Ana sayfa Doğru Kalem ANLAYAN ANLAMAYANA

ANLAYAN ANLAMAYANA

780
0
PAYLAŞ

Son günlerde ülkemizde alışılmadık olaylar sergileniyor. Sanki Dünya kamuoyunun tek adam rejimiyle ilgili yaptığı olumsuz propagandaya karşılık verilmeye çalışılıyor.

Cumhur ittifakı her ne kadar çevreye karşı duyarsız kalmışsa da, Cumhurbaşkanı bu yasayı VETO ederek sermayeye karşı halkının yanında olduğunu ispat etmiştir.

Termik santrallerin bacasına filtre takılmasını iki buçuk yıl erteleyen kanun teklifi, AKP ve MHP milletvekillerinin oylarıyla 21 Kasım’da TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilmiş ve AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sermayeye karşı halkın yanında durarak bu yasayı veto etti. AKP Sözcüsü Ömer Çelik, “Sayın Cumhurbaşkanımız incelenen kanunun 50’nci maddesinin yeniden incelenmesini istemiştir. Bu düzenlemeyi uygun bulmamıştır” denildi. Oysa yasa teklifi için AKP’den 203, MHP’den ise 14 kabul oyu çıkmıştı. CHP’den 25, İYİ Parti’den 7, HDP’den ise 4 vekil ret oyu vermişti.

Simit Sarayı : ‘’Tasvip etmem mümkün değil .’’

Devletin Bankası Ziraat Bankası, Simit Sarayı’nı almak için Rekabet Kurumuna başvuruyor. Çalışanlarına en makul fiyattan simit yedirmek vizyonuna sahip olmayan Ziraat Bankasının bu davranışı karşısında her şeye muhalif olan muhalefet buna da muhalif olunca ve de sırada başta Dünya Göz olmak üzere onlarca büyük şirketler ‘’Bana da , Bana da’’ yaygarası kopartmaya başlayınca doğal olarak sayın Cumhurbaşkanı ‘’ Benim bunu tasvip etmem mümkün değil . Geçmişte kamu bankalarının görev zararı olayları sebebiyle nasıl battığını hatırlayın. Bütün kamu bankaları görev zararı adı altında çökertilmişti. Biz geldik, önce kamu bankalarımızın tamamını görev zararından kurtardık. Şu anda Ziraat Bankası, sadece ulusal değil uluslararası alanda önde gelen bankalardan bir tanesi Halkbank da öyle… Vakıfbank da öyle…’’ Diyerek konuyu kapatıyor.

İşte demokrasi böyle bir şey, çoğulculuk rejimi. Gereğinde kendi partin bile olsa onu halkın, milli iradenin menfaatleri karşısında VETO etmekten çekinmeyen rejimin adıdır. Demokrasi.

Keşke Sayın Cumhurbaşkanı bu hassasiyeti  adı üstünde Ziraatı, çiftçiyi desteklemek için kurulun bu devletin bankasının Doğan Medya Grubu’nun iktidara yakın Demirören Grubu’na satışında 675 milyon dolar  ve  2 yıl geri ödemesiz, 10 yıl vadeyle sağlanan  kredide ve Sabah-ATV grubunun 2008 yılındaki satışına Halkbank ve Vakıfbank’tan 375’er  milyon dolar olmak üzere toplam 750 milyon kredi için de göstermiş olsaydı.

Saygılarımla,