Ana sayfa GÜNDEM Avcı: “AKP seçimle gelmesine rağmen seçimle gitmeyecek”

Avcı: “AKP seçimle gelmesine rağmen seçimle gitmeyecek”

370
0
PAYLAŞ

Avcı: “Milletin değil siyasilerin dediği olmuştur”

Cumhuriyet Halk Partisi Polatlı İlçe Başkanı Bilal Haşim Avcı, YSK’nın İstanbul seçimlerinin yenilenmesi kararının gerekçelerini açıklamasının ardından dün bir açıklama yaptı, tepkisini dile getirdi.

CHP Polatlı İlçe Başkanı Bilal Haşim Avcı, dün yaptığı yazılı basın açıklaması ile YSK’nın İstanbul seçimlerinin yenilenmesi kararının gerekçeleri hakkında konuştu. Avcı; “31 Mart İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinde milletin dediği değil siyasilerin ve YSK’nın dediği olmuştur. Millet iradesi gasp edilmiştir İstanbulluların izzeti nefsiyle oynanmıştır.”ifadelerini kullandı. Yapılan seçimlerin demokrasilerin olmazsa olmazı olduğunu belirten Avcı; “İstanbul seçimlerinin hukuksuzca iptalinden sonra “AKP’nin seçimle gelmesine rağmen seçimle gitmeyeceğine” dair inanç yaygınlaşmaktadır.”dedi.

“Millet iradesi gasp edilmiştir İstanbulluların izzeti nefsiyle oynanmıştır”

CHP Polatlı İlçe Başkanı Bilal Haşim Avcı, yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Sandık Kurullarının oluşumunda ve Seçim süresince sandık kurullarının ihmali sonucu yapılan hatalar seçimlerin iptalini gerektirmez ve Millet iradesinin tecelli etmesine engel değildir, diyen Yüksek Seçim Kurulu bu uydurma gerekçe için sanırım çok çalıştı. Kamu vicdanında mahkum olduğunuzu sanırım sizde biliyorsunuz. Sandık kurullarının oluşumu gerekçe gösterilerek seçimlerin iptal edilmesi seçmen iradesinin üstünlüğü ilkesine tamamen aykırı olmuştur ve millet iradesi cezalandırılmıştır. 31 Mart İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinde milletin dediği değil siyasilerin ve YSK’nın dediği olmuştur. Millet iradesi gasp edilmiştir İstanbulluların izzeti nefsiyle oynanmıştır.”

“Bu karar demokrasinin yüz karasıdır”

“Ahlaki olmayan esas millet iradesinin gasp edilmesi ve milletin izzeti nefsiyle oynanmasıdır. Bu karar demokrasinin yüz karasıdır ve bunun faili maalesef ülkeyi baskı, tehdit, şantaj ve mobing yoluyla yönetenlerdir. Her fırsatta kendilerine seçimlerin neden iptal edildi şeklinde yöneltilen sorulara çok basit, çünkü çaldılar diyerek cevap veren iktidar mensupları bu gerekçeli karardan sonra sanırım utanmışlardır. Gerekçeli kararın hiçbir yerinde çalma çırpma gibi tek kelime yer almamıştır. Bu çalma ve çırpma iddiasında bulunanlar milletin karşısına çıkıp ne söyleyeceklerdir, hiç mi mahcup  olmayacaklardır. Bu Ramazan gününde hiç mi nedamet duymayacaklardır. Aslında kararın tamamını okumaya gerek yok. YSK Başkanı Sadi Güven’in gerekçesinin son cümlelerine bakmak yetiyor. Sadi Güven diyor ki, “burada sonucu etkileyecek hiçbir şey yoktur, bir tek tespit yoktur” diyor. Şimdi soruyoruz, buna imza atan YSK üyeleri bu ayıbı nasıl temizleyecektir? Nasıl evlatlarının yüzüne bakacaklardır?”

“Halk kararını veriyor iktidar koltuğunu vermiyor”

“Bu seçimlerde İstanbullu ellerini vicdanına koyacak, oy kullanacak aile fertlerine gerekeni söyleyecektir. 23 Haziran’da İstanbulluların Türk demokrasisine altın harflerle geçecek bir dersi vereceklerini ve gasp edilen bu gerekçeli kararla, yani YSK Başkanı’nın seçimin sonucuna etki edecek hiçbir şey yoktur, demesine rağmen iptal edilen ve Ekrem İmamoğlu’nun mazbatasını elinden almaya kalkan bu karara cevabı milletimizin en iyi şekilde vereceğini ve 23 Haziran’da İstanbulluların bu mazbatayı tekrar sahibine iade edeceklerini de biliyoruz ama sonrası da muamma halk kararını veriyor iktidar koltuğunu vermiyor…”

“2014 yılında masa başı oyunlarıyla Mansur Yavaş’ın başkanlığı çalınmıştır”

“İstanbul’da yaşanan 31 Mart Yerel Seçim süreci, AKP’nin hukuku ve demokrasiyi ne hale düşürdüğünün görülmesi açısından son derece önemlidir.  İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı adayımız Ekrem İmamoğlu, seçmenler tarafından tartışmasız şekilde Büyükşehir Belediye Başkanlığına seçilmiş, ancak iktidar elitlerinin Yüksek Seçim Kuruluna yaptıkları baskı sonucu  Sayın İmamoğlu’nun hakları gasp edilmiştir. Ne yazık ki 31 Mart; hak ve hukuk gasplarının ilki değildir. Daha önce de örneğin 16 Nisan referandumunda “mühürsüz pusulalar” geçerli sayılmış ve “millet iradesinin” tecelli etmesi engellenmiştir. Benzer bir durum 2014 yılındaki Ankara Büyükşehir Belediyesi seçimlerinde de yaşanmıştır ve milletin kalbinde seçimi kazanmasına rağmen masa başı oyunlarıyla Mansur Yavaş’ın başkanlığı çalınmıştır. Görüleceği üzere süreklilik arz eden bir “seçim sonuçlarını tanımama ve koltuğu devretmeme” alışkanlığı  oluşmaya başlamıştır. Bu soru hayati öneme sahiptir zira demokrasilerin olmazsa olmazı sandıktır, ancak YSK’nın son dönemde aldığı kararlardan ve İstanbul seçimlerinin hukuksuzca iptalinden sonra “AKP’nin seçimle gelmesine rağmen seçimle gitmeyeceğine” dair inanç yaygınlaşmaktadır.”

“İstanbulluların bu mazbatayı tekrar sahibine iade edeceğine olan inancımız daima sürecektir”

“ ‘Bu seçimlerde İstanbullu ellerini vicdanına koyacak, oyunu  kullanacak ve gerekeni yapacaktır. 23 Haziran’da İstanbulluların Türk demokrasisine altın harflerle geçecek bir dersi vereceklerini ve gasp edilen bu gerekçeli kararla, yani YSK Başkanı’nın seçimin sonucuna etki edecek hiçbir şey yoktur.’ Demesine rağmen iptal edilen ve Ekrem İmamoğlu’nun mazbatasını elinden almaya kalkan bu karara cevabı milletimizin en iyi şekilde vereceğini ve 23 Haziran’da İstanbulluların bu mazbatayı tekrar sahibine iade edeceğine olan inancımız daima sürecektir.”