GÜNÜDÜR”

Çarşamba günkü Ak Parti gurup toplantısında Cumhurbaşkanı Erdoğan : ‘’  Türkiye olarak hassasiyetle takip ettikleri diğer meselenin Filistin ve Kudüs olduğuna dikkati çekti.

İslam İşbirliği Teşkilatı dönem başkanlıkları sırasında İslam aleminin takdirini kazanacak bir tavırla Kudüs davasına sahip çıktıklarını anımsatan Erdoğan, gerek bölgesel platformlarda gerek BM Genel Kurulunda 128 üye ülkenin desteğiyle ABD’nin Kudüs’ü, İsrail’in başkenti tanıma kararını mahkum ettirdiklerini anlattı.

Erdoğan, bu dönemde verdikleri kararlı mücadelenin, sadece Müslümanların Kudüs üzerindeki haklarını koruma mücadelesi olmadığını dile getirerek, Kudüs konusundaki duruşlarıyla aynı zamanda Hıristiyanların da bir kısım Musevilerin de hakkını savunduklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “La ilahe illallah, İbrahim halilullah lafzında sembolleşen kuşatıcı bir anlayışla tam 4 asır Kudüs’e hizmet eden bir ecdadın torunları olarak zaten başka türlü davranamazdık. Tarihimizin ve inancımızın gereği neyse onu yaptık, yapmayı da sürdürüyoruz.” dedi.

“İŞGAL VE İLHAK PLANIDIR”

ABD yönetiminin geçen hafta İsrail-Filistin ihtilafına dair bir plan açıkladığına işaret eden Erdoğan, bunun barış değil, işgal ve ilhak planı olduğunu bildirdi.

Erdoğan, açıklanan planın yegane hedefinin, 70 yıldır aralıksız süren İsrail’in işgal, yıkım ve gasp politikalarına meşruiyet kazandırmak olduğunu vurguladı. 

Filistin topraklarının 1947 öncesindeki durumunu gösteren haritaya dikkati çeken Erdoğan, “Şu anda yapılmak istenen ne? Filistin topraklarının bu halini İsrail toprakları haline getirmek istiyor. Haritayı bir ezberleyelim. Hep birlikte ezberletelim. Televizyonda bizi izleyenler bunu ezberlesin. Şu anda yapmak istedikleri İsrail’i bu hale getirmek. Ne yazık ki Filistin’i de İsrail’in o zamanki haline dönüştürmek. İşte şu anda Filistin için düşünülen bu.” ifadelerini kullandı. 

“Böyle bir vicdansızlık var.” diyen Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Vicdani olmayan, insani olmayan bir adım atılıyor. Şimdi tabii bu Birleşmiş Milletlere de gelecek. Birleşmiş Milletlerde de bunun tartışmalarını yapacağız. O ayrı mesele. Fakat kendileri de zaten birbirlerine düştüler. Bakıyorsunuz, Nancy Pelosi el sıkmıyor. O, onun elini sıkmıyor. Verilen konuşma metnini Pelosi, bütün milletin huzurunda yırtıyor, atıyor. Böyle… Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste. 

Bakınız, 1947’de de Birlemiş Milletlerin taksim planı var. (Yukarıdaki haritayı göstererek) Orada da Kudüs, Gazze yeşil olanlar. Kırmızı olanlar da…. Ne yapalım, Birleşmiş Milletlerin yaptığı taksimat bu. İsrail’e oraları vermiş. 67’de Filistin çok daha küçülüyor. Görüldüğü gibi yeşil olan kısım Filistin, ufacık da bir yer Gazze. Geliyoruz şimdi düşünülene, işte bunun adı sözde barış planı yani işgal planı. Bu işgal planında da görüldüğü gibi adeta Filistin hiç yok, küçük noktalar itibarıyla Gazze ve onun dışındaki bütün her yer sözde İsrail. Böyle bir noktaya geliniyor.”

KUDÜS KIRMIZI ÇİZGİMİZDİR

“Buradan soruyorum, akıl vicdan ve ahlak sahibi hangi kimse bu vahşete rıza gösterebilir. Tam 70 yıldır evlerine kavuşma hasretiyle bekleyen Filistinli mültecilerin geri dönüş hakkının olmayacağını söylüyor bu plan. Kendi topraklarına dönemeyecekler. Ürdün’de ise orada kalacak. Lübnan’da ise Lübnan’da kalacak. Diğer yerlerde, neredeyse orada kalacak. Yani kendi topraklarına bir daha dönemeyecek. Bunlar birer işgal , bunlar işgalci. Demek ki Trump bu işgalcilerin arkasında duruyor. Kudüs’ün ve Filistin’in göz göre göre İsrail’e peşkeş çekilmesine kim içine sindirebilir? Bırakın Müslümanları böylesi bir işgal planının Hıristiyanlar ve aklıselim sahibi Museviler için bile… Ortodoks Museviler araçların önüne yattılar. Direniyorlar. Sayılarının şu kadar olması önemli değil ama o yürek bana göre önemli. Aynı gün ben Türkiye’deki Hahambaşı’nı ve cemaatin liderini beş kişilik bir heyet olarak burada kabul ettim. Niye, bizde düşmanlık, kin, nefret yok. Ama bunların her yerinden nefret akıyor, kin akıyor. Bunların eli savunmasız kadınlara, çocuklara kalkıyor. Yerlerde süründürüyorlar. Bunları ekranlarda hep birlikte izliyoruz. Bunlar bu denli insanlıktan nasibin almamış olan tiplerdir.” 

Filistin’i işgal, Kudüs’ü gasbetme anlamına gelecek bu planı hemen reddettiklerini ve tepki koyduklarını hatırlatan Erdoğan, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile telefonda, Hamas Lideri İsmail Heniyye ile İstanbul’da yüz yüze görüşerek Filistinlilerin yanında olduklarını gösterdiklerini söyledi. ‘’

Saygılarımla,