Ana sayfa Doğru Kalem LİBYA’DA OLMALI MIYIZ?

LİBYA’DA OLMALI MIYIZ?

730
0
PAYLAŞ

02.Ocak 2020 Yeni yılın ilk TBMM toplantısı ,  Cumhurbaşkanlığının Libya’ya asker gönderme tezkeresi oylanacak , Kürsüde İYİ parti İzmir Milletvekili  Aytun Çıray tezkerenin aleyhinde konuşuyor, Mehmetçik bu tezkere ile  Libya’da , Fizan’da belki de ne için savaştığının farkında olmadan savaşacak ve savaşın sonuçları ile karşılaşacak  . Buna karşılık TBMM ‘nin iktidar milletvekilleri bu kadar ciddi bir konuda dinleme nezaketi dahi göstermiyor. ‘’ Şu ayıba bakın , Libya’ya asker göndermeye hazırlanıyorsunuz hükümetten bir bakan bile yok . Cumhurbaşkanı gelip bu tezkereyi savunmalıydı. ‘’ AKP Gurup Başkanı Naci Bostancı’nın milyonların TV karşısında izlediği Aytun Çıray’ın haklı tepkisine verdiği cevap anlaşılır gibi değildi. Vekilinden önce Milletine saygı göstereceksin Sayın Bostancı.

Türkiye üzerinde ; Doğu Akdeniz’de  petrol ve doğalgaz arama alanları konusunda İsrail, Mısır, G.Kıbrıs ve Yunanistan Türkiye’yi dar bir alana sıkıştırmak  konusunda anlaşmaya vardıkları anda , Türkiye haklı olarak  Libya’nın meşru hükümeti ile 27 Kasım’da  deniz yetki alanları sınırlandırmasına dair mutabakat muhtırası imzalıyor   . Türkiye, Libya’yla vardığı anlaşma sayesinde Yunanistan’la Kıbrıs ve Mısır arasında bir kalkan oluşturduğunu ve münhasır ekonomik bölgesinin batı sınırını oluşturduğunu kaydediyor.  Oysa Yunanistan, “enerji işbirliği” adı altında Güney Kıbrıs, İsrail ve Mısır’la ayrı , ayrı üçlü ittifaklar kurarak Türkiye’nin Akdeniz’deki varlığını görmezden geldi. Türkiye de buna karşılık Yunanistan’ın Rodos ve Girit gibi adalarının varlığını görmezden gelerek 450 km güney batısında bulunan Libya’nın meşru Serrac hükümeti ile deniz yetki alanlarını öngören bir mutabakat imzalayarak haklı  tepkisini gösterdi.

Libya’da Muammer Kaddafi’nin 2011’de devrilip öldürülmesinden sonra ülkede iki ayrı yönetim baş gösterdi. Türkiye, Libya’nın batısında yer alan ve Birleşmiş Milletler dâhil uluslararası toplumun büyük bölümü tarafından tanınan Ulusal Mutabakat Hükümeti’ni destekliyor.

Libya’nın doğusu başta olmak üzere büyük bölümü ise General Halife Hafter liderliğindeki Libya Ulusal Ordusu’nun kontrolünde. General Hafter, Rusya, Suudi Arabistan, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri ve Fransa tarafından destekleniyor. Ulusal Mutabakat Hükümeti’nin Türkiye dışındaki destekçileri Katar ve İtalya.

Hafter güçlerinin Trablus’u ele geçirmek için geçen Nisan ayında başlattığı operasyonlar nedeniyle zor durumda olan Ulusal Mutabakat Hükümeti, Türkiye’den asker talebinde bulunmuş ve TBMM ‘de 02.01.2020 tarihli AKP ve MHP milletvekilleri oylarıyla   Cumhurbaşkanlığının Libya’ya asker gönderme tezkeresini kabul ederek  bu talebi karşılayacağını bildirmiş oldu.

Türkiye’nin  Libya’ya asker gönderme kararından önce başta Mısır olmak üzere , Tunus, Cezayir ve Fas gibi bölge ülkeleriyle işbirliğine gitmesi gerekirdi. Bugün Türk askeri Libya’da bir ucu Akdeniz, diğer ucu düşman kuvvetleri arasında kara bağlantısı olmadan  zafer kazanmaya mecbur bir güç durumunda bırakılmıştır.  Suriye’de meşru devlet başkanları Esat ile , Mısır’da Sisi ile , mezhepsel çatışmaları bir tarafa bırakarak , barışmadıktan sonra bunun riskini Türk askeri çekmektedir, buna da iktidarın hakkı yoktur.

Saygılarımla,