Ana sayfa Köşe Yazarlarımız Kariyerizm

Kariyerizm

303
0
PAYLAŞ

“Kariyer yapmak harika! Ama soğuk gecelerde kariyerinize sarılıp yatamazsınız” Marilyn Monroe

Kariyerizm; kariyer yapmayı en yüksek amaç olarak gören düşünce sistemidir. İnsan  ilişkilerinin zayıflamasıyla,  bütün  insani duygulardan  arındırma, apolitik, asosyal, egoistliği beslemektedir.

İlkokuldan itibaren öğrencilere aşılanan “Kariyerizm sevdası”, “para kazanma hırsı” ile birlikte; “iyi bir yerlere gelememe korkusu” ve “maddi açıdan gelecek korkusu”gibi anamalcı  düzenin var etmiş olduğu duygularla öğrencilerde ruhsal ve düşünsel bozukluklara  sebep olmaktadır.

Uzun vadede tükenmişlik dediğimiz kısır bir döngüye  sürüklemektedir. Mutsuzluğu anlayışsızlığı ortaya çıkarmaktadır.

İnsanın, kendisine yabancılaşmasına neden olur. Çalışma hayatının sıkıcılığını gözardı etmeyi getirmektedir.

Rekabet olgusunu kullanarak üstünlük hissi verebilmektedir. Karşılığında uzun ve yorucu yılları almaktadır. Elinizde kalan kırışıklıkları ve boşlukluğu da getirmektedir.

Sadece şirketlerin işine yaramaktadır. Özgeçmişler bir satış ve pazarlama aracı durumundadır, kişi özgeçmişi hazırlarken, işverene sağlayacağı faydaları ön plana çıkarmasına bakılmaktadır.

Bulunduğun kariyer basamağını  da asla yeterli görmemeyi, hep daha üst bir basamağa tırmanmayı  getirmektedir. En üst basamakta ise pek çok mutsuz ve tatminsiz insan görünmektedir, her şey istedikleri gibi olduğu halde kendileri istedikleri gibi olamadıklarından…

Hep daha fazla çalışma on plana çıkmaktadır . Şirket çıkarları senin iyi veya kötüyü belirlemende tek geçerli ölçüttür.

Hep fazlasını isteme duygusundan , hırsı yüzünden oluşmaktadır. Şişirilmiş balon gibidir.

Toplumu kapitalist ideolojiyiyle idealleştirmektedir. Tüketime hizmet etmeyi   yaşamın içine yerleştirmektedir.

Gergin  olmayı  getirebilmektedir. Sosyal çevreni, alışkanlıklarını değiştirmeyi getirebilmektedir.

Ara vermeyi, ertelemeyi, dikkat dağıtacak öteki meşgaleleri  ve bunlardan kaynaklanan performans düşüklüğü  de  tolore edilmemektedir.

Sistemin sorunlarıyla derdi olmayan insan tipi yaratılmasına destek  vermektedir . Siyasetçi olmak ya da ticaretle uğraşmak fikrini  benzer biçimde  desteklemektedir,çıkar yol görmektedir kariyer basamakları… Mutsuzluğu, tatminsizliği ve diğer can sıkıcılığı getirmektedir.

Özel hayatı, kişisel bütünlüğü, etikle olan bağı kaybetme pahasına kariyer mücadelesine girmeyi getirmektedir kariyerizm.

Etiketi  olan ve cebi dolduran meslektir. Meslek içinde önümüze gelen yaşamlar da ezilip geçilmektedir. Yapılan iş kisiye sahip olmaktadır. Sanki, fillerin savaşından payını alan çimenler gibidir onlar.

“Bir şekilde bir yere gel ama nasıl gelirsen gel kolaycılığı” bu anlayışın amansız kurallarını oluşturmaktadır. Genelgeçer Pragmatik(faydacı) davranış en temel davranış biçimidir bu yolda.

Amaç ise bir yere gelmek ve  girdiği kabın biçimini alabilmektir. Yaşama değer katmak ve fark yaratmak peşinde  değildir. Bunu yapan kişilerin ürettikleri de onlar için bir anlam ifade etmez, popülist değerlerin bilinmesinden öteye gidemezler.

Kariyerizm yolundakilerin bir yaptığı da, işi patrondan daha çok sahiplenmektir. Kraldan çok kralcıdırlar bir deyişle…Burjuva düzene çok daha derinden görünmez bin bir iplikle bağlı bulunmayı getirmektedir.

Sahte ve yapaylık ön plana cıkmaktadır. Bir yere bas olma ve bir yerlerde yer  edinmenin etkisinde kalmadır.

Tatlı su balığı gibidir, zor zamanlar, idealler yer almaz. İnanılmayan değerler ona yarar getirecekse hararetli savunmayı getirmedir.

Karyerizmin ezeli maskesi demagojidir: Demagoji: Yalan yanlış lâfla, kuru kalabalığı “ayartıp”, yoldan çıkarmaktır.

En önemli belirtisi, ilkesizliktir. İlkesizlik,kariyerizmin temel ilkesini olusturmaktadir.

İlkesizliğin ilke haline gelmesi, en berrak ifadesini, “Ben dümenime bakarım, gemisini kurtaran kaptan” felsefesinde bulmaktadır. U dönüşler kariyerizmde sık görülmektedir.

Başarısızlığın tek sebebi ise bireyseldir. Konunun düşük ücretler, fazla mesailer, mobbing, mesleğin tarihsel gelişimi ve günümüzdeki durumu ve serbest piyasa ekonomisinin uyguladığı ekonomik şiddet ile en ufak bir ilgisi bulunmamaktadır.

Kariyerizm, hayal tacirliğinden öte bir  şey değildir. Yaşanamamış, insan olmaya, insanca yaşamaya verilememiş zamandır. Bütün arkadaşlıkları da   geri planda bırakabilmektedir. Hatta aile ilişkilerini ve özel ilişkileri dahi…

Sistemde herşey başarıya endekslenmektedir. Sadece basit sevgi gösterileri sunulmaktadır.   Sahte alkışlar ve gülümsemeler yer almaktadır.

Elbette neye “başarı” dendiği de çok değişik ifadelerle kendini gösteren bir olgudur.

Önce kendini değiştirmekle başlar adımlar.  Çok düşünerek , olabildiğince az itaat ederek aklın yoluyla.

Hayatın merkezine parayı, kariyeri değil sevgiyi yerleştirerek. Kendi isteği ile “ürettiğinden” hoşnut olmayan insan dünyanın en iyi kariyer basamağında olsa da başarısızdır aslında…