DOLAR 8,56310.03%
EURO 10,1160-0.09%
ALTIN 496,080,21
BITCOIN 3407366,87%
Ankara
26°

AÇIK

13:16

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

Polatlıspor’un Yaşayan Efsaneleri -1

ABONE OL
8 Aralık 2017 12:12
0

BEĞENDİM

ABONE OL

‘’Sami Bilgiç –  Nâm-ı diğer; 1950’li yılların efsane ismi Sıçan Sami’’

İstiklal Gazetesi olarak, siz değerli futbolsever okurlarımızı zaman içinde keyifli bir yolculuğa çıkarıyoruz. Yeni yazı dizimizin konu ve konukları; Polatlıspor efsanesine can veren, ruh katan, Polatlıspor’un yaşayan efsaneleri… Anıları ve anlattıklarıyla futbolun o yıllardaki anlam karşılığını bulacaksınız. Belki de günümüzde futbol dünyamızdaki eksiklikleri o yılların varlıklarıyla tamamlayacaksınız.

Onlar, o dönemlerden günümüze bize futbolu bir kez daha sevdiren adamlar…

Söz konusu futbol olduğunda en iyi olmak, hatta en iyilerden biri olmak bile; sinema, müzik, edebiyat gibi farklı disiplinlerde en iyi olmaktan daha değerli… Buna sporun diğer türleri de dahil. Zira futbolun özü rekabet… 1950’li 1960’ lı yıllardan bugüne uzanan zaman yolculuğumuzda, o dönemlerin sahada sadece kazanmak için oynayan futbol efsanelerini, dışarıda örnek babaları, örnek eşleri, asil centilmenleri okuyacaksınız. Onlar, o dönemlerden günümüze bize futbolu bir kez daha sevdiren adamlar… Ve o yıllar evlerinde annelerin formalara takım amblemlerini diktiği yıllar, maç primlerinin bir öğle yemeği ki o da Köfteci Hüseyin’den ekmek arası köfte olduğu yıllar… O yıllar, sadece kazanma duygusunun, takım ruhunun sahaya yansıdığı yıllar…

Sami Bilgiç, 82 yaşında

İşte o yıllardan günümüze isimleri, nâm’ları, futbol karakterleri ile hatırlanmaya devam eden Polatlıspor’ umuzun yaşayan efsanelerine bir saygı duruşu anlamı da içeren ‘’ Polatlıspor’ un Yaşayan Efsaneleri ‘’ yazı dizimizin ilk konuğu; Sami Bilgiç, Nâm-ı diğer ‘’ Sıçan Sami’’… 30 Temmuz 1935 doğumlu Sami Bilgiç, 82 yaşında, evli, 3 çocuk ve 3 torun sahibi…  Zaman yolculuğumuzun ilk konuğu Sami Bilgiç’le, futbola başladığı 1950 yılına gidiyoruz.

Mehmet Işık: Yiğit nâmı ile anılır elbette… Sizin nâmınızın da futbolunuzdaki karakteristiğinizi yansıtmak anlamını taşıdığını düşünüyorum. Yanılıyor muyum?

Sami Bilgiç: Sağ açıkta, topu ayağıma aldıktan sonra beni yakalamak çok güçtü. Kıvraklığım, iyi koşuculuğum ve o hızla top kontrolümle bu lakabı aldım. Çok zaman yediğim tekmeye rağmen düşmez devam ederdim koşmaya… Yani faule maruz kalsam da yıkılmazdım. Çalım atmayı da severdim, esnek ve kıvrak çalımlarla hedefim olan kaleye doğru hızla koşardım.

Mehmet Işık: Sağ açıkta ekspres gibi sürekli işleyen bir kanat oyuncusuydunuz? Sürekli depar halinde, sürekli sprintte bir Sami Bilgiç vardı sahada… Maçlara nasıl hazırlanırdınız?

Sami Bilgiç: Kendi adıma özel bir hazırlığım olmazdı. Ciğerli bir futbolcuydum. Maç içinde koşmaya aç bir mizaçtaydım. Bizim zamanımızda, bugünün futbol kampları, hazırlık kampları yoktu elbette… Biz maç günleri bir araya gelirdik. Ama tek bir hedefte bütünleşirdik; KAZANMAK… Bu maç kazanılmalı diye şartlardık kendimizi, maçı kazanmak için de benim koşmak gerekiyor derdim ve deli taylar gibi koşardım. Yorulmak bilmeden… Dediğim gibi ciğerli bir futbolcuydum ve takım olarak da yürekli bir takımdık.

Mehmet Işık: Sağ açıkta Sami Bilgiç… Kanat oyuncusu olmakla birlikte, golcü bir isimdiniz aynı zamanda… Gol atmadığınız maçınız olmadı değil mi?

Sami Bilgiç: Her maç en az 1 golüm vardı. Bomba gibi oyuncular vardır. Her an patlamaya hazır olanlar… Ben öyle bir futbolcuydum sanırım.

Mehmet Işık: 1950’li yıllarda takımı izlemeye gelenlerin emin olduğu bir şey vardı. Top istedikleri yere yani ağlara gitmese bile o takımı izlemek büyük zevk verecek… O yıllardaki takımla ilgili neler söylemek istersiniz?

Sami Bilgiç: Tutkulu oyunculardık. Kazanma hırsı elbette tüm takımda vardı ama tutkulu oyunculardık. Gol tutkusu olan golcülerimiz vardı. O topu gol yollarına götürme tutkusu olan biz kanat oyuncuları. Top geçer adam geçmez tutkusuyla, çelik gibi savunma tutkusu olan defans oyuncularımız vardı. 90’ a giden topu dahi çıkarma tutkusu olan kalecilerimiz… Futbol tutkusu olan seyircilerimiz vardı. Biliyor musunuz o dönemlerde kadın izleyiciler gelirdi maç izlemeye… Aileler gelirdi. O takımı izlemek tüm şehre keyif verirdi.

Devam edecek…

 

 

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.