Ana sayfa Hülya İle Gündeme Dair Cihan yıkılsa Türk yılmaz! – KÖŞE YAZISI

Cihan yıkılsa Türk yılmaz! – KÖŞE YAZISI

14448
0

Polatlı Türk Ocaklarının davetlisi olarak, konferansına katıldığım kendisi ile tanışma fırsatı bulduğum, Asil bir Türk hanımefendisi, Kazım KARABEKİR Paşanın en küçük kızı Timsal hanımefendi…

Oldukça kültürlü muhteşem ses tonu ve akıcı konuşmasıyla, sizi sizden alıyor, geçmiş tarihimize yolculuğa çıkıyoruz hep birlikte… Bu güne kadar bilmediğim, görmediğim o kadar çok şey varmış ki sayesinde o günlerin kıymetini, değerini, bilmediklerimi,  bir kez daha birinci ağızdan gerçek belge ve anlatımlar eşliğinde daha iyi anlıyorum. Haklı gururu, babasının mirasını taşıyan, zengin tarih bilgisi ve kültürünü, gelecek nesillere aktaran, çok iyi bir konuşmacı! Babasının,  “benim Timsalim olacak” diyerek adını Timsal koyduğu ve ismine layık, gerçek anlamda, övgüyü hak eden nadir hanımefendilerden!

Timsal KARABEKİR, babasına ait fotoğraf ve resim arşivi eşliğinde,  Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının, katıldığı savaşlardan örnekler verdi. “ALLAH bu milletin kurtarılması istemiştir! Türk  Milletinin karşısına bu ilahi kadroyu çıkartmıştır” Sözlerinin ne kadar önemli olduğunu, onu dinledikçe   daha iyi anlıyorsunuz. Edirne savunmasında, Edirne düştüğünde, babası da Bulgarlara esir düşüyor ve orada diyor ki babam ‘’HÜR ÖL ESİR YAŞAMA’’ esaretin nasıl bir zulüm olduğunu, bizzat yaşayarak anlatıyor. Timsal Hanımefendinin coşkuyla anlatımını, görmenizi dinlemenizi isterdim.

En çok dikkatimi çeken 19 Mayıs 1919 da Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkış pasaportu! İngilizlerin verdiği pasaportla, Atamız Samsun’a çıkıyor. Bu benim de bilmediğim resmini görmediğim çok önemli bir ayrıntıydı.

Cumhuriyetin kurulacak olmasında en önemli belge budur diyor Timsal Hanımefendi. Eli kolu bağlı padişah acizliğinden Mustafa Kemal Atatürk’e Vatanı ancak sen kurtarabilirsin diyor. Diğer yandan, İngilizler de “Anadolu’ya çık Türklerin silahlarını topla isyanı bastır” der. Atatürk’ün VATAN BİR BÜTÜNDÜR BÖLÜNEMEZ bu sözler üzerine Padişah, İngilizlerin baskısıyla, Kazım Karabekir Paşaya tutuklayın emrini verir. Kazım Karabekir Paşa ben Mustafa Kemal Atatürk’ü tutuklamam. O bu vatan için çalışıyor. Kazım Karabekir, Mustafa Kemal’in yanına gittiğinde “EMRİNDEYİM PAŞAM! Türk’ün kurtuluşunun başladığı an budur.”der.

Timsal Hanımın babasının bu sözlerini tekrarlamaktan gurur duyduğu, bu haklı gurur anları görülmeye değer. Çünkü olayların akışı değişmiştir. Teslimiyet yerine Vatanın ve insanların kurtuluşuna doğru yol açılmıştır. Ne kadar milli bir ruhla, azimle, kararlılıkla vatan için her şey göze alınmıştır. Atalarımızın yadigârı, armağanıdır bu topraklar bizlere.

