Ana sayfa Köşe Yazarlarımız Yargı – KÖŞE YAZISI

Yargı – KÖŞE YAZISI

196
0
PAYLAŞ

İki din adamı, uzun süreli bir inzivadan sonra artık kendi nefislerini eğittiklerini düşünerek kente doğru yola çıktılar. Artık ne kadınlar, ne servet, ne de şöhret onları aldatacaktı.

Akşamüzeri bir nehir kenarında çok güzel bir kadı­nın beklediğini gördüler.

Genç din adamı, kadınla selamlaştıktan sonra der­cinin ne olduğunu sordu.

Güzel kadın; sabahleyin köyünden, nehrin üzerin­deki asma köprüyü geçerek buraya tarlaya geldiğini an­cak; dağlardan gelen selin köprüyü yıktığını ve karşıya geçemediğini, evde çocuklarının merak edeceklerini söyledi.

Bunun üzerine genç din adamı kadını kucağına alarak ellerinin üzerinde, ıslatmadan karşıya geçirdi. Güzel kadın kendisine teşekkür ederek sevinçle evine doğru yola koyuldu.

İki din adamı yaklaşık bir saat hiç konuşmadan yü­rüdüler.

Genç din adamı arkadaşına neden suratının asıldı­ğını ve hiç konuşmadığını sordu.

Bunun üzerine yaşlı din adamı genç din adamını şu sözlerle eleştirdi:

“Biliyorsun ki, dinimize göre yabancı kadınlara do­kunmak günahtır. Sen ise sanki fırsat kollar gibi kadını kucaklayıp durdun. Ne oldu bizim bunca aydır sürdür­düğümüz çabaya daha şehre gelmeden yelkenleri koy- verdin.”

Genç adam şu karşılığı verdi:

“Ben o kadını suyun karşısında bıraktım ve unut­tum. Görüyorum ki, sen hâlâ unutamamış, zihninden atamamışsın.”