Ana sayfa Köşe Yazarlarımız KARANFİL DOST’A GİDER… ( 10 KASIM – POLATLI) – KÖŞE YAZISI

KARANFİL DOST’A GİDER… ( 10 KASIM – POLATLI) – KÖŞE YAZISI

1075
0
PAYLAŞ

9 Kasım gecesi, sözleşmiş gibi hepsi aynı rüyayı gördü.

Karanfil kokulu, Atatürk bakışlı, Mustafa gülüşlü, Kemal görüşlü,  Seymen heybetli, Zeybek adımlı Cumhuriyet Kadınları…

Aynı rüyada buluşmanın heyecanıyla, 10 Kasım sabahına karanfil renkli umutlar eken, Polatlı’nın Topuklu Efe’leri…

Çizdikleri umut, resmettikleri mutluluk nasıl da güzeldi, nasıl da güzellerdi.

Nasıl anlatayım ki Polatlı Kardeş, yaradılışlarındaki hassasiyet ve asaletle yürürlerken, adımları Cumhuriyet Meydanının taşlarını ve yüreklerdeki bam telini tir tir titretti. Abidin Dino yattığı yerden üç dakikalığına canlansa, ‘’ Ahan da mutluluğun resmi bu… ‘’  derdi.

Biliyorsun Polatlı kardeş, Hatice Abla’mızın Cumhuriyet ve Atatürk sevdasını tanımlayacak söz henüz Türkçe’mize kazandırılamadı. Benim kelime heybemde de o sevdayı anlatacak kadar güzel bir cümle yok…

Önce, Hatice ablamızın,‘’ Cumhuriyet Kadınları Atatürk’ün İzinde ‘’ sözüyle çınladı Cumhuriyet Meydanı… Sonra,  Zübeyde Hanım, Makbule Hanım, Latife Hanım, Fikriye Hanım, Afet İnan oldu Hatice ablamızın her adımı…

Hemen arkasında Halide Edip Adıvar…  Cumhuriyet’in asi kızı… Kadına dair her mücadelede ön alan, kadın hareketi lideri, Kuvayi Milliye’nin Halide Onbaşı’sı, Sultanahmet mitinginin eşsiz hatibi… Sevim (Işık) ablanın adımlarında canlandı.

Bir demokrasi savaşı veriyor, Canan (Türker) abla… O yürüdüğünde 300 kişilik Kuvayi Milliye gönüllüsü ile Sakarya’da destan yazan Gazi Fatma Seher Erden ( Kara Fatma ) yürüyordu adeta…

Refet Angın’ ı gördüm hemen yanlarında… Atatürk’le ilk karşılaşmasında sorar Gazi Paşa, ‘’ Büyüyünce ne olacaksın çocuk? ‘’ diye ve ‘’ Öğretmen olacağım’’ der hani… Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk kadın öğretmeni olur hakikaten de… Refet Angın’ın idealist Eğitimci ruhu Havva Akbaba, kızı Meltem Hanım ve Nükhet Ecer öğretmenlerimizin adımlarındaydı.

Mevhibe İnönü, can buluyordu iki kadının yürüyüşünde… Melike (Türker ) ve Aslıhan (Ovacık) hanımların adımlarıyla yürüyordu, Cumhuriyetin zarif hanımefendisi Mevhibe İnönü…

Gazetemiz köşe yazarı Hülya ( Cenge Kopar ) ablanın yürüyüşünde okunuyordu Gülten Akın mısra mısra…

Mualla Eyüboğlu, Köy Enstitülerinin kuruluşunda yer alan Cumhuriyet kadını bir eğitimciyi gördüm Günseli ablanın yürüyüşünde…

