Ana sayfa Köşe Yazarlarımız 21 Ekim Gazeteciler Günü!… -KÖŞE YAZISI

21 Ekim Gazeteciler Günü!… -KÖŞE YAZISI

455
0
PAYLAŞ

Tam trajik komik bir gün. Bu ülkede gazeteci mi kaldı da gazeteciler günü olsun. Ama baktığımızda 4-5 tane gazeteciler günümüz var. 21 Ekim Osmanlı Devletinde sözde ilk gazetenin çıkışı imiş. Halbuki Osmanlı Devletinde 1860’tan önce 1831 ve 1840’ta da çıkan gazeteler de var. O bile bence temeli hatalı  bir tarih, 21 Ekim.Bu gün Dünya Gazeteciler Günü hiç değil, bilesiniz… O gün 3 Mayıs ya da 24 Temmuz..

Sonra bir de “10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü” var. Onun adını da dövülen gazeteciler, tehdit edilen gazeteciler, hapisteki gazeteciler, satın alınan gazeteciler,gazeteciliği silah olarak kullanan ş….siz gazeteciler, yattığı yerden gazetecilik yaptım sanan, sadece yalakalıkla ayakta kalan gazeteciler, bir gün önce başka gazetede çıkan haberi yapan kopyacı gazeteciler,gitmedikleri haberi gitmiş gibi yapıp altına utanmadan ismini yazan gazeteciler,aynı haberi takla attırıp uydurup yazan havuz gazetecileri, Ajans kopyacısı gazeteciler, internet gazetecileri, gazeteci olmayıp adları gazete kadrosunda geçen gazeteciler, eline makine alınca kendini gazeteci sanan gazeteciler, gazeteciyiz deyip bu iş dışında her türlü işi yapan gazeteciler, gazetede iki tane köşe yazınca kendini gazeteci sanan gazeteciler, sosyal medyada bir kaza ya da yangın görüp onu cep telefonu ile çekip yalan yanlış asılsız bilgilerle, toplumu kandıran gazeteci müsfetteleri günü, kısaca daha bir çok gazeteci günleri yapabiliriz. Zaten 3 Mayıs’ta da, 24 Temmuz’da da, günlerimiz var. Gazetecinin adı yok, kariyeri yok, gücü yok, cesareti yok, kalemi kırık, parası yok ama çok şükür üç-beş tane günümüz var.

Görevini yapan gazeteci bu toplumda  tam bir şamar oğlanı.Destekleyen ,olumlu bir haber yaparsınız,takdir yok,ama biraz Zülfikara dokunun,alırsınız cevabınızı…  Bir tarihte Ankara Gün Gazetesi Polatlı için siyasi bir haber yaptığında bilinmeyen bir numara ile telefonla beni arayan şahıs,yazarın satılık olduğunu ileri sürerek ” ona bir milyar veririm istediğini yazdırırım” demişti birisi bana. Ankaralı Gazeteci Mehmet Acar için. Adam Polatlı’nın siyasi platformda tiftiğini attı.Davalık oldu ama vazgeçmedi. Öyle para ile kalemini de hiç satmadı. Zaten mevcut mali durumu da onun belgesi. İşte gazeteci o.Onun günü kutlu olsun.

Polatlılı okuyucu ile görüşmelerimizde “gazeteleri hepsindeki haberler aynı, Biz farklı haber istiyoruz, bizim soramadığımız soruları gazeteciler sorsun ve yanıtlarını bize yazsınlar istiyoruz “diyor.

Gazeteciler de diyor ki kağıt fiyatları 2018 Hazirandan itibaren üç kat arttı. Baskı maliyetleri yüksek, resmi ilan gelirimiz eridi gitti. Bu şartlarda, bu kadar olur. Personel alıp ona verecek para mı var? Ben okuyucularımıza  gazeteci olarak böyle diyenlere şunu söylemenizi öneriyorum. “O zaman kapat kardeşim o gazeteyi. Sen bize gazeteci olarak hizmet edemiyorsan ne işin var o sektörde.  Çıkarın ne? Parayı gazeteden kazanmıyorsan nereden kazanıyorsun? Eğer başka yerden kazancın varda bu işi kamuoyu yararı için yapıyorsan hiç dert yanma. Ama işini de yapman gerektiği gibi yap. Başımıza kakma” deyin.

Ülkemiz deki basın özgürlüğü seviyemiz ve basın üzerinde baskı var mı? Dünyadaki mevcut sıramız bunu çok güzel ifade ediliyor. 2000 yılında Dünyada 140 ülke içinde Türkiye sondan 40ncı. O tarihten sonra öyle rezalet bir grafik var ki. Onu yazıp sizi daha iyi bilgilendireyim. Her yıl daha da kötüleşen basın özgürlüğündeki sıramız “bugün en bağımsız ve basın özgürlüğü olan bir ülkenin sırası 1. ise”, Türkiye 170  ülke içinde. 159. sırada…

Ülkemizin ekonomisini çökelten şu dış güçler, kredi notumuzu düşürenler, yıllardır da basın özgürlüğü puanımızı da düşürüyor…İşte trajik komik olan bu…

Neyse 21 Ekim Gazeteciler Günümüz kutlu olsun…