Ana sayfa İsmail Hakkı Cengiz Barlas: Esad Takıntısıyla Bölücülüğe Destek Verdiğimizi Göremedik – KÖŞE YAZISI

Barlas: Esad Takıntısıyla Bölücülüğe Destek Verdiğimizi Göremedik – KÖŞE YAZISI

602
0

Mehmet Barlas, son günlerde, “Suriye iç savaşında ne vahim yanlışlar yaptığımızı” dile getiriyor. “Hatalarımız”, neredeyse bir yazı dizisi şeklinde arka arkaya anlatılıyor. Barlas’ın yazıları, Sabah Gazetesi’nde “Başyazı” başlığı altında yayımlanıyor.

Barlas, iktidarın “amiral gemisi”nde, o cenahta gayet yadırganacak görüşlere imza atıyor.

Birkaç gün önce;

Suriye konusunda, “Amerika’nın tahmini yanlış çıktı”,

“Esad’ın toparlanmasının sonuçlarını henüz değerlendirmiş değiliz”,

“Esad gerçeğine uyumumuz ABD’ye göre daha kolay olacak”,

“Esad rejiminin Suriye’de anayasa reformunu ve seçimleri yapmasını amaçlayan çalışmalarına katkıda bulunmalıyız” görüşlerini dile getiren Barlas, dünkü (07/09) yazısında ise, “Biz Türkiye olarak Suriye’nin bütünlüğünü savunmamız gerekirken Esad takıntısıyla bölücülüğe destek vermemizin sonuçlarını hesap edemedik” dedi.

Mehmet Barlas, “Ankara Esintili Yorumlar” başlığı altındaki yazısında, “Biz Suriye İç savaşının gelişmelerini, Ankara rüzgârlarının esintisiyle yorumladık” itirafında bulundu.

Barlas yazısında şu görüşlere yer verdi: “Suriye’deki iç savaşta, Beşşar Esad’ın ne olursa olsun devrilmesi gerektiğine inanıldı. Bu çizgide Suriye’de rejime karşı olan Kürt oluşumlara ve PYD’ye de destek verildi. Görmezden gelinen şey, Esad iktidarının siyasi dayanağı olan Suriye Baas’ının güçlü bir tabana sahip olmasının getireceği sonuçlardı. Şimdi PKK ile PYD’nin farksız olduğunu ve ABD’nin bu örgüte verdiği silah desteğini konuşuyoruz.”

Barlas’ın yazısının son bölümü ise son derece çarpıcı: “Türkiye’nin Suriye’de bu ülkenin bütünlüğünü savunması ve Esad’a ilişkin rejim tartışmalarına karışmaması en doğru tutum olacaktır. Neticede biz de yabancı ülkelerin bizim bütünlüğümüze saygılı olmalarını ve iç işlerimize karışmamalarını istemez miyiz?”

Biz bu görüşleri yıllardır dile getiriyoruz.

Elbette “muhalif” olduğumuz için hiç kıymet verilmedi, hiç dikkate alınmadı.

İktidar yanlısı medyanın “amiral gemisi”ndeki başyazarın yazdıklarının, hele dizi şeklinde yazdıklarının bir kıymet-i harbiyesi olsa gerek!,

Bu kıymetin gerek Ankara, gerekse ekranlarda habire konuşan iktidar yanlısı akademisyen ve allameler tarafından dikkate alınacağını umuyoruz.

Ülkenin bekası için!