Ana sayfa Köşe Yazarlarımız Çocuğunuzdan mektup var-KÖŞE YAZISI

Çocuğunuzdan mektup var-KÖŞE YAZISI

808
0

Bu dünyada en güzel ve özel duygusudur bence anne ve baba olmak. Tabi çocuklarımızı anlamak kuşak farkı nedeni ile biraz zorluyor bizleri. Bebeklik dönemi, çocukluk dönemi, ara dönem ergenlik ve gençlik dönemi derken zaman su gibi akıp geçiyor. Tabi biz anne baba olarak -acaba çocuğuma yetebildim mi?- düşüncesinden asla vazgeçmiyoruz. Çünkü onlar bize Allah’ın emaneti. Bugün sizlerle paylaştığım hikâye belki de çocuklarımızı anlamamız için önemli bir anekdot özelliği taşıyor.

Bütün duygu ve düşüncelerimi ile getirebilseydim, size şunları söylemek isterdim. Deneme ile öğrenirim. Bana oyunda ve arkadaşlıkta özgürlük tanıyın. Beni yaptığım her işte koruyup, kollamaya çalışmayın, yaptıklarımın sonuçlarını kendim görürsem daha iyi olur. Kendi işimi kendim görmeye alıştırın. Büyüdüğümü başka nasıl anlarım?

Büyümeyi çok istiyorsam da ara sıra yaşımdan küçük davranmaktan kendimi alamıyorum, önemsemeyin. Ama siz beni şımartmayın. Hep çocuk kalmak isterim sonra. Her istediğimi elde edemeyeceğimi biliyorum. Ancak siz verdikçe almadan edemiyorum. Bana yerli yersiz söz vermeyin. Sözünüzü tutmayınca sizlere güvenim azalıyor.

Bana kesin ve kararlı davranmaktan çekinmeyin. Yoldan saptığımı görünce beni sınırlayın, kurallar ve yasakların hepsini beğendiğimi söyleyemem. Ancak hiç kısıtlamayınca ne yapacağımı şaşırıyorum.

Beni dinleyin. Öğrenmeye en yakın olduğum anlar, soru sorduğum anlardır. Açıklamalarınız doğru ve anlamlı olsun.

Öğütlerinizden çok davranışlarınızdan etkilendiğimi unutmayın. Beni eğitirken ara sıra tutarsızlıklar yapabilirsiniz. Bunları çabuk unuturum Ancak birbirinize sevgi ve saygınızın azaldığını görürsem bu beni sürekli tedirgin eder.

Çok konuşup, çok bağırmayın. Yüksek sesle söylenenleri pek duymam. Yumuşak ve kesin sözler iyi izler bırakır.`Ben senin yaşında iken…`diye başlayan sözleri hep kulak ardına atarım.

Küçük yanılgılarımı büyük suçmuş gibi başıma kakmayın. Beni, korkutup sinirlendirerek, suçu aşılayarak usandırmaya çalışmayın. Yanlış davranışım üzerinde durup düzeltin. Ceza vermeden önce dinleyin. Suçumu aşmadığı sürece cezama katlanabilirim.

Beni yeteneklerimin üstünde işlere zorlamayın. Ama başarabileceğim işleri yapmamı bekleyin ve bunun için beni destekleyin. Hiç değilse çabamı övün. Bana güvendiğinizi belli edin. Beni başkaları ile karşılaştırmayın; umutsuzluğa kapılırım.

Benden yaşımın üstünde olgunluk beklemeyin. Bütün kuralları birden öğretmeye kalkmayıp, biraz zaman tanıyın. Yüzde yüz dürüst davranmadığımı görünce ürkmeyin. Beni köşeye sıkıştırmayın, yanlış yapmak zorunda kalırım. Sizi çok bunalttığım sırada bile soğukkanlılığınızı yitirmeyin. Kızgınlığınızı belirtin ama beni aşağılamayın. Hele başkalarının yanında onurumu kırmayın. Bana haksızlık ettiğinizi anlayınca açıklamaktan çekinmeyin. Özür dileyişiniz size olan sevgimi azaltmaz tersine, beni size daha çok yakınlaştırır.

Biliyorum ara sıra sizi üzüyor, belki de düş kırıklığına uğratıyorum. Bana verdiklerinizin yanında istediklerinizin çok olmadığını da biliyorum. Yukarıda saydığım istekler size çok geldiyse vazgeçebilirim; yeter ki beni ben olarak seveceğinize olan inancım sarsılmasın. Benden örnek çocuk olmamı beklemezseniz, ben de sizden kusursuz ana baba olmanızı beklemem. Sevecen ve anlayışlı olmanız bana yeter.

Sevgiyle…