DOLAR 8,5609-0.01%
EURO 10,1288-0.09%
ALTIN 495,980,19
BITCOIN 3372026,79%
Ankara
28°

AÇIK

13:16

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

Yeni Beyin Cerrahı, Can Hastanesinde

ABONE OL
4 Ekim 2017 10:48
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Beyin Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Mustafa Gölen, Özel Polatlı Can Hastanesinde Göreve Başladı.

Op. Dr. Mustafa Gölen dün bir basın toplantısı düzenledi. Gölen, basın toplantısında,  boyun fıtığı, bel fıtığı, beyin ve omurilik cerrahisi konularında basın mensuplarına bilgi verdi. Gölen; Boyun fıtığı tedavisi hakkında şunları söyledi: “Bu fıtık dediğimiz olay,  omurgalar arasında ki disklerin taşıp , sinirlere baskı yapmasıdır. Olay sinirle ilgili olduğu için de biz devreye giriyoruz.  Niye beyin cerrahisi diye aklınıza gelebilir omurgada ki bir problem,  sonuçta bir sinir bazısı söz konusu bunu da biz ortadan kaldırıyoruz. Boyun fıtıkları , boyun ağrılarının sebeplerinden bir tanesidir, sadece boyun ağrısı boyun fıtığı sebebiyet vermez.  Eğer bu boyun ağrısına boyun fıtığının sebebiyet verdiğini tetbitlerle saptar isek,  sonrasın da tedavi basamakları ortaya çıkar.  Nedir bunlar;   istirahat , ağrı kesici, kas gevşetici tedaviler olmadı fizik tedavi devreye girer bunlar da yeterli değil ve hastanın şikayetleri devam ediyor,  ağrıları devam ediyor gibi durumlar var ise ameliyat gündeme gelir.  Ameliyat , hastaların da söylediği gibi son çare  olarak bizimde yaklaştığımız bir durum . Her gördüğümüz boyun ağrısını ameliyat edelim demiyoruz,  belki %10 u yani öyle söyleyeyim. İlaçlarla, fizik tedavi ile geçiştiriliyor tedavi oluyor demiyorum ama, hiçbir boyun fıtığı durduk yerde düzelmez.”

“Hastalar ameliyat sonrası kendini korumuyor”

Gölen, bel fıtığı tedavisi ve süreci hakkında da şunlara değindi: “Bel fıtığı bizim içinde zor bir rahatsızlık, boyun fıtığı çok daha rahattır hastayı ameliyat ederiz rahatlar , tekrarlamaz ve hasta oldukça memnun kalır ama bel fıtığı bizim için de zor ameliyat ederiz   bel ağrıları geçmez,  düşünün belim ağrıyor diye hastaneye gidiyorsunuz ameliyat oluyorsunuz.  Bel ağrısı geçmez, hiç bel ağrısını ameliyat etmeyiz bacak ağrısı olmadığı sürece ve ayaklarında kuvvet kaybı olmadığı sürece ama bu tür hastalarımızın bel ağrıları devam ediyor. İki üç kere ameliyat olan hastalarımız vardı ,ve biraz da problem şundan da kaynaklanıyor hastalar ameliyat sonrası kendini korumuyor,  öyle de bir durum var iyi olunca da bazen de mecburen tarlada çalışıyor çiftçi ise de yaşamak zorunda devam ediyor, veya sanayi de çalışıyorsa çalışmak zorunda buda beli kötü kullanmış oluyorlar bu esnada eğil kalk  hareketi defalarca ağır kaldırmak zorunda kalıyorlar. Sonrasında da tekrarlıyor şikayetleri öyle olunca da ameliyat oldum ve iyi olamadım diye klasik bir moda giriyorlar. Aslında ameliyat ettiğimiz bir çok hasta ilk etapta iyidir buradan giderken , sonrasın da önerilerimize uymamıştır , ama kilo almıştır yada belini kötüye kullanmıştır bir şekilde. Tansiyon hastasının tansiyon ilaçlarını kullanmadığını düşünün, şeker hastasının şeker ilaçlarını kullanmadığını düşünün bizimkide öyle açıkçası. Öncelikle hasta, kendisinin doktoru olacak kilolu ise, kilo vermesi lazım size fazladan bir on kilo verip taşıttırdığımızı düşünün , nekadar taşıyabilirsiniz bu on kiloyu  belki on beş dakika değil mi . Ama  bir çok insanın belki on belki on beş kilo fazlası var vücudunda olmaması gereken, bir kere bu çok önemli tetikleyen zaten ağır kaldırmak, ani hareket etmek gibi.”

