DOLAR 8,50710.94%
EURO 10,03220.54%
ALTIN 480,00-1,23
BITCOIN 4101850,45%
Ankara
17°

KAPALI

19:20

AKŞAM'A KALAN SÜRE

KAHVE- RENGİ NİYAZİ – KÖŞE YAZISI

ABONE OL
4 Aralık 2017 10:00
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Yıl 2004 aylardan Mayıs…

Sonradan asparagas olduğu ortaya çıkarılan bir haber, günlerce hatta haftalarca sosyal medyada paylaşıldı. İnter­netteki haber sitelerinde ilgili haber binlerce kez tıklandı.

Konya Selçuklu’ da yaşandığı iddia edilen habere göre, T.G isimli delikanlı ailesi ile birlikte kız isteyeme gider. Adet olduğu üzere damat kahvesinin içine bir miktar tuz atılır. Ancak yine habere göre gelin kız muziplik yapar. Haberin metninde geçen aynen şöyle; Gelin adayı kahvenin içine tuz ile birlikte peynir, domates, yağ, yumurta sarısı, reçel ve bal koyar.

Diyelim ki haber yazan muhabir, küçücük kahve finca­nına bildiğin serpme kahvaltıyı sığdırdı diyelim… Bunca malzeme fincana sığdı diye farz edelim, haberin devamında ve akabindeki şu cümleleri hangi hayal gücü ile yazdı?

“Damat kahveyi içmek istemedi ama adet, gelenek, görenek olduğu için ailesi tarafından zorla içirildi. Sabaha karşı mide spazmı şikayetiyle hastaneye kaldırılan damat hayatını kaybetti.”

Çok kahve- rengi bir haber değil mi? Masalcı teyze edasında yazılmış bu haber metninin hikâyesi nasıl olurdu acaba?

Kahramanımızın ismi zaten belli;

Niyazi…

Niyazi hoş geldin evlâdım.

Hoş buldum bey amca da burası neresi, siz kimsiniz?

Ahir ömrünün ilk refakatçileriyiz delikanlı…

Şaka mı bu bey amca, nerde kamera?

Ne şakası oğul, kaldır bakiim kafanı…

Taaakkkk…

Bismillah destur, anaaa sanduka…

Sorgu meleklerin gelene kadar ön soruşturma yapa­cağız.

Ne sorgusu, ne meleği, az önce turp gibiydim nasıl ölürüm hacı dayı?

Rızkın tükenmiş evlat…

Rızk Allah’tan pamuk dedem…

Ezelde takdir edilen amellerin de tükenmiş.

Nasıl yapsak gadalarını aldığım can dedem?

Kısacası vakti ecelin gelmiş delikanlı…

Bilirim acele gelir ecel, bir daha baksak pamuk de­dem, ecel vaktim değil evlenme vaktimdir belki bir daha baksanız ya can dedem Allah aşkına…

Eyyy fani öldün işte, yalnız geldin yalnız gideceksin, gereksiz yere cümlelerden kalabalık yapma.

Ne ölmesi pamuk dedem, Rabbiyesir ve la duasir Rabbitemin bil hayırdır inşallah…

Anlaşıldı evlat, senin de gözünün önünden film şeridi geçireceğiz, oynatalim Uğur’ cum…

Anaaa sünnetim, dedem kirvem, bak bak bak halam altın takmadan kaçıyor. Buraları görmemiştim, sünnet es­nasında bayılmışım, hastanedeyim.

Çok geriden başlamışız, ileri al, oynat Uğur’ cum…

Ahaa mahallemizin köpeği Cango… Nasıl kovalıyor beni, ben de iyi koşuyorum ama bak yakaladı beni… Bal­dırda diş izleri… Yarım kiloyu ayırır budumdan sandımdı da Allah iman verdi Cango insaf etti. Sonrası göbekten aşı­lar… Kaç tane o kocaman iğnelerden yedim hatırlamıyo­rum. Hastanedeyim .

