Ana sayfa İsmail Hakkı Cengiz ABD: Duygulandırıyor Bizi, Gözlerimizi Yaşartıyor

ABD: Duygulandırıyor Bizi, Gözlerimizi Yaşartıyor

370
0
PAYLAŞ

Bizim büyük, güçlü müttefikimiz!

Bakın, 30 Ocak günü, yani askerlerimiz İdlib’de şehit edilmeden sadece birkaç gün önce ne demiş: “Bildiğiniz gibi Türkiye’nin İdlib’de önemli sayıda askeri var. Türk askeri bizim NATO müttefikimiz. Onların başına bir şey gelmeyeceğinden emin olmak istiyoruz. Türkiye’ye yardım edeceğiz”.

İmza; ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey

Ağlatacak bizi!

İnsan nasıl duygulanıyor!

Allah’ım, bu nasıl bir insaniyet, nasıl bir duyarlılık!

Nasıl yüksek bir merhamet hissi!

Ne kadar üstün bir hayırseverlik!

Nasıl bir vefa, nasıl bir sadakat duygusu!

Dost ve müttefik Amerika elbette bu kadarla kalmıyor… Askerlerimize yapılan saldırıdan sonra daha yüksek düzeyde destek çıkıyor! Dışişleri düzeyinde: “Bu tür eylemlerin karşısında NATO müttefikimiz Türkiye’nin yanında duruyoruz ve hayatını kaybeden askerler için Türk hükümetine taziyelerimizi gönderiyoruz. Türkiye’nin meşru kendini savunma eylemlerini tamamıyla destekliyoruz.” (05 Şubat, Aydınlık)

İmza; ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Morgan Ortagus

Ah, gelin de gözyaşlarınızı tutabilin!

Bu sözler insana nasıl bir güven duygusu, nasıl bir “özgüven” aşılıyor!

Böyle bir “stratejik” ortağınız, böyle bir müttefikiniz varken sırtınız yere gelir mi?

Gezegenin en üstün teknolojik, ekonomik ve askerî gücü arkasında dururken insan kendini ne kadar kudretli hissediyor! İnsan nasıl bir coşku duyuyor!

Uçma hissiyle doluyorsunuz!

Derken…

Şeytan dürtüyor…

Peki, bu dostumuz, Türkiye’nin ciğerlerini sökmeye çalışan PKK/YPG’ye neden binlerce TIR silah, yüz milyonlarca dolar para yardımı yapıyor, onu eğitip, donatıp üstümüze salıyor?

Peki, “Türkiye’nin İdlib’de önemli sayıda askeri var” da Fırat’ın doğusunda yok mu? Oradaki Türk Askerleri sizin “NATO müttefikiniz” değil mi? Oradakilerin “başına bir şey gelmeyeceğinden emin olmak” istemiyor musunuz?

Dürtme şeytan! Dost ve müttefik ABD ile aramıza girme, şeytan!

“Şeytan kim?” mi diyorsun?