Ana sayfa Köşe Yazarlarımız ‘’ İYİ ‘’ GELDİ… – KÖŞE YAZISI

‘’ İYİ ‘’ GELDİ… – KÖŞE YAZISI

3802
0

Yolculuk ‘’İYİ ‘’ başladı.

Yönetim Kurulu üyeleri ve İlçe Başkanı sayın Yetkin Öztürk’ ün, yakalarındaki güneşten bir tane de yüreklerine taktıklarını gösterir sıcak karşılamaları ve insancıl merhaba’ları…

Gençler ve kadınlar… Kalplerinden gözlerine yansıyan coşku, inanç ve cesaret… Cümlelerindeki nezaket…

İlk notumu alıyorum; Karşılama ‘’İYİ’’ geldi.

Sıcak ve samimi sohbetlerin ardından, hareket vakti..

İstikamet; İYİ PARTİ Ankara İl Binası Açılışı ki bundan sonrası bakımından muhtemelen ‘’Siyasetin Merkezi ‘’

İkinci notumu alıyorum; yolculuk ‘’ İYİ’’ geldi.

Zirâ Mahir Yavaş abi ile aynı minibüste yan yanayız, o anlatıyor biz yarılıyoruz.

Hastahane Hikâyeleri ama fıkramsı böyle, aşırı güldürüşlü…

Şöyle ki;

Bir teyze gelir randevu kabul bölümüne,  ‘’ Çekyat istiyorum’’ der. Mahir abi, Bellona’ ya gönderir teyzeyi… Sonradan anlaşılır ki teyzemiz, ‘’Check Up’’ istermiş.

Bir başkası;

WC temizliğini yapan görevli kapı arkasındaki günlük temizlik kağıdına imzasını atarken, yaşlı bir amca görür. Sorar Mahir abiye ‘’ Neden imza atılıyor ? ‘’ Mahir abi yanıtlar; ‘’ Tuvaleti yapıp bitirince imza atıyor. ‘’ Aradan bir saat geçmeden amca geri gelir. ‘’ Oğlum, ben imzalarımı attım ama hanım imza bilmez parmak bassa olur mu’’ Mahir abi, ‘’ Nereye imza attın emmi? ‘’ diyerek, amcayla birlikte imza attığı yere gider. Bakar ki; amca tuvaletin arkasındaki aylık temizlik çizelgesini komple imzayla doldurmuş. Bi de demez mi ‘’ Bende prostat var evladım, çok sık girip çıkıyorum, unuturum diye hepsini toptan attım. ‘’

Güle güle, ne ara Ankara’ ya geldik anlamadık.

Park yeri bulmak ne mümkün, indik araçlardan sonunda açılışın yapılacağı alana vardık.

Binlerce yürek bir arada, nasıl bir coşkulu kalabalık…

Sayın Akşener anons edildi. Basın mensupları sahnenin önünde…

Ben,  İstiklal Gazetemizi temsilen bulunuyorum , sahne önünü tercih etmedim. Genel başkanın sahneye gelişini çekerim diye dar koridorun merdivenlerle birleştiği yerde, dikilmişim soteye…

Çok aşırı kalabalık… Hatta aşırı kelimesi normal kalacak biçimde, aşırı aşırısı kalabalık… Eee kalabalık olacak haliyle, yeni bir umut doğuyor netice itibariyle…

Derken okuruma söyleyeyim, açık mavi ceketi, siyah pantolonu, beyaz gömleği, yüzünde güneşimsi gülümsemesiyle göründü. Hafif bi izdiham, ilk basamağa ayağını attı sağ eli boşta kaldı. Tutamaç yok, refleks olarak uzattım elimi, tuttu. Dört basamak çıktı. Dördüncü basamaktayken elim düşükte kalmasın diye boyum uzadı yeminle…

Sonra konuşmasına başladı.

