Ana sayfa Doğru Kalem DİNDE REFORM VE FAİZ

DİNDE REFORM VE FAİZ

696
0
PAYLAŞ

Faiz basit ifadeyle  parayı kullanmanın maliyetidir. Parayı kullanmanın bedelidir. Nasıl ki  ev kiraladığımızda ev sahibine kiralama bedeli olarak kira ödüyorsak , parayı kiraladığımızda da bunun karşılığında kira değil , faiz öderiz. İslam dininde ve ondan önceki dinlerde  faiz sosyal yaşantıda olumsuz etki yarattığından yasaklanmıştır.

Dinimizde faiz  tartışmasız yasaktır. Siyasi nitelikli fetvalarla da  çözüm üretemezsiniz.  Buna karşılık faiz ekonomik hayatın vazgeçilmezi olarak günlük yaşantımızın en çok konuşulan unsurudur. İslam ülkelerinde faizin yasak , karın helal olması nedeniyle , yasak kar üzerinden dolanarak delinmektedir. Türkiye  olumsuz ekonomik koşullar nedeniyle milli gelirine göre en fazla faiz ödeyen İslam ülkeleri arasındadır. 2020 yılında ödeyeceğimiz  faiz 129 milyar liradır. Kredi kartı borcu karşılığı faiz ,  taşıt al  faiz, ev al faiz , bundan kurtuluş yok , ama dinimizce de yasak . İşte Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri  Yüksek Kurulu Sayın Cumhurbaşkanının da düşürülmesi için Merkez Bankası Başkanını dahi değiştirdiği faiz konusunda ‘’Dinde reform ‘’ niteliğinde bir karara imza atmıştır : TOKİ sosyal konutları için kullanılan kredi faizlerini tartışmalı bir fetva ile  HELAL kılmıştır.

Din İşleri Yüksek Kurulu, TOKİ tarafından uygulanan “Sosyal Konut Projesi”yle ilgili görüşü üzerine çıkan haberlerle ilgili açıklama yaptı

Kurulumuzun Toplu Konut İdaresi (TOKİ) tarafından uygulanan “Sosyal Konut Projesi”yle ilgili görüşü üzerine bazı medya organlarında ve sosyal medya mecralarında yapılan haberler ve paylaşımlarla ilgili aşağıdaki açıklamanın yapılmasına ihtiyaç duyulmuştur.

Din İşleri Yüksek Kurulu öteden beri vermiş olduğu fetvalarında; İslam’da faizin kesin olarak haram kılındığını açıkça ifade etmektedir.

Toplu Konut İdaresi (TOKİ) tarafından uygulanan “Sosyal Konut Projesi” özelinde vatandaşlarımızdan gelen yoğun sorular sebebiyle Din İşleri Yüksek Kurulu söz konusu projenin dini hükmünü bütün boyutlarıyla değerlendirmiştir. Kurulumuz, halkımızla paylaştığı görüşünde; öncelikle faizin kesin olarak haram kılındığını, konut veya araç satın almak için faizli kredi kullanmanın caiz olmadığını çok açık ve kesin bir dille belirtmiştir. Bahse konu projenin, kira ödediği takdirde asgari geçimini zorlukla sağlayan ve ev sahibi olabilmek için faizsiz ödünç borç bulamayan alt veya orta gelirli vatandaşlara yönelik üretilen bir sosyal proje olduğu kanaatine ulaşmış ve bu projeden yararlanarak ev sahibi olmanın, dinen haram kılınan faizli işlem kapsamında değerlendirilmeyeceği sonucuna varmıştır. Zira faiz, taraflardan birinin, sözleşmede karşılığı olmayan bir fazlalığı şart koşması ve bununla haksız bir kazanç elde etmesidir. Oysa bu projede devletin, verdiği borçtan kâr etmek gibi bir amacı olmadığı gibi aksine peşin verdiği paranın yıllar sonra değer olarak daha düşük bir şekilde tahsili söz konusudur. Dolayısıyla İslam’ın haksız kazanç olarak gördüğü ve kendisine şiddetle savaş açtığı faiz, bu sosyal konut projesinde sonuç itibariyle gerçekleşmemektedir.

Nitekim Kurulumuz, daha önce de devletin yatırımları teşvik etmek, istihdam sağlamak ve kalkınmayı temin etmek amacıyla verdiği teşvik kredilerinin, şartlarına uygun bir şekilde alınıp kullanılmasının caiz olduğu ve bunun faiz kapsamında değerlendirilmeyeceği yönünde de görüş bildirmiştir.

Kurulumuzun dar gelirli vatandaşlarımızın devlet desteğiyle ev sahibi olmasını amaçlayan TOKİ’nin Sosyal Konut Projesi özelindeki son görüşü de bu kapsamda görülmelidir. Söz konusu görüş üzerinden Başkanlığımızın ve Din İşleri Yüksek Kurulumuzun faize cevaz verdiği veya devlet bankalarından alınan faizli kredilerin caiz olduğunu söylediği iddiası asılsız olduğu kadar Kurumlarımızı yıpratma amacı taşıyan iyi niyetle bağdaşmayan bir algı operasyonu olarak değerlendirilmiştir.’’

Sonuç olarak Kur’ân-ı Kerim’de ve hadis-i şeriflerde faiz kesin bir şekilde haram kılınmıştır. Faiz dinimizde büyük günahlardan sayılmıştır. Karşılıksız mal elde etme esâsına dayanan faiz/ribâ, zâhirde bazı insanlara faydalı gibi görünse de, hakikatte zor durumdaki insanların çâresizliğini istismâr etmekten başka bir işe yaramaz. Bu sebeple büyük bir kul hakkı ihlâlidir. Dînî ve ahlâkî duyguları söndüren ve ekonominin içini kemiren habis bir urdur. Zenginin daha çok güçlenmesine, muhtâcın da daha çok ezilmesine sebep olur. Böylece toplum kesimleri arasında derin uçurumlar meydana getirir. Hâlbuki iktisatçıların tâbiriyle ekonomik olarak en iyi seviyede bulunan toplum, enflasyon ve faiz oranlarını sıfırlayan toplumdur.

Kur’ân-ı Kerim’de, Allah ve Resûlü’nün faizle meşgul olanlara harb ilan ettiği bildirilmiştir. (Bakara, 278-279). Diğer bir âyet-i kerimede şöyle buyrulur:

“Faiz yiyenler (kabirlerinden), şeytan çarpmış kimse gibi kalkarlar. (Bakara, 275)

Saygılarımla,