DOLAR 8,64480.18%
EURO 10,14510.25%
ALTIN 494,210,42
BITCOIN 370905-1,51%
Ankara
16°

PARÇALI BULUTLU

13:02

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

BOĞAZ’DAKİ  AŞİRET-KÖŞE YAZISI

BOĞAZ’DAKİ  AŞİRET-KÖŞE YAZISI

ABONE OL
15 Mart 2018 10:01
BOĞAZ’DAKİ  AŞİRET-KÖŞE YAZISI
0

BEĞENDİM

ABONE OL

“TÜRK SOLU”NUN VE “BATILILAŞMA TARİHİ”MİZİN TARİHİ

Önce içindekiler:

Konstanty’ nin çocukları

Detrois’in çocukları

Sotori’nin çocukları

Siyavuş’un çocukları

Ne anlatıyor bu kitap?

Mahmut Çetin’in kitaba yazdığı ön sözden takip edelim:

” BOĞAZ’DAKİ AŞİRET” başlığı ister istemez ” Boğaz neresi?” ve “Aşiret kim?” sorularını akla getiriyor… Evet, Boğaz, bildiğimiz Boğaziçi… Genelde kırsal kesimle alakalı bir kavram olan aşiret kelimesi ise Boğaziçi’ nde bir “kast” oluşturan büyükçe bir ailenin tarihini anlatırken hassaten seçildi. Bir sülale tarihi diyebileceğimiz Boğaz’daki Aşiret, yer yer Türk Solu Tarihi yer yer de Batılılaşma Tarihinin belirli dönemlerini resmediyor. Aileler arasında evliliklerde kurulan bağların sanata,ticarete, eğitime, bürokrasiye ve giderek bir yabancılaşma zihniyeti şeklinde hayata nasıl yansıdığı eserdeki ipuçları yardımıyla daha iyi görülecektir zannediyorum.

BOĞAZ’DAKİ AŞİRET, dört büyük ailenin birbiri ile irtibatından oluşuyor… Eser bu sebeple dört bölüm oldu. Aile büyüklerinin asıl isimleri de bölüm başlığı olarak seçildi. Konstanty, Detrois, Sotori ve Siyavuş isimleri bu ” aşiret”in köken olarak bize yabancı olduğunu gösterse de milletimiz bu köken farklılığı üzerinde hiç durmamıştır. Polenez, Alman, Rum,Hırvat ve Macar kökenli olmak onur kırıcı bir durum olarak görülmemiştir tarihimizde. Bu insanlar hiç şüphesiz Türkiy’enin birikimidir. Ancak yabancılaşma öncüsü olan bir sülalenin, olan ilişkilerini şebekeye dönüştürerek ülke insanına karşı açık bir savaşa girişmesi de görmezden gelinmemelidir.

Bu çalışmanın bize öğrettiği şey bir ailenin sanata, ticarete ve siyasete hakim olan mutlu azınlık içinde bulunmasının hiç de tesadüf olmadığını göstermesi olmuştur. Ama bu durum bizim yakın tarihimize öfke duymamızı gerektirmiyor. BOĞAZ’DAKİ AŞİRET geçmişi bilmeyi, bu bilgiden gelecekte istifade etmeyi düşünenler için geçerli bir kaynak olmuştur.

Şimdi yapılması gereken,yeni Boğaz’daki Aşiretler üretmeden , birlikte yaşamacı, Batı’yı doğru algılayan,Bilgi Çağı’ nın gereklerini yerine getiren, geçmişle geleceği, dinle bilimi, devletle milleti ayrılmaz bir bütün olarak gören bir terkibi kurmaktır. Türkiye , bu birikime ve idrake vakıf bir ülkedir.”

BOĞAZ’DAKİ AŞİRET, Mahmut Çetin’in kitabı. Geleceğin büyük Türkiye’nin niye kurulamadığını ve nasıl kurulması gerektiğini gösteriyor bu kitapta. Öncüler soy- köken olarak yabancı ise ülke diye bir dertleri yoktur; her türlü yabancı etkiye açıktır ve Türkiye’ de de böyle olmuştur. Bu yabancı soylular her kurumu ele geçirmiş ve millet ile devlet arasında aşılması güç engeller koymuşlardır . Bu güç halen etkindir ve iş başındadır. Türkiye’nin geleceği de tehlikededir…

Bu yabancı soylular kimler?

Konstanty Borzecki( Mustafa  Celaleddin Paşa), Nazım Hikmet Tan,  Zeki Baştımar, Nihat Sargın,Refik Erduran, Münci İnan, Mehmet Fuat, Samih Rifat, Oktay Rifat; Karl Detrois ( Müşir Mehmet Ali Paşa), Ali Fuat Cebesoy, Mehmet Ali Aybar, Sabahattin Ali, Rasih Nuri İleri; Sotori ( Hekim İsmail Paşa),Abidin Dino, Sabri Dino; Siyavuş Paşa, Namık Kemal, Numan Kemal Menemencioğlu… Bektaşîlik, Mevlevîler…

Kitap hakkında kim ne demiş?

” BOĞAZ’DAKİ AŞİRET Nazım Hikmet’ ten Turgut Sunalp’ e kadar içinde birçok ünlünün bulunduğu bir ailenin 160 yıllık hikayesi.”  ( Afet Ilgaz)

” Beyaz Türk prototipi zaten Tanzimat’ la Batılılaşma sürecine giren ve Osmanlı’ dan tevarüs eden Boğaziçi Aşireti’nin cumhuriyet rejimi kadrolarının tepesine oturmasıyla yapılandı.”(Fuat Uğur)

” Şunu söylüyorum: Uyguladığı teknik öncüdür… Benden öncedir.”( Soner Yalçın)

” Kitabın ama besbelli… Bir insanın tek başına bu kadar bilgiye ulaşabilmesi çok zor. Kitap bence MHP grup çalışmasıdır.”( Rasih Nuri İleri)

Bu kitabı okumak kendini Türk ve Müslüman bilen herkesin yapması gereken ilk iş. Tarih hep tekerrür ediyorsa nedeni bilinmeli ve tedbirler ona göre alınmalı . Bizim adımızı taşıyan ancak gönlü başkalarından olan insanlardan kime ne fayda gelir?

Tarihi övünmek için değil yarınları kurmak için öğrenmeliyiz. Son pişmanlık fayda etmez.

 

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.