Son notumu alıyorum, Parti programını okumuşluğumun garantisiyle;

‘’ Merhaba Umut, Hoşgeldin…’’

KIRK  KAT  YABANCI  MALLARI  HAFTASI

Çocuklar, Yerli Malı Haftası kutluyor. Masalarda;  Kek, börek, çay, elma, muz, patlamış mısır, hatta mercimek köfte ile kısır…

İyi de; elma; Şili’den, mısır; Ukrayna’dan, çay; Srilanka’dan, mercimek; Kanada’dan, muz; Panama’dan…

Bu duruma, kafası zehir gibi çalışan bir ortaöğretim öğrencisi isyan etse mesela… Yerli Malı Haftasını ürettiği yerli bir mamül ile kutlasa…

-Sen bi şey getirmedin mi Nurettin?

-Getirdim öğretmenim. Benim yerli malım bahçede…

-Bu ne evladım?

-Yerli ve milli araba…

-Sen mi yaptın?

-Babam, amcam, eniştem, ben, tam bir aile otomobili oldu öğretmenim…

-Eee nasıl bir araba bu? Önden çekişli mi?

-Arkadan çekişli olmaz ki zaten öğretmenim,  arkadan iterler, önden çekerler. Bizim arabamızda, yokuş kalkış desteği de var.

-Onu da mı yaptınız? Nasıl?

-Yokuşa gelince mahallenin gençleri destek veriyo, itekliyolar… Kırmızı ışığa geldiğinde, ışık sarıya dönmeden korna da çalıyo öğretmenim.

-Hımm kapıyı kapattığımızdaki tok sesi iyi olmuş.

-O standart öğretmenim… Sadece kapattığınızda değil 40 km hızdan sonra tok tok tok diye ses geliyo kapıdan… Start stopu da var ama bazen startı bazen de stopu çalışmıyo o zaman bi açıp kapatmamız gerekiyo, normal anahtarla… Bi de yollarımız bozuk ya öğretmenim, süspansiyonlar süs olsun diye değil bizde, yola göre yaptık, çukura gelince zıplıyo…

-Eee hani çalışmıyor?

-Kaputu açıp bakayım ben öğretmenim… Tühh ya hayy babanın kemiğine…

-Ne oldu?

-Bi dakika öğretmenim, babamı arıyorum. Dıııt Dıııt … Babaa akü yokk!..(Vizontele tonlamasıyla)

-Aküsü mü bitmiş?

-Yok öğretmenim, telaştan akü koymayı unutmuşuz.

-Devrim arabalarına da benzin koymayı unutmuştuk evladım… Devrin arabasında da aküyü unutmuş olmanız gayet normal…

-Efendim öğretmenim?

-Yok bişey evladım, hadi sınıfa gidip börek, kek yiyelim.

AŞK’CA KALIN…

DİP NOT: Seçim öncesi 2016’ da satışta denmişti. Yerli otomobili göremeden 2017 de bitti..

VİP NOT: TEMSA… %100 Türk mühendislerinin eseri, YERLİ ELEKTRİKLİ OTOBÜS… 12 bin adet ihracat… ABD pazarında dördüncü sırada… Batarya, motor ve aks üçlüsü 2020’ den itibaren yerlileşecek, şimdilik % 60 yerli, 2020’ de % 98 yerli bir hibrid otobüs haline gelecek…

TİP NOT: Turgay Başyayla… Acıktıkça geliyo Polatlı’ ya… Şaka şaka…Lezzet Durağı Show TV Polatlı’daydı. Polatlı’nın tanıtımı için çok lezzetli hareketler bunlar… Daba daba dap dap dap J

BİP NOT: Et ihalesine mi beyefendi? Yokk at ihalesine… 4 ton at etini kavurma diye yedirmişler Mehmetçiğimize… Olmayan vicdanınıza Biiiip Notu az gelir, umarım bu haltı yiyenlere, atın aşağı doğru uzayan kısmı denk gelir.