Ana sayfa GÜNDEM Sakarya Destanı’nın beşinci günü…

Sakarya Destanı’nın beşinci günü…

1400
0

Polatlı Tarihi Alanlar Tanıtım Merkezince, Sakarya Zaferinin 97. Yıldönümünde, gün gün Sakarya Zaferini anlatılıyor.

Sakarya Zaferi’nin beşinci günü 27 Ağustos 1921… Zafer’e ulaşan süreci anlatan Polatlı Tarihi Alanlar Tanıtım Merkezi Genel Koordinatörü Kadim Koç ile birlikte Sakarya Zaferine giden yolu gün be gün yayınlayacağız.

Günün önemli olayları:

Bu gün Yunan kuvvetleri bütün cephede taarruza geçerken Türk ordusunun inatçı direnişi karşısında bazı küçük başarılar sağlayabildi. Polatlı batısındaki muharebelerde ilerleme sağlayamayan Yunanlılar bu gün önce İKİZ TEPELERi ve ardından TÜRBE TEPE’yi ve cıvarını ele geçirdi. Birliklerimiz EVLİYAFAKI kuzey sırtlarına, SABANCA- ÖRDEKGÖLKÖY-KARAPINAR KUZEYİ hattına çekildi. Bu günün belkide en önemli olaylarından biri ; Yunan kuvvetlerinin arkasında yıpratma savaşı veren  Süvari Tugayı (Alb.Fahrettin komutasında) UZUNBEYLİ’de  Yunan KÜÇÜKASYA Ordusunun komuta yerine yaptığı baskındır. Ancak taarruzdan sonuç alınamadan TÜRBE TEPE’nin düşmesi üzerine  kuvvetler geri çağrıldı. Ayrıca sol kanadımızdaki tehlikeden dolayı  12 nci Grup,1 nci Sv. Tüm. 11 ve 41 nci  Sv. Tüm. leri ordu sol kanadına kaydırıldı. Not: Uğruna yüzlerce şehit verdiğimiz ikiz tepelere sahip çıkamadığımız için 2015 yılından önce mermer ocağı izni verilerek koca bir tepe yok edilmiştir. Yok edilen aslında ikizlerden biri değildir. Yok edilen Türk insanının hafızasıdır.

Zafere ve Cumhuriyete Giden Yolun Başlangıcı Sakarya

Dünkü 26 Ağustos savaşı, Türk Cephe komutanının elinde ihtiyat bırakmamıştı. Daha Sakarya savaşı başlamadan önce Yunanlıların güneyden bir kuşatma hareketine girişeceği belli olur olmaz, cephe komutanlığı hem Sakarya mevzilerindeki bir kısım kuvvetlerini güneye kaydırmış, hem de açık yanda, doğacak durumları karşılamak üzere, dört Tümenli l nci grup gibi kuvvetli bir ihtiyat ayırmıştı. Ama Yunanlıların 2 nci kolorduları ile daha da açık yandan kuşatmaya girişmeleri üzerine bu ihtiyat grubunu 25 Ağustosta Yunan 2 nci kolordusunu karşılamak üzere savaşa sürünce elinde ihtiyat kalmamıştı. İsmet Paşa, 26 Ağustos aksamı Sakarya kesiminde cephede bulunan 12 (11 ve 41 nci Tümenler) bu gece cephe ihtiyatı olarak Polatlı bölgesinde toplanmasını emretmiş, bu grubun cephesini Mürettep kolordunun sorumluluğuna vermişti. Bu birlikler gece yürüyüşle aç susuz Anadolu Bozkırında yeni görev yerlerine yetişmeye çalışıyorlardı. Onların her geç kaldıkları zaman diliminde adım adım vatan toprağı kaybediliyordu. Çünkü 3 ncü Grubun, bir gün içinde Çifte Tepeleri ve elinde tuttuğu Türbe Tepenin batı kısmını kaybetmesi, güneydeki asıl cephenin merkez kesimini kritik bir duruma sokmuştu.