Bu vatan ne acıyla, kanla ne zorluklarla kazanıldı. “Biz Tarihimizi bilmezsek başkaları coğrafyamızı aleyhimize çizmeye dünden hazır!” Sözleriyle devam ettiği konuşmasında TARİHİNİ BİLMEYENLERİN COĞRAFYASINI BAŞKALARI ÇİZECEKTİR Sözlerinin öneminin bir kez daha kavrıyor insan. Timsal hanımefendi, Babasının kırk yıl Rus zulmünde olan Kars’ı kurtarmak benim idealimdi dediğini vurgulayarak Kars ve Sarıkamış’ın Rus işgalinden nasıl kurtulduğunu orada yaşanan acıları anlatıyor. Doğu Rus işgalinde ve yapılan antlaşmayla Rusların topraklarımızdan çekilirken yerlerini, silahlarını Ermenilere bırakıyorlar. Kazım Karabekir Paşa Erzincan, Erzurum, Kars ve Azerbaycan’ı düşmandan kurtardı. Babasının “Erzurum’da gördüklerimi, Allah kimseye göstertmesin” sözlerini üzüntüyle tekrarladı. Kazıklara oturtulmuş yüzlerce insan… Anadolu da, Türklere ait çok sayıda toplu mezarlar bulunduğunu bu mezarlar açılırken bizzat orada olduğunu, bunların içinden kanlı Kuranı Kerim parçalarının çıktığını ve Ermenilere ait tek toplu mezar bile olmadığını söyledi. Ermenilerin geride kalmış çocuklarına  Kazım Karabekir Paşanın sahip çıktığını, ayrıca 6000 tane  Türk, Kürt, Şehitlerimizin evlatlarının eğitim ve bakımlarını üstlendiğini  anlattı.

Bilmediğimiz o kadar çok detay var ki o yıllara ait… Kazım Karabekir Paşanın şiir ve müziği çok sevdiğini, Gürbüz Çocuklar Ordusu’nu anlatıyor. Doğu Cephesindeyken Paşamızın Şehit çocuklarından oluşan  Gürbüz Çocuklar Ordusuna kendi yazdığı ve söylettirdiği marşı taş plaktan dinliyoruz…

Konuşmasını sonlandırdıktan sonra Hep birlikte bu marşı okuduk. Timsal hanımefendi,  coşkuyla sözlerini söyledi biz tekrarladık. Türk Yılmaz, Türk Yıkılmaz!

Son olarak Kazım Karabekir müzesini tanıtıyor; Müzecilik fikri babasına ait. Burası benim müzem dediği bir odası varmış. İstanbul Erenköy’de Çanakkale’de çadırına düşen bombadan kar ayakkabılarına kadar ne ararsanız, silahlarına kadar o odada. İstanbul’a yolunuz düştüğünde bu müzeyi mutlaka görmelisiniz!

Ayrıca Kazım Karabekir Paşa adına kurulan Kazım Karabekir vakfı var. Vakıf yılda 160 öğrenciye burs veriyor. Bursun büyük çoğunluğunu Karabekir ailesi kendi ceplerinden karşılıyorlar. Timsal Hanım oldukça mütevazi giyim ve kuşamıyla Bu vatanın kurucularının evladı, Paşa kızıyım demiyor. Hızlı Trenle Polatlı’ya gelip Otobüsle geri dönüyor. Günümüzde iki kişi için özel uçak kaldırılıyor. Devletin milletin parasını kullanmayan, halktan biri gibi mütevazi yaşam sürdüren çok değerli gerçek bir Hanımefendi!

Tek kelimeyle “Timsal” adı gibi… Bu milletin sizden öğrenmesi, örnek alması gereken çok şey var. Vatan sevgisini, tarih bilinci ve sevgisiyle o muhteşem bilgi ve zekasıyla, o coşkulu konuşmasıyla, muhteşem bir güzellik bizler ve çocuklarımız için… Kazım Karabekir Paşa Atamızın yadigarı, iyi ki tanıdık sizi… Tüm şehitlerimizi vatan kahramanlarımızı minnetle anıyoruz. Mekanları cennet olsun…