Ana sayfa GÜNDEM Duatepe Hikayeleri 3; Çaldağı’nda Düşmanı Şok Eden Taarruz Kararı  

Duatepe Hikayeleri 3; Çaldağı’nda Düşmanı Şok Eden Taarruz Kararı  

1757
0

Sakarya Meydan Muharebesinin saklı kalmış hikayeleri Bölüm – 3

” Sakarya Muharebelerinde yaşanan olayları bir yazı dizisi şeklinde mevcut yayınlar, Polatlı Belediyesi Tarihi Alanlar Tanıtım Merkezi kayıt ve bilgileri, POTA Genel Koordinatörü Kadim Koç’tan alınan bilgiler yerinde yaptığı açıklamalar ışığında sizlere aktarmaya devam ediyoruz.”

Bilindiği üzere tarihimizin en önemli savaşlarından birisi olan Sakarya Savaşı Polatlı topraklarında cereyan etmiştir, işte Polatlı, ilçe olarak yakın bir geçmişe sahip olmasına karşın, Türk tarihinde Sakarya Savaşı ile kazandığı bu önem açısından çok özel bir yerde durur. Zira bu savaş, Osmanlı Devleti’nin yıkılış sürecine girdiği zamandan itibaren sürekli gerileyişimizin durdurulduğu bir savaştır ve bu savaş için de pek çok destansı hikayeyi barındırır. Yazı dizimizin bugünkü bölümünde Çaldağı taarruz kararını aktarıyoruz…

Çaldağı’nda Düşmanı Şok Eden Taarruz Kararı

Mustafa Kemal Fevzi Paşa’yı yanına alarak Batı Cephesinin en ileri hattına, Çaldağı’na geldi. Cephe Komutanı İsmet Paşa ile bende beraberdim. İçimizden bazıları, düşmanın güneye doğru sarkmasıyla bizim de Konya ikmal kaynağımızdan uzaklaşacağımız endişesine kapılmıştı. Bu düşüncede olanlar endişelerini Başkomutana söylediler. Güldü:

-Korkmayın!.. Onlar bizden daha ağır zorluklara düşmüş bulunuyorlar. İstediğim ve düşündüğüm oldu. Şimdi Papulas’a bir oyun oynamanın zamanı gelmiş bulunuyor!.. Hepimiz susuyorduk, birden bana döndü ve şu emri verdi.

-Asım!..Şimdi bana iki tümen bul, bu bölgeden bir taarruz yapacağım!..

Hepimiz donup kalmıştık. O, emrine bir mütalaa istemiyormuş gibi elinde dürbünü olduğu halde bulunduğu yerden cepheye, ufka doğru bakıyordu. Bir müddet Fevzi Paşa ile İsmet Paşa birbirlerine bakışıp kalmışlardı. Ben, Yusuf İzzet Paşa!nın grubundan yeni savaştan çıkmış bir tümeniyle ihtiyattaki tek tümenimizi gece yürüyüşü ile Duatepe’nin karşısına getirtmiştim. Sabahın çok erken saatlerinde Mustafa Kemal ayakta idi. Ve çok zannediyorum ki o gece uyumamıştır da. Ayrıca Kazım Bey de (Orgeneral Kazım Özalp) çağırtmıştık. Bu iki tümenden kurulu grubun komutanlığını Kazım Bey’e verdiler. Grubun kurmaybaşkanlığını da Hayrullah Bey (Fişek) yapmaktaydı. Başkomutan, Duatepe taarruzunun nasıl yapılacağını önce haritadan sonra arazi üzerinde taarruz grubu komutanlarına uzun uzun anlattı. (Bkz. Garp Cephesi Kurmay Başkanı Asım Gündüz Hatıralarım, Kervan Yayınları, İstanbul, 1973, s.244-245.)

“Sakarya’nın Destan Olduğu Yer Polatlı” kitabından;

31 Ağustos Çarşamba

Sakarya Meydan savaşı ikinci haftasına girdi. Demiryolu boyunca saldıran Yunanlılar, cephenin merkezinde bulunan üçüncü ve dördüncü gruplar arasında bir gedik açtılar. Sol cenahta yunanlılar biraz arazi kazandıktan sonra durduruldu. Çal Dağı’nın bazı yerleri Yunanlıların eline geçtiyse de karşı saldırıları ile bunların bir kısmı kurtarıldı. Ancak dağın batı yakası Yunanlıların elinde kaldı. Türk kuvvetlerine dağı bütünüyle geri almaları emredildi.

1 Eylül Perşembe

Sakarya Savaşı, bütün gece de devam etti. Şiddetli bir saldırıyla Çal Dağı’nın önemli yerleri geri alındıysa da karşı saldırıya geçen Yunan kuvvetleri, bazı yerleri yeniden işgal ettiler. Bazı Türk kuvvetleri, Polatlı yakınlarındaki sırtlara çekildi. Sakarya Savaşı’nın Türkiye açısından en kritik günü oldu. Çarpışmalar en kanlı ve çetin noktasına ulaştı. Türk kumandanlığı bütün ihtiyat kuvvetlerini Haymana ve Çal Dağı yöresinde savaşa sürdü. Düşman ateşi altında kalan Polatlı boşaltıldı. Haymana’nın savunulması için 2. Grup’un yaptığı çarpışmalarda 82 subay, 900 er, 3 alay, 5 tabur komutanı kaybedildi. 4. Tümen Hücum Taburu’nda yalnız iki subay kaldı. 42. Alay komutanlığı bir yedek teğmenin elinde. 2. Grup’ta taburların idaresi de yedek teğmenlere kaldı. Başkomutan Mustafa Kemal, hükümet merkezinin Kayseri’ye taşınmasını emretti. Yunanlıların Çal Dağı’nı bütünüyle ele geçirmek için yaptıkları saldırı başarıya ulaşamadı, ancak Dua Tepe Yunanlıların eline geçti.

