Ana sayfa GÜNDEM Zafere bir kala…

Zafere bir kala…

100
0
PAYLAŞ

22 gün 22 gece süren Sakarya Meydan Muharebesinin yirmi birinci günü 12 Eylül 1921 tarihine dayanıyor. İşte destanın yirmi birinci gününde yaşananlar…

Sakarya Destanı’nın yirmi birinci günü…

Polatlı Tarihi Alanlar Tanıtım Merkezince, Sakarya Zaferinin 98. Yıldönümünde, gün gün Sakarya Zaferini anlatılıyor.

22 gün 22 gece süren Sakarya Meydan Muharebesinin yirmi birinci günü 12 Eylül 1921 tarihine dayanıyor. Zafer’e ulaşan süreci anlatan Polatlı Tarihi Alanlar Tanıtım Merkezi Genel Koordinatörü Kadim Koç ile birlikte Sakarya Zaferine giden yolu gün be gün yayınlıyoruz. İşte destanın yirmi birinci gününde yaşananlar…

Sakarya Destanı  (21inci Gün 12 Eylül 1921)

12 Eylül günü Başkomutan beklenen karşı taarruz ve takip emrini vererek Yunanlı’ların bozguna uğratıp yok edilmesini de istedi. Cephe komutanlığının emrine uyarak Mürettep Tümenin yaptığı taarruzlar başarılı oldu. Demiryolu güneyinden taarruz eden 1 nci Tümen, 7 nci Yunan Tümen birliklerinin direnişini kırarak akşam KARTAL TEPE’yi ele geçirdi. KARTAL TEPE’nin zaptıyla Yunanlı’lara bir çok zayiat verdirilmiş, KAVUNCU KÖPRÜSÜ ile BEYLİKKÖPRÜ’ye doğru tazyik edilmiştir. 23ncü Tümen KARA TEPE’yi, 12nci Grup ÇALDAĞI’nı ele geçirdi. Tüm cephe boyunca Yunan kuvvetleri geri çekilmesini sürdürdü. Yunan ordusunun Sakarya üzerindeki köprüleri kullanmasına imkan vermeden Sakarya doğusunda imha etmek hedefini güden ve özellikle kuzey kanattan yapılan bu taarruzla karşı taarruz için yeterli kuvvet üstünlüğü sağlayamadığından, ancak sınırlı başarılar elde edilmiştir.

Papoulas, Mustafa Kemal’in azmi karşısında baş eğmişti

11/12 Eylül gecesi Dua Tepe bölgesindeki 15 nci Türk Tümeninin 7 nci Yunan Tümen birliklerine karşı giriştiği bir süngü hücumu dışında cephede fazla bir faaliyet olmamış. Bugün sabahtan beri de önemli bir çarpışma cereyan etmemişti. Düşmanın Sakarya gerisine çekilme gayretleri bugün belirgin bir hâl almıştı, Yunanlıların, biran önce nehrin öbür tarafına canlarını atabilmek ve tehlikeli durumdan bir an önce kurtulabilmek için birlik bütünlüklerini bozmadan Sakarya batısına geçmek istiyorlardı. Türk Ordusu ise avını elinden kaçırmamak için heyecanlı, fakat olanaklarının kıt olması yüzünden de üzgün ve çaresiz oldukları sezilmekteydi. İki taraf da nefes nefese İki tarafın da sinirleri adamakıllı gergin… Yunan Küçük Asya Ordular Komutanı Papoulas yayınladığı emirde; 12/13 Eylül gecesi bütün ordu Sakarya’yı geçerek bunun batısında savunma için tertiplenecektir. Artık, durum meydana çıkmıştı. Yunan Ordusu için yenilgi kesindir. Ve Küçük Asya Ordusu Komutanı General Papoulas Mustafa Kemal’in azmi karşısında baş eğmiş, Ankara’yı ele geçirmek, Kemal Ordusunu kuşatıp imha etmek gibi ümitleri geride bırakmıştı. Şimdi muharebe alanını terk etmekteydi. Sakarya üzerinde bulunan üç köprüden koca Orduyu karşıya geçirecekti.

23 üncü Türk Tümeni, gece saat 21.00’e doğru Karatepe’yi işgal etti

Batıya yanaşmakta olan 1 nci Gruba saat 17.00’den itibaren ileri harekete hazır olmasını, 5 nci Süvari Grubu da İnlerkatrancı – Beşköprü istikametinde düşmanı tazyik ve takibe devam edecekti. Cephe Komutanlığının emrine uyarak Mürettep Kolordunun öğleden sonra başlayan taarruzları başarılı oldu. Demiryolu güneyinden taarruz eden 1 nci Tümen, 7 nci Yunan Tümen birliklerinin inatçı mukavemetlerini kırarak akşam güneş batarken Kartaltepe’yi ele geçirdi. Bu tümenin güneyinden taarruza katılan 23 üncü Türk Tümeni, gece saat 21.00’e doğru Karatepe’yi işgal etti. 23 ncü Tümenin güneyindeki 17 nci Tümen, üst üste yaptığı taarruzlara rağmen bir türlü düşmanı bulunduğu mevzilerden atamadı, düşmanın yoğun topçu ateşleri altında Karadağ eteklerinden daha ileriye geçemedi. Meşhur Karadağ yine Yunanlılar elindeydi. Demiryolu kuzeyindeki Dua Tepe bölgesinde bulunan 15 nci Tümen, gece yansına kadar sürdürdüğü taarruzlarla ancak Çekirdeksiz köyü batısına ulaşabildi. Yunan 2 nci Kolordu Komutanı Prens Andrew, çekiliş gecesini anılarında şöyle anlatır: ‘’Bize ayrılan bölgeyi keşif ve tetkik için yeterli zamanın olmamasından, ayrıca karanlık ve kolordu ikmal birliklerindeki düzensizlik yüzünden birlikler yollarını kaybettiler. Tümenler nehri geçince kendilerini bilinmezlik ve karanlık içinde buldular. Yol ve araba izleri bile yoktu. Bu yüzden de dere ve tepeleri gelişi güzel işgal eylediler. Yunan askerinin huyu ve karakteri pek hassastır. İlerlediği ve taarruz ettiği sürece yorgunluk ve açlık gibi zorluklara rağmen kendisini muzaffer addeder, morali de mükemmeldir. Fakat geri çekildiği zaman, kolordumuzun şimdiki durumunda olduğu gibi muzaffer bir durumda bulunsa bile morali tamamen bozulur ve en küçük bir olay onu yıkar. O sebepten eğer düşman o gece bizi birkaç keşif kolu ile takip etmiş olsaydı, çekilmemiz kolayca bir kaçış haline dönerdi.’’ Demektedir.