DOLAR 8,3643-0.9%
EURO 9,9419-0.97%
ALTIN 487,04-1,04
BITCOIN 331388-5,22%
Ankara
30°

AÇIK

20:27

AKŞAM'A KALAN SÜRE

TEVAFUKLAR – Köşe Yazısı

ABONE OL
18 Eylül 2017 10:22
0

BEĞENDİM

ABONE OL

*Güvenilir haberci ulaştı.

*Bu yepyeni devirde ,  tüm milletler  ve topluluklarla birlik içerisinde olunmalı.

*İnsan idrakinin seviyesinde Tanrılık varlığına akli ve İlhami deliller getirilmelidir.

*Tanrının dini birdir ; fakat yenilenmesi gerekir.

*HZ. İSA buyuruyor : “  Baba’nın göndereceği O Teselli Verici Ruh gelince gerçeği size açıklayacaktır. “

*… tercüme konusuna  gelince  ;  pek yakında  bu tercümeler  bütün dillerde son derece güzel , düzgün, açık ve etkili olarak yapılacaktır.

* Bin yıl bitiminden sonra bazı Kutsal Kişilerin bir Emir getirmeyi başaracakları muhtemeldir. O, mahpus edilerek zincirlere bağlandı. O, evsiz bırakıldı ve uzak ülkelere sürgün edildi.

*Kanınıza   susamış  düşmanınız olsa bile hiçbir kimseden intikam almayasınız.

*Gerçek dışı ithamlarla bizi suçladılar.

* Ruhani Mahfiller ve kutsal toplantılar düzenleyiniz.

*Sen politikadan hiç söz etme, senin görevin ruhların yaşamıyla ilgilenmektir

*Senin nurlarının doğuş kaynağı olan…

*Amerika’nın kalbinde bir   … binasının yapılması için  …  Dünya malından hiçbir şeyi olmadığından para gönderemezdi, bundan dolayı yüzünü süsleyen çok güzel  ve uzun saçlarını kendi eliyle keserek satışa çıkarttı ve bunun parasını …  teberru etti.

*Bu cihat için … biri, bin devesini buğday yüküyle…biri,  bütün mallarını… biri, bir avuç hurmayı   teberru olarak sundu.

…  insanlık dünyasındaki kuruluşların en büyüklerinden biridir : hastane, eczane, yolcuların konak yeri , öksüzlerin okulu , yüksek bilimleri okutan bir üniversite…

*Tüm milletler ile dinler hepsi bir mevud  (vaad edilen kişi)   beklemektedirler.

*Siz beni Amerika’ya davet  ediyorsunuz .  Ben de o nurlu yüzleri  görmeği …

*Bir toplantı  düzenleyerek bir bayram havası yaratıp ve o toplantıda hazır bulunanların sonsuz bir neşe ve sevinç içerisinde  … okumalarını …

*Savaş günlerinde yoksullara hizmet etmiş ve Kızıl Haç’a çalışmış olanların hizmetleri  onların ebedi yaşamlarına nedendir.

*Hapishane akıllı şahıslar için öğretim ve gelişme okuludur.

*Siz bilim öğrenimi konularında ünlü kişiler olmak için çalışınız.

*Aydın çocuklar insanlık erdemliklerinin en onurlusuyla  yetişsinler ve ışıklarını  tüm dünyaya saçsınlar.

*Başka çocukların bin yılda  öğrendiklerini ,  irfan cennetinin yeni fidanları   bir ayda  öğrensinler.

*Sebat göstermek ana koşuldur.

*Öğretmenlerin değiştirilmesi ne çok kısa ne de pek uzun zamanda olsun ;  orta süreli bir zamandan sonra uygulanırsa  daha iyidir.Tütün içilmesi kesinlikle yasaklanmalı.

*O,  yüce Nur’un çarmıha gerilmesine sebep oldu.

*Tanrısal Kitaplarda  tekrar gelişin konusu yazılıdır; bundan amaç ise , özel ruhlar ve kişilerin geri gelmeleri değil, her devirde geri gelen ışıklara ait gerçekler, yetkinlikler, eserler ve niteliklerdir.

*Emrin hakikatını anlatan risaleleri oku.

*Ey Melekut’a cezp edilen iki kişi, kendi evinizi ahbapların toplanma   merkezi yapabildiğinizden dolayı Tanrı’ya şükrediniz.