2 Eylül Cuma

Türk cephesinin kilit noktası sayılan Çal Dağı, bütünüyle Yunanlıların eline geçti. Türk savunma mevzileri, Haymana’nın hemen güneyine alındı. Yunanlılar bütün cephede saldırılarda bulundular. Savaş, süngü ile boğaz boğaza devam etti. Başkomutan Mustafa Kemal, savaş sonucunun bir iki gün içinde belli olacağını belirtti. Karşı saldırılar, büyük kayıplara sebep oldu­ğundan Türk ordusuna yalnız savunma ile yetinilmesi emredildi. Yunan ordusunun da gücü tükenmeye başladı. Yunanlılar bugün 49 subaylarını kaybettiler. 145 subayları da yaralandı.

3 Eylül Cumartesi

Yunanlılar Çal Dağı kuzeyinde önemli toprak ele geçirdiler. Haymana-Polatlı şoseninin Ahırkuyu- Şıhali arasındaki bölümü Yunanlıların eline geçti. Bu gelişmeye karşılık cephede genel bir durgunluk var. Yunan ordusu dinlenmeye, iki taraf kendine çekidüzen vermeye başladı. Türkler savaşın kazanılacağından umutlanmaya başladılar.

4 Eylül Pazar

Bazı Yunan birlikleri yoğun bir top ateşiyle karşı saldırıya geçtiler. Göğüs göğse süngü savaşları yapıldı. Yunanlılar Polatlı’nın güneydoğusundaki eski Polatlı sırtlarını işgal ettiler. Birkaç km.lik arazi kazanan Yunanlılar Türk mevzilerine 100-150 metre kadar sokuldularsa da 600 ölü vererek çekilmek zorunda kaldılar. Yunan kuvvetleri Sakarya’nın doğusunu keşfetmeye çalışıyor.

5 Eylül Pazartesi

Yunan genel saldırısı Haymana-Eski Polatlı arasında bulunan merkezden yeniden başladı, Türk ordusuna, düşen her noktanın saldırılarak geri alınması emredildi. Yunan saldırısı, büyük kayıplar verilerek püskürtüldü. Başkomutan Papulas, Türk ordusunun yenildiğini, Yunan ordusunun Sakarya’nın doğusuna yerleştiğini ilan etti. Yunan ordusuna, saldırıları durdurup bulundukları yerde kalmaları emredildi. Böylece Yunan ordusu, Sakarya savaşında en uç noktada durmuş oldu. Bundan sonra üstünlük Türk ordusunun eline geçti.

6 Eylül Salı

Durgunluk devam etti. Cephede keşif faaliyetlerinden başka bir hareket olmadı. Yunan kuvvetleri savunmaya geçti. Yunanlılar, Çal Dağı’nın bazı yerlerinden çekildiler. Mevzilerini tahkime başlayan Yunanlıların gerilerinde belirli bir telaş sezildi. Papulas, çekilmek için Başbakan’dan emir beklemeye başladı. Türk cephesinde, cephane azlığından bazı toplar geri gönderildi.

7 Eylül Çarşamba

Türklerin lehine gelişmeler başlardı. Türkler yaptıkları keşif saldırılarında başarılar kazandılar. Ancak Yunanlıların mevzilerini henüz ellerinde tuttukları anlaşıldı. Bazı Yunan birlikleri Sakarya’nın batısına geçtiler. Türk kumanda heyeti Yunanlıları yenilgiye götürecek bazı kararları aldı. Yunan ordusu da bazı savunma tedbirleri aldı.

8 Eylül Perşembe

Türk ordusu, saldırı için hazırlıklara girişti. Cephenin sol ucunda Yunanlılara saldırılar yapıldı. Yunan ordusu, hayvanları için nal ve ot sıkıntısı çekmeye başladı. Ulaştırma birliklerini saldırılardan korumak için bazı birliklerini görevlendirmek zorunda kaldı. Yunanlıların Sivri’den Gökgöz’e kadar olan bölgede çekildiği gözlendi. Papulas, hükümetine Ankara’yı almaktan vazgeçmelerini önerdi. Askerin moralini yükseltmek için hemen bir ateşkes sağlanmasını istedi.

(Bu yazı dizisinin hazırlanmasına katkı sunan Polatlı Belediyesi Tarihi Alanlar Tanıtım Merkezi Genel Koordinatörü Kadim Koç’a, “Sakarya’nın Destan Olduğu Yer Polatlı” kitabının yazarı Mustafa Özçelik’e teşekkür ederiz.)