Başkomutan Mustafa Kemal Paşa da, bugününü Fevzi Paşa ile birlikte ilk hatlarda geçirmişti

Açık kanatta bulunan Türk l nci grubu bugün de Yunan 2 nci Kolordusunun ağır taarruzları altında zorlu savunma savaşları verdi. Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa, 23 Ağustos günü, yani Sakarya savaşlarının başladığı ilk günden beri zaten hep güneydeki cephede bulunuyor ve özellikle açık kanattaki harekâtı yakından takip ediyor ve gerekli emirleri yerinde vererek savunmayı koordine etmeye çalışıyordu. Başkomutan Mustafa Kemal Paşa da, bugününü l nci grup mevzilerinde Fevzi Paşa ile birlikte ilk hatlarda geçirmişti. 5 nci süvari grubuna gelince: Grup Komutanı, Cephe komutanlığının bir gün evvel, 26 Ağustos saat 21.30’da vermiş olduğu: «Düşman üstün kuvvetlerle ordu sol kanadını kuşatmak üzere taarruz ediyor. Fecirle birlikte Çeltek civarında bulunacak şekilde hareket ediniz. Yarın muharebe meydanına yetişmeniz elzemdir» şifreli telgrafını alamamıştı. Daha önceki plan gereğince grup, gece yansından sonra yürüyüşe geçerek 08.00’de Yunan Küçük Asya Ordusu Komutan General Papoulas ve bütün karargahı buradaydı, Üstelik Yunan Veliahdı da, bu sıralarda ziyarete geldiği Papulas’la birlikte Uzunbey’ deydi Papulas durumu sezmiş, elindeki bir piyade taburu ve bulabildiği karargâh ve diğer ikmal erleriyle acele savunma tedbirleri aldırdıktan başka, köy civarında bulunan uçaklar, ikmal kamyonları, cephane ve yaralılarla dolu iki hastanenin cepheye daha yakın olan, Kürt Taciri köyüne kaçırılmalarını emretmişti. Türk Süvari grubunun taarruzu baskın etkisini kaybetmişti. Ve zaten ne Veliahdın ve ne de Papoulas ve karargâhının burada oldukları bilinmiyordu. Dört saat kadar süren taarruz sonunda 30 kişilik bir Yunan zayiatından başka bir şey elde edilememişti. Çatışmalar sürerken Veliaht ve Papoulas başta olmak üzere ordu karargâhı kaçmayı başarmıştı. Cephe Komutanlığının dün geceki emri de Gruba bu sıralarda ulaşmıştı. Ve Grup Komutanı Albay Fahrettin, bir daha ele geçmez ne büyük bir fırsatı kaçırdığından habersiz, taarruzu durdurarak güneye doğru çekildi. Grup Sarayköy’de toplandıktan sonra, 120 kilometre uzaktaki cepheye katılmak üzere geceleyin, uykusuz ve yorgun, yola koyuldu. Eğer Yunan Küçükasya Ordu komutanı Papulas burada esir alınabilseydi savaşın daha erken bitmesi kaçınılmazdı.

Sakarya Destanı 6.gün; 28 Ağustos

28 Ağustos’ta genel saldırıyı sürdüren Yunan birlikleri, ÇAL DAĞI doğrultusunda ilerlediyse de 61 nci ve 5 ncikafkas Tümenleri tarafından püskürtüldü. Tüm cephelerde Yunan taarruzları devam etti. 2 nci Kolordu kuşatmaya çalıştıkça Türk kuvvetleri karşısına dikiliyordu. Batıda Yunan 7 nci Tümeni BEŞ TEPELER ve VELİDEDE TEPE’ ye taarruz etti bir kısmını ele geçirdi.  Ancak taarruzları durduruldu. Bu günde Polatlı hemen batısındaki demiryolu bölgesindeki Albay Platis’in, 7 nci tümeni yine sabahın ilk saatlerinde taarruza başlamış, 17 nci Türk tümenine yüklenerek Beştepeler’i, VelidedeTepeleri’nin bir kısmını öğleden sonra sıklet merkezini kuzeye kaydırıp l nci Türk tümenine çullanarak Ezineli Çiftliği bölgesini ele geçirmişti.