* BÜTÜN SORUNLARI ÇÖZEN VE HER İHTİLAFI SAVUŞTURAN ÖZEL BİR BAŞVURULACAK “MERKEZ” TAYİN EDİLMİŞTİR.

*Onun dediği her şey kabul edilmeli ve ona karşı gelen her kim ise reddedilenlerden olacaktır.

*SEN, HÜKÜMDARLARA VE PADİŞAHLARA (OTORİTEYE) İTAAT GÖSTERİLMESİNİ BİZE FARZ KILDIN.

*Bu mazlumun kanının dökülmesine  ve benim uçsuz bucaksız bir çöle atılarak veya Akdeniz’de  boğdurularak  ismim ve eserim kaybettirilmeye çalışılacak.

*Bir süreden beri sıkı bir baskı vardı ve sınırlandırmalar demirden zincirler gibi idi. Bu mazlum tek başına bırakılmıştı, arkadaşlarla görüşmem yasaklanmıştı, sadık dostlardan yoksundum, düşmanlar egemen ve şerir nöbetçiler tetikte idi.

*Zorluklar ve belalar bahar yağmuru gibi bu zindan tutsağına yağıyordu.

*Tek bir sancağın gölgesine toplanmalı, tek bir görüşün giysisine bürünmeli, aynı kaynaktan beslenmeli.

*Bir bulut gibi gözyaşları dökelim, dünyada olanlara  göz yumalım.

*Düşüncelerimize inanan bu kişiler, gece gündüz durmadan çalışacaklar, üzüntülere kapılmayacaklar, boş durmayı aramayacaklar, rahatlık döşeğinde dinlenmeyecekler, kolaylık ve rahatı önemsemeyecekler, hiçbir şeye bulaşmadan kendi zamanlarını görüşlerimizi yaymak için harcayacakla, dünyanın dört köşesine yayılacaklar, her ülkeye seyahat edecekler,  her topluluğa katılacaklar, her yerde bir toplantı düzenleyecekler, her dilde konuşacaklar, ve her saklı anlamı açıklayacaklardır.

*Ben bekliyorum, bu kişilerin meydana çıkacaklarını sabırsızlıkla bekliyorum.

*Kutsallığın ahengi Amerika’da yükselmekte, haykırışlar uzak ve yakında Mele-i Ala’ya ulaşmakta.

*Eğer ahbapların her biri bir kişinin doğru yola kılavuzlanması için uğraşsa, her yıl ahbapların sayısı iki misli olacaktır. Tebliğ işi ahbaplar tarafından her bir durumda devam ettirilmelidir. Tebliğ  hikmetle ,  hoşgörü  ile yapılmalıdır.

*Bilinen her şey söylenemez, söylenebilen her şey zamana uygun olamaz, zamana uygun olarak  söylenen   her şey her işitenin yeteneğine uygun olduğu düşünülemez.

*Gece ve gündüz  “HİZMET”in yolunda yürüyünüz.

*Apaçık Nur’un ışınları yeryüzünü yüce cennetin hasret duyacağı duruma getirmiştir.

*HERKESİ HÜKÜMETE UYMAĞA VE ONA KARŞI EMANET VE SADAKATLE DAVRANMAĞA MECBUR EDER… BU İTAATKARLIK  HERKESE FARZ VE VACİP KILNMIŞTIR. BU YÜZDEN BÜTÜN DEVLETELERE KARŞI SONSUZ BİR SADAKAT VE İYİ NİYETLE DAVRANIRLAR. SİYSASİ İŞLERE ASLA  KARIŞMAZLAR ,  HİÇBİR PARTİYE YANAŞMAZLAR.

ÖĞRETİLERDEN BİRİ, İNSANLAR ARASINDA YAYILACAK EVRENSEL BİR DİLDİR.

*Sakın hiç kimse aranıza gizlice sızıp bir fitne yaratmasın.

*Onlar hükümete itaat göstermeli,  siyasi işlere karışmamalı, dünyanın Nur’una yönelmeli  ve ahlakı düzeltmek için uğraşmalılar. ..