Halâ gerideyiz ileri alalım…

Ahha haha bu çok komik pamuk dedem… Vaktin varsa sonuna kadar izleyelim. Bu bizim dut ağacı… Bunlar da teyzemin çocukları… Duta dalmışız. Dutun ballarına da arılar toplanmış, görüyor musun? Kuzenin elindeki dal parçasıyla gittiği istikamete bak pamuk dedem, arıların üzeri­ne gidiyor. Yapmaa dememe kalmadan bak nasıl vuruyor dal parçasını hayvanlara, bak bak haylaza nasıl kaçıyor. Gördüğün gibi ben ondan önce atlıyorum ama bahçede çamaşır sermek için gerilen kalın teli unutmuşum. Boy­numdan takılıp çamaşır teline hoop sırt üstü düşüyorum, arılar da haliyle yüzüme gözüme… Hastanedeyim.

Hastane önündeki incir ağacı sen olmuşsun Niyazi…

Yok dut ağacı o pamuk dedem… Aaa bak burada da halı saha maçındayız. Mevsim kış, dışarısı buz ama biz cıva gibiyiz. Bak pamuk dedem nasıl fuleli adımlarla topu sürü­yorum. Çalımlara bak, ahhh işte burada topu ayağımdan biraz açıyorum. Bu da bittiğim an işte, kalecinin koşuşuna bak, abanıp topa vuruyor. Topun gittiği istikamete bak… O buz gibi havada, o hızla gelen topun acısı var yaa… Res­men belimden aşağısı Kasımpaşa… Bak iki kişi koluma girmiş lavaboya götürüyorlar beni… Olacak gibi değil, doğ­ru acile… Hastanedeyim.

Evlat normal bir günün yok mu?

Vallahi ne bileyim pamuk dedem, film şeridini siz döndürüyorsunuz.

Biraz daha ileri saralım.

Bunu gedebilir miyiz pamuk dedem?

Yine mi hastanedesin?

Maalesef…

Bu sefer neden?

Apandisitten…

Biz direk son görüntüye gelelim.

İsabet buyurdunuz pamuk dedem… Çikolatacıdan çıkıyorum, oradan çiçekçi… Malzemeleri eve bıraktıktan sonra doğru kuaför ve en son takım elbise için arkadaşımın mağazasındayım. Ettenşın piliis pamuk dedem…

Efendim?

Yani diyorum ki bir takım elbise bu kadar mı yakışır insana, dikkatini çekerim.

Bak annemle babam pamuk dedem, ellerinden öper­ler. Burası da görücü gittiğimiz kızın evi…

Görücü usulü mü?

Hee pamuk dedem, Allah’ın emri, peygamberin kav­li…

Kızın huyunu suyunu bilmiyorsun yani, ilk görüşün…

Aynen pamuk dedem…

Aileler tanıyor mu birbirini?

Yok tanımıyor, biz de tanışalım diye gittik zaten…

Neyse devam etsin hayatının film şeridi akmaya…

Haa bak buraları görmemiştim ben biz salondaydık haliyle göremezdim zaten… Kahve yapıyor elleriyle bak pamuk dedem, maşallah hamarat kız aynı zamanda…

İçtin kahveyi, nasıldı evlât kahve?

Tuzluydu… Tam tuzlu da diyemem aslında karışık gibiydi.

Diktin tabii kafaya?

Sonuçta gelenek, görenek bey amca, hem belki de ailesi verirse ileride eşim olacak insan, zahmet etmiş yap­mış elleriyle, içilmez mi?

Gelenek diyorsun da gel bakalım sonunu görenek…

Anlamadım pamuk dedem…

Evladım senin kız muziplik olsun diye tuzla yetinme­miş kahvaltılık namına ne varsa atmış fincana…

Eee sonuç hacı amca?

Zehirlendin…

Yaniii sonuç?

Sonuç; hastanedesin…

Hastanedeyim ona alışığım zaten de sonuç ne pamuk dedem?

Ne sonucu evladım, nalları diktin işte, tahtalıköydesin ne sonucu diyorsun daha?

Yani hacı amca, kızı verdiler mi, vermediler mi sonuç­ta? Kahveden sonrasını hatırlamıyorum da…

 

 

 

 

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.