“Hastalarımız ilaçlardan tedavi görmüyorsa fizik tedaviye yönlendiririz”

Gölen, açıklamasının sonunda; “Hepsi fayda görecek diye bir şey yok ama, fayda görme ihtimalide var sonuçta, o yüzden her halukarda öneririz.  Egzersiz bel ağrılarını güçlendirmek açısından ,  bel kaslarını güçlendirme açısından çok önemli. Bu kasları güçlendirmek ne işe yarıyor ,  kaslar bizim aynı zamanda destek dokumuz , sadece hareket etmemizi sağlamıyor. Ve omurgalarımızın etrafındaki kas ne kadar güçlü olursa destek dokularımıza binen yük  okadar azalır. Her eklemin egzersizi farklı olur, biz aslında bakarsanız yüzme öneririz hastalarımıza yüzme , bele yük bindirmeden kaslarımızı güçlendirebilecek tek spor. Başka bir altarnetifi yok çünkü bazen bu bilinçsiz egzersizler hastaların kendi kendilerine  yaptıkları bel ağrılarını arttırabilir gerçekten ,oturuşta önemli  belimizi arkaya doğru dayamamız gerekiyor bu önemli bel boşta kalacak şekilde oturmalar uzun süre kronik bel ağrılarına sebebiyet verir. Oturuyorsak eğer dik durmada normal bir pozisyon değil,  mutlaka belimizi arkaya doğru dayayacağız, ağırlığımızın bir kısmını oraya vermiş olacağız. Uzun süre oturuyorsak eğer hareketli, dönen bir sandalye onlar için daha rahat olabilir , arada bir hareket ettirmek adına bellerini  ve aynı zamanda varsa bir rahatsızlıkları özellikle bel destekleri vardır.  Beli destekleyecek şekilde bir pozisyon almaları  eğer sandalyeleri uygun değilse  tavsiye ederim” dedi.

Mustafa Gölen kimdir?

1979 Afyon Bolvadin doğumluyum. Üniversite Konya Meram Tıp Fakültesi  sonrasında da ihtisas için Ankara’ya geldim. Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde 2005 ila 2012 yılları arasında çalıştım, mecburi hizmetimi Ankara Sincan devlet hastanesinde çalışarak yaptım 2 yıl boyunca. Sonrasında bir süre Konya’da çalışıp , tekrar Ankara Polatlı’ya  dönüş  yapmış olduk. İki gün oldu geleli, dünden başlayayım geldiğimde hastalar bekliyordu nasıl bir organizasyon yapıldı ise,  bilmiyorum bu şekilde hastalar karşıladı beni. Etrafı gezme şansım bile olmadı henüz, Polikliniğime bakayım dedim ve başlamış olduk. Şimdi devam ediyoruz bu şekilde, hasta profili ise tipik bir Anadolu,  bende bir Anadolu çocuğuyum. Aslen Karamanlıyım doğum yerim ilk başta söylediğim gibi Afyon Bolvadin, çokta farklı yerler değil yakın yerler zaten çok yadırgadığım bir profilde olmadı o yüzden,  çalışmak için de geldim buraya. Gazi Üniversitesin de iyi bir eğitim aldığımı düşünüyorum bu noktada,  ilk tercihimdi ve araştırarak yazdım ve hâkimdim nasıl bir yer olduğunu,   Gazi Üniversitesi, Beyin Cerrahisi donanım olarak belki de Türkiye’de en iyi yerlerden biridir sadece Ankara için söylemiyorum. Çocukken hep sorarlar, ben hep beyin doktoru olacağım derdim, doktor olacağım demezdim hep beyin doktoru olacağım diyordum ve nitekim bir şekilde nasip oldu.

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.