Ana sayfa Köşe Yazarlarımız Ego, İd ve Süperego – KÖŞE YAZISI

Ego, İd ve Süperego – KÖŞE YAZISI

583
0

<<< Öğrenci ustasına sorar: “Ego nedir?” Usta yüzünü buruşturarak öğrenciye dönüp, “Bu ne kadar aptalca bir soru. Bunu sadece bir aptal sorabilir.” der. Öğrenci allak bullak olur, öfkeden kıpkırmızı kesilmiştir. Usta gülümser ve şöyle der: “İşte ego budur!” >>>

Freud’un sözüyle ego şahlanmış bir at üzerindeki şövalye gibidir. İd ile süperegonun isteklerini uzlaştırmaya çalışan hakemdir. İd, ego ve süperego insan zihninin katmanlarıdır. Bu katmanlar birlikte yer almalarına karşın farklı düzlemlerde fonksiyon görürler. İd, zevk temelli bir istekler ve aşırı ısrarcı temel enerjinin çıkış noktasıdır. Temel ve en ilkel benliktir. Ego ise “id”in bu isteklerini gerçeklikle karşılayan kısımdır. Çeşitli savunma mekanizmaları ile “id”i dengeler. İd ve süperego arasındaki dengeleyici unsurdur. Temel görevi kişisel güvenlik sağlamak ve “id”in bazı isteklerine izin vermektir. Freud ilerki yıllarda gerçekliği test etmek, savunma, bilgi sentezi ve zeka fonksiyonları ile hafızayı bu merkeze bağlamıştır.

Süperego, baba figürünün ve kültürel adetlerin içselleştirilmiş bir sembolüdür. “İd”in ihtiyaç ve talepleriyle çatışma halindedir. “İd”ye karşı saldırgandır. Tabuları ayakta tutar. Oidipus kompleksinin çözümü için baba figürünün içselleştirilmesidir. Ben=İnsanın kendine özgü ruhsal ve bedensel bütünlüğünün ve bunun zihinsel algılanışının genel ve soyut adıdır. Ben, Freund’un ruhsal cihazla ilgili ikinci kuramında es ve über-ich ile birlikte ruhsal cihazın üç beliriminden biridir. Ben’in kaynağı ( ki Es’in dış alemle teması sonucunda farklılaşmasıdır) ve muhtevaları, bilinçli, bilinç öncesi veya bilinçdışı olabilir. Ben’in yapısı gerçeklik ilkesinin baskısı altındadır. ‘Ben’in fonksiyonu ise, kişiliğin korunması, gerçeğe uyum ve çatışmaların çözümlenmesidir. Ben’in ideali, birincil narsisizm’den (kişinin kendisine karşı duyduğu sevgi) ve çevremizdeki kişilerle ve aile ile özdeşlikten meydana gelen kişiliğin eğilimi; bu özdeşlik, kişinin kendi benliğine karşı beslediği sevgiyi değiştirir ve ikincil narsisizm derecesine düşürür. İdeal ‘ben’, çocukluktaki “her şeyi yapabilme” hayalinin daha sonraki özdeşliklerle değişerek aldığı yeni şekil; bu değişme “kahramanlarla özdeşleşme”ye, yani ünlü ve güçlü kişileri benimsemeye dayanarak olmaktadır. (Ben’in ideal’i ile ideal ben ayrımı Freund’da yoktur. Nunberg, Lagache ve Lacan gibi bilginler, ideal ben’in oluşumunda Narsisizm’i iyice belirtmek için bu ayrıma başvurmuşlardır.