Jülide Gülizar can buluyordu Reyhan ( Çay ) ablanın sesinde…

Semiha Berksoy yürüyordu Berran (Hatipoğlu) ablanın tablolarında…

Müfide İlhan beliriyordu, Hülya ( Celasun) ablanın zarif ve naif duruşunda…

Muazzez İlmiye Çığ, Türkan Saylan, Kerime Nadir, Müzeyyen Senar, Safiye Ayla, Sabiha Gökçen, Satı Kadın,  Bahriye Üçok, Yıldız Kenter yürüyordu Polatlı Kadın Dayanışma ve Eğitim Derneği, Atatürkçü Düşünce Derneği, Cumhuriyet Halk Partisi üyesi kadınların adımlarıyla… Cemile abla, Hoşnut abla, Özgül abla, Nagehan abla, Fahriye abla, adımlarında Nezahat Onbaşı’yı, Şerife Bacı’yı, Halime Çavuş’u, Gördes’li Makbule’yi, Nene Hatun’u görüyorduk adeta…

Ben bi de Keriman Halis’i gördüm. Kimin yürüyüşünde Dünya Güzeli’ni gördüğümü ismen belirtmeyeceğim elbette… Parmağında alyans yoktu üstelik, camia olarak da tam benlik. Eğitilebilir bir varlığım netice itibarıyla…

Sonra gözlerimi kapattım iki dakikalığına… Cumhuriyetin aydınlık günlerine Günaydın’ı hayal ederken Cumhuriyet Meydanı’ nın, Polatlı’ lı kadınların andı ile inlediğini düşledim.

‘’ Türk’üz… Cumhuriyet Kadınıyız… Vefakârız… Cefakârız…  Yasamız; ANA… Önderimiz; ATA… Ülkümüz; Yükselmek ve ileri gitmektir. Ey bugünümüzü sağlayan büyük Türk, ATATÜRK… Gösterdiğin hedefte hiç durmadan yürüyeceğimize and içeriz. Ne mutlu Türk’üm diyebilene, Ne mutlu Atatürk’ü anlayabilene ‘’

Ellerinde karanfillerle asaletli, zarif bir duruş sergiledi Polatlı’nın Topuklu Efeleri…

Biz erkekler de alkışlayaraktan seyretti.

Seneye bu olması gereken güzelliğe biz erkekleri de dahil edersiniz di mi?

Karanfiller mi?

Varlığını Aziz Türk Milletine adayan ADAM’ın, ATAM’ın, Milletine hep dost ATATÜRK’ ümüzün  ölümsüz ruhuna değsindi. Çünkü O’nun hayat hikâyesi Milletimiz için bir kurtuluş reçetesiydi.

Çünkü; Ne de olsa; Karanfil Dost’a giderdi…

AŞK’CA KAL POLATLI KARDEŞ…

DİP NOT: Şimdiden oyumu açıklıyorum; Adaylardan hangisinin belediye meclis üyeliği listesinde, tek geliri emekli maaşı olan bir emekli, asgari ücretli, tek geliri mutfak harçlığı olan bir ev hanımını üst sıralarda görürsem, parti gözetmeksizin oyumu o adaya vereceğim… ( Sonra bi uyandım ki meğersem belediye meclis üyelik adaylığının bile tarifesi varmış. Asgarisi 3 bin Türk Lirası… Bu daha le le’si… Bi de bunun lo lo’ su var. )

VİP NOT: Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve onun şahsında tüm Milli Mücadele Kahramanlarını, hayırla, duayla, minnetle ve şükranla anıyorum.

BİP NOT: 4 yıl 10 ay 23 gün süren işgal…  İstanbul…  İstanbul’u ve vatanı işgalden kurtarıp Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran; Atatürk…  Keşke Havalimanı’nın ismini koruyabilseydik. 9 Kasım Cuma namazı hutbesinde vatanımızın kurtarıcısı Atatürk’ümüzü ve Milli Mücadele kahramanlarını anıp bir Fatiha yollayabilseydik.

TİP NOT: Köşe yazımı okudunuz. Şimdi reklamlar; Kendimin hazırlayıp yine kendimin, kendimle birlikte sunduğu ‘’ Kalbiyle Konuşan Adam’la Tünaydın Polatlı Kardeş ‘’ radyo programı, 19 Kasım Pazartesi gününden itibaren saat 16.00- 18.00 arası Radyo’nuz Hür’de… FM 105.5…                                    ( www.radyohur.com) Firmanızı, emeğinizi, ürün ve hizmet üretiminizi Polatlı Kardeş ile tanıştırmak noktasında kalpten bir köprü…