Ana sayfa Doğru Kalem DEPREM SONRASI

DEPREM SONRASI

737
0

Malatya ve Elazığ illerini kapsayan ve kırk km uzunlukta kırılmaya neden olan 6.8 büyüklüğündeki depremi bu kadar geniş bir alanı etkilemesine rağmen şükürler olsun 39 ölü ve çoğunluğu ayakta tedavi edilen 1607 yaralı ile atlattık. Şimdi görüyoruz ki Türk Milleti ; milli birlik ve beraberlik içinde depremin yaralarını sarmak için seferberlik yarışına katıldı. ‘’ DEPREM yaz 2868 ‘e gönder , veya DEPREM yaz 1866’a gönder sadece on lira Kızılay veya AFAD üzerinden depremzedelere yardım yapmış oluyoruz.

Haydi Türkiye! İyilik #Sensiz Olmaz. ‘’ Milletçe Yanınızdayız’’

Yaşanan bu olayın ardından ülkenin dört bir yanında yardım kampanyaları başlatıldı. Polatlı da bu acıya duyarsız kalmadı, Cuma gecesinden bu yana çeşitli kurum kuruluşlar öncülüğünde başlatılan yardım kampanyalarına Polatlı halkı destek verdi. Toplanan yardımlar yola çıktı, Elazığ’a destek kampanyaları devam ediyor.

Muğla’nın Fethiye ilçesinde düzenlenen ‘Türkiye’de Deprem Gerçeği’ söyleşisinde konuşan Japon Deprem Uzmanı ve Mimar Yoshinori Moriwaki, deprem sayısı bakımından dünyanın 6’ncı sırasında yer alan Türkiye’nin depremde meydana gelen ölü sayısı sıralamasında dünya 3’üncüsü olduğunu belirtip,  bu durumun inşa edilen yapıların yetersizliğini açıkça ortaya koyduğunu söyledi. Elazığ depreminde de gördüğümüz gibi eksik ve hatalı malzeme kullanarak halkın sağlığıyla doğrudan oynayan Dilek apartmanı müteahhidi hırsızlığının bedelini apartman sakinlerinin hayatıyla  ödetirken , çevredeki diğer binalarda hiçbir hasarın olmaması konusu üzerinde yetkililerin titizlikle durmasında yarar vardır.

Deprem Uzmanı Moriwaki, Türkiye topraklarının yüzde 97’sinin deprem riski taşıdığını söyledi. Deprem konusunda Türkiye ve Japonya’ya ilişkin kıyaslamalar yapan Moriwaki, yüzölçümü bakımından Türkiye’nin yarısı kadar alana sahip Japonya’nın Türkiye’nin 2 katı nüfusa sahip olduğunu kaydetti.

Depreme hazırlıklı binaların meydana gelecek hasarı yüzde 70’e kadar azaltabildiğini aktaran Moriwaki, “Türkiye’de meydana gelen depremleri incelediğimizde bir binanın tamamen yerle bir olduğunu görürken, hemen bitişiğindeki binanın ayakta kaldığını ve çok az hasar aldığını gözlemliyoruz. Bu da binalardaki yapısal sıkıntıları gözler önüne seriyor.

Bu sorunlar inşa sürecinde yetersiz bilginin yanı sıra malzemeden çalınmasından kaynaklanıyor. Binaların sağlam inşasını denetlemede inşaat mühendislerine önemli görevler düşüyor. Yeterli denetimlerden geçmeyen binalar depremde can kaybı açısından büyük risk taşıyor” dedi.

Son Elazığ – Malatya depreminde görüldüğü gibi halk deprem konusunda bilinçlendi . artık sağlam veya depreme dayanıklı hale getirilmiş yapılarda huzur içinde yarın endişesinden uzak yaşamak istiyor. Öncelikle ülkenin kıt kaynaklarının halkın sağlığını doğrudan ilgilendiren bu konuya tahsis edilmesini istiyor. Özetle en tabii hakkı olan yaşamak istiyor .Bunun da devletin en asli görevi olduğunu , varlık sebebi olduğunu biliyor. ‘’İnsanı yaşat ki devlet yaşasın. ‘’

Saygılarımla,