Ana sayfa Köşe Yazarlarımız Yurtta sulh… Cihanda Sulh…

Yurtta sulh… Cihanda Sulh…

523
0
PAYLAŞ

Önce haftanın gündemini hatırlatalım. İran Devrim Muhafızları Ordusu Komutanı General Kasım Süleymani, 3 Ocak 2020 tarihinde ABD’nin düzenlediği operasyonla öldürüldü.  Süleymani’nin öldürülmesinin ardından orta doğuda  gerilim en üst seviyeye çıktı.

İran  Devlet Televizyonunun açıkladığı bilgilere göre 7 Ocak Salı gece saatlerinde ABD’nin Irak’taki üslerine balistik füze saldırısı yapıldı. 80 ABD askerinin hayatını kaybettiği iddia edilen saldırının ardından ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından “Her şey yolunda. İran’dan Irak’taki iki askeri üsse füzeler fırlatıldı. Hasar tespit çalışmaları yapılıyor.” dedi.  ABD den misilleme an meselesi..

İran Devrim Muhafızları Ordusu ise “ABD’nin yanıt vermesi halinde çok daha sert ve ezici karşılık vereceğiz” dedi.

Gündem değiştirme siyaseti konusunda; Önce iğneyi kendimize batırıp düşünelim. Ortadoğu ile Batı  arasında köprü durumunda olan Türkiye de biz Enflasyonu, EYT’yi, cinsel tacizleri, Kanal İstanbul’u ve Libya ya asker göndermeyi tartışırken GÜNDEM nasıl değişti… Hatta ulusal sorunlarımızı konuşsak vatan haini olduğumuz  bile iddia edilebilir. Mecbur Dünya gündemini konuşacağız.

Üniversite mezunu, savaş bilgisi ve stratejisi konusunda 9 yıl özel olarak eğitilmiş Emekli bir asker olarak haddimizi aşıp iddialara göre ilkokul mezunu olup ama Dünyanın geleceğine hükmedecek kadar kendisini geliştirmiş rahmetli şehit  İran Devrim Muhafızları Ordusu komutanı  ABD  tarafından öldürülen General Kasım Süleymani ile başlayan kriz ile ilgili askeri bir değerlendirme yapmam gerek…

 Hem ABD başkanının hem de İran’ın böyle bir sıcak savaşa ihtiyacı vardı. Önce bu cümleyi açalım.

Önce komşumuzdan başlayalım. İran da ekonomik sıkıntılardan dolayı çok ciddi protesto ve ayaklanmalar vardı ve mevcut iktidar ciddi bir otorite ve beka sorunu ile yüzleşmek üzereydi. Petrol ile ilgili ABD ye yönelik bir takım tehditler savurup gündem değiştirmenin ilk adımlarını attı.

Müttefikimiz ülke ABD  Başkanı Trump da azil süreci ile başlayan ve ters gitmeye aday çok ciddi sıkıntıların olduğu bir seçim kampanyasına girmek üzereydi…Tüm ABD Başkanlarının savaş ile izlediği gündem değiştirme yöntemini o da uyguladı.

İran’lı eylemciler ABD elçiliğinin önüne kadar gelip eylem yapıyor.Tüm bu eylemleri an be an tüm dünya kanallarından yayınlanıyor.

Bu olayı takip eden 3. günde ABD nin bir karşı hareket yapmasının en çok beklendiği  sırada İran’ın en tecrübeli generali gece vakti ABD kontrolündeki Bağdat hava limanının etrafında dolanan otobanda koskoca bir konvoyla yola çıkıyor, sürpriz bir saldırı ile dronlar tarafından havaya uçuruluyor!

Şimdi son durumu mercek altına alalım. İran da artık hiç kimse protesto filan yapamaz, tüm ülke dini lider etrafında ABD ye karşı birleşir ve bu mevcut rejim ne kadar çatlak muhalif ses var ise savaş ve intikam çığlıkları atarak çaktırmadan onları da temizler.

Amerika’da da  ABD başkanı Trump da ABD kritik seçim öncesi kafadan +5 puan kazanır. Kendisini eleştirenlerin sustuğu kendisinin de rahatça atıp tutabileceği harika bir ortam  oluşturur.

Meseleye bir başka açı, uluslararası borsa ve ekonomik dengeler  açısından bakarsak; Yükselen tehdit algısı ve savaş atmosferi nedeni ile Petrol fiyatları dahil riskli pazarlarda çok ciddi bir dalgalanma ve hareket oluşur. Bu sayede daha önceden böyle bir  saldırı beklentisi bilgisine sahip olan ve buna göre pozisyon almış ülkeler ve Petrol devleri  en basit savaş senaryosunda  bile milyarlarca dolar kar elde ederler…

Meseleye Rusya açısından bakarsak;  Ekonomisi tamamen petrol fiyatlarına bağımlı olan Rusya bu artış ile rahat bir nefes alır, aynı anda Suriye ve İdlib bölgesinde yaşanan göç dalgası artık  dünya gündeminden düşer.

Artık son sözü yazıp bitirelim. Atatürk’ün sözü Yurtta barış, Dünyada  barış düsturundan uzaklaşmak bizi bitirir. Türkiye herkese HAYIR diyerek bu işte taraf olmamak zorundadır. Aksi taktirde İncirlik üssü bu işe karışırsa ki, Amerika elindeki bu kozu mutlaka oynar. O zaman Irak’ı vuran İran, balistik olmayan füzelerle bile Adana’yı vurur. Ve savaşın tam ortasında kalırız.

Yani, hem ABD başkanının hem de İran’ın böyle bir sıcak savaşa ihtiyacı vardı. Çok acıdır ki siyasi gelecekleri için çarpışan bu iki liderin kendi kıçını kurtarma savaşına hiç kimse bizi taraf yapmasın. Kısacası; Bu arada birilerinin gerçekleştirmek için fırsat beklediği, özellikle ülkemizin büyük zarar göreceğine inandığım bu işte, taraf olmama prensibini  kesinlikle uygulayalım.

Kısacası; Taraf olup ta birilerinin gerçekleştirmek için fırsat beklediği, özellikle ülkemizin büyük zarar göreceğine inandığım; şu meşhur Büyük Ortadoğu projesine yağ sürmeyelim…