Polatlı İnlerde 20000 yunan yaralısı…

Mürettep Kolordu, cephedeki iki tümenden başka, kuzeydeki l nci süvari tümeninin bir kısmını ve cephe komutanlığınca emrine verilen 49 ncu piyade alayını da kullanmasına rağmen düşmanı durdurmağa bir türlü muvaffak olamıyor, cephe her gün biraz daha doğuya doğru geriliyor ve güneydeki (Haymana bölgesi) asıl kuvvetlerin gerisini tehdit eden bir tehlike halini alıyordu. Eğer Polatlı bölgesindeki düşman kuvvetleri ilerlemiş olsalardı, Toydemir- Çaldağı bölgesindeki kuvvetlerimiz çevrilip kötü sonuçlara neden olabilirdi.

Birliklerdeki zor durumu gidermek için birlikler kaydırılıyordu

Tehdit altındaki birliklerdeki zor durumu gidermek için birlikler kaydırılıyordu. Kaydırılan birliklerin yerlerini dolduracak birlik olmadığından boşluklar oluşuyor ve bu boşluklar başka bir tehlike yaratıyordu. Akşama doğru 2 nci Yunan tümeninin bu, Gruplar arasında meydana gelen bir boşluğa, yönelttiği taarruz büyük bir tehlike yarattı. Bunun üzerine, Cephe Komutanı İsmet Paşa’nın saat 19.30’da gönderdiği emir, sert bir uyarı havasındaydı: Saatin 22.30’a komşu 3 ncü Grubun gerilemesi üzerine, ona uyarak cephesini biraz geriye almayı öneren 2 nci Grup Komutanı Albay Selahattin Adil’e, Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa’nın verdiği cevap şöyleydi: «3 ncü. Grup cephesindeki durum, 2 nci Grubun da mevzilerini değiştirmesini gerektirecek önemde değildir. Baş Komutanlığın son emri ile de açıklandığı gibi, cephe son ere kadar adım adım savunulacaktır. Savunmaya sukûnet ve metanetle devamı olunmalıdır’’ 42 nci Alay Komutanlığı bir yedek teğmenin elindedir.» diye başlıyor ve üç kelimeye sıkıştırılmış kısa, sessiz, fakat o oranda da insanın içini titreten acı bir şikâyetle sona eriyordu : <4 ncü Tümen cephanesizdir.» Türk süvarilerinin 10 kamyonluk bir ikmal konvoyunu yakalamaları; Yunan cephane programının alt üst etmiştir.. II. Yunan Kolordusu Komutanı Andrea’nın güncesi: ‘’Benzinsizlikten ambulansları öküzler çekiyor’’

Kaleköy yakınındaki tahkim edilmiş tepeler, ele geçirilmişti

Yunan kayıpları da artmıştır. Harpten sonra yayınlanan Yunan belgelerine göre, İnlerkatrancı’daki Yunan gezici hastanesinde yaralı sayısı bugün akşam daha da kabarmış ve 20.000’i bulmuştu. Bugünkü Yunan resmi bildirisi şöyleydi: «Sangarios (Sakarya) Savaşı şiddetle devam ediyor. Sangarios’u ve Gordium (Yassıhöyük) güneyini aşmış olan kuvvetlerimiz, Polatlı yönünde toprak kazanmışlardır. Yıldızdağ’danSabanca’ya dek tahkim edilmiş hatta karşı savaş devam ediyor. Merkezde şiddetli vuruşmalardan sonra düşmanı güçlü mevzilerinden* başarıyla sökmüş olan kuvvetlerimiz, kuzeye doğru 10 kilometre ilerlemişlerdir. Ordumuz, sağ kanatta şiddetli çarpışmalarla ilerleyip Kaleköy yakınındaki tahkim edilmiş tepeleri ele geçirmiştir.» Yunan Ordusunun vatanımızda adım adım ilerlerken bu millet ise elinde avucunda ne varsa ortaya koyarak sabırla ve inançla vatanın savunmaya çalışıyordu.