*… zuhurları hakkında arif ve şairler açık ve güzel sözler, şiirler söylemişlerdir. Bunlar; Mevlana, Şeyh Saadi, Hafizi Şirazi, Nimetullah Veli ve Türk mutasavvufu meşhur Seyyid Mustafa Haşim Dede Üsküdarlı’dır ki, bu zat Melami tarikatının eski şeyhlerinden olup, mezarı Üsküdar’dadır.

 

Haşim Dede’ye ait olan Divanı 1152 hicri kameri yılında İstanbul’da basılmıştır. Bu divanın 93. Sayfasında … ve …’ın zuhurları  açıkça belirtilmiştir. Şiirin sonunda da Kur’an’dan aldığını açıklıyor.

“İki er var zuhur eyler

Biri İran’ı seyreyler

Birisi Ruma nakleyler

Frangistane meyleyler

Kızıl elmayı görenler

Dahi Papa’yı kahreyler

Ola kul Engrus beyler

Acip zulmeti nur eyler

Beşaret ehli irfane.”

Açıklaması: İki erden maksat iki zuhurdur…

(ikinci er) Rumeli’ye (İstanbul’a ve sonra Edirne’ye), Frangistan’a (yani Avrupa’ya) geldi ve en son … zindanına sürgün edildi. Şairin maksadı bu iki zuhurdur.

Şiirin devamı :

“GAYURDEN” sonra bil anı

Güher lafzın aded tanı

Gele Mehdi’yi Hakkanı

Açıla genci pinhanı

Biline ilmi irfanı

Nice mezhip ola fani

Biline nutkumun şanı

Diyeler hey keremhanı

Beşaret ehli irfane

Beşaret Ali Osman’e.”

Açıklaması:GAYURDEN; cifir hesabıyla 1270 ediyor. Bu durumda  Hz.Muhammed’in emrini açıkladığı zamandan itibaren hesap edilmiş. İslâm tarihinin başlangıcı olarak Hz.Muhammed’in Medine’ye hicreti kabul edilir. Bu bisetten 10 veya 7 yıl sonrasıdır. …  miladi ve …  hicri yılında emrini açıkladı.

…  kitabında sayfa 220’de Hz.Ali’nin bir hitabesinden şöyle rivayet edilmektedir. Zuhur zamanındaki olaylardan haber verirken, iki yüce ismin birleşip, beraber çağrılacağı söylenmektedir. Bu iki yüce isimler, Ali ve Muhammed’tir ki, …’yi  işaret etmektedir.

 

“Hz.Ali Hz.Muhammed’ten rivayet ediyor.

‘İmamlardan en son olan kaimdir.(Mehdi’dir) ki onun ismi benim ismimin üstündedir. Ali Muhammed huruc edecek ve dünya nasıl zulümle dolu ise aynı şekilde adaletle doldurulacaktır.’”

Hz.Muhammed, dönüşü hakkında şöyle buyurmuştur.” Ey Ali! Benim için bir dönüş var ve senin için iki dönüş var. Biri Muhammed’ten önce (Ali Muhammed) ve Hüseyin’den sonra (Hüseyin Ali)”

Burada açık olarak iki zuhur isimleriyle belirtiliyor. Zira …  ismi Ali Muhammed’tir ki, burada Ali ismi Muhammed’ten öncedir. ..  ismi Hüseyin Ali’dir ki, bu defa  Ali ismi Hüseyin’den sonra gelmiştir.

 

Aşağıdaki satırlar Şeyh Muhyiddin Arabi’nin (FUTUHAT’I MEKKİYE) adlı eserinden alınmıştır. (Bursa Orhan Gazi Kütüphanesi No:604 Cilt: 3 Sayfa:336 ve Bab:366)

 

“Bu bab Hz.Resul’ü Ekrem’in ehli beytinden olan ve ahir zamanda zuhuruna işaret buyurmuş oldukları Mehdi Hazretleri ve onun vezirlerini tarif eder.

Bil ki… Kürre-i Arz’ın zulüm ve cevr ile sarılı olduğu o zaman ki Allah’ın Halifesi zuhur edecek ve o geldiği zaman Kürre-i Arz’a adalet hakim olacaktır.

Eğer dünyada bir gün bile kalmış olsa Allah o günü uzatacaktır. Ta ki Hz.Resul’ü Ekrem’in sülalesi ve Hz.Fatima’nın evladı olan bu halife zuhur edecektir. Onun ismiyle Hz.Muhammed’in de ismi gelmiş olacaktır.

Ona Mescid-