Ana sayfa IŞIĞIN GÖR DEDİĞİ İLM-İ SİYASET – KÖŞE YAZISI

İLM-İ SİYASET – KÖŞE YAZISI

352
0

Vaktiyle tahsil için Anadolu’dan kalkıp İstanbul’a gelen bir delikanlı, meşhur bir medreseye kaydını yap­tırmış. Çalışkanlığı, kararlılığı ve zekâsıyla öne çıkmış ve okulunu en iyi dereceyle bitirerek, halkı hurafeler­den temizlemek için memleketine gitmeye karar ver­miş.

Veda edip gitmek üzereyken hocası: “Ey oğul bu­rada kaldığın sürece çok çalıştın, verilen dersleri iyi belledin. Fakat bütün bu derslerden başka, isteyene öğ­retilen “İlm-i Siyaset” diye bir ders daha var. İstersen bir dönem daha kalıp o dersin inceliklerini alırsın.” Öğ­renci, memleketini çok özlediğini ve bir an önce göreve başlamak istediğini söyleyerek oradan ayrılmış.

Diplomalı genç memleketine dönerken bir yerde cuma namazı kılmış. Fakat hutbeyi okuyan ve nama­zı kıldıran bu imam o kadar cahilmiş ki ayetleri hatalı okuyor, ayet ile hadisi birbirine karıştırıyormuş. Deli­kanlı namaz bitince dayanamamış ve cemaata seslen­miş:

“Ey cemaat! Şu arkasında namaz kıldığınız adam cahilin tekidir. Sizin namazınız geçersiz. Çünkü bütün ayetleri yanlış okudu. Namazı hatalı kıldırdı.”

İmam hiç tanımadığı bu delikalının lafının altında hiç kalır mı? Hemen cemaata seslenmiş:

“Bakın işte size bahsettiğim fitneci melunlardan biri de budur. Allah’ını seven bu fitneciye bir tokat vursun. Bu sözlerden sonra önüne gelen tokatı, tekmeyi yapıştırmış. Delikanlı canını zor kurtarmış.

“Bir yerlerde bir yanlışlık yaptık galiba” demiş ve hocasının ona söylediklerini hatırlayarak tekrar “İlm-i

Siyaset” dersi almak üzere İstanbul’a geri dönmüş.

Bu ilmin inceliklerini iyice öğrendikten sonra, tek­bir yola koyulmuş.

Cuma günü yine aynı camiye gitmiş. İmam yine herşeyi birbirine karıştırmış. Namazın sonunda delikanlı yine ayağa kalkmış ve “Muhterem cemaat bu bocanızın kıymetini iyi bilin ha! Böyle derin, bilgili hoca sayısı öyle azaldı ki dünyada ya bir ya da iki ki- kaldılar. Sizlere sesleniyorum. İçinizden her kim evliya mertebesindeki bu hoca efendinin sakalından bir tel koparırsa günahları bağışlanır, iki tel koparırsa ona mahşerde sorgu sual yoktur. Üç tel koparan ise şehit mertebesinde olup direkt cennete gider.”

Bu sözlerin ardından bütün cemaat değerli hocala­rının sakalından koparmak için koşturur ve adamın yüzü gözü kan içinde kalır. Bu arada delikanlı çoktan memleketine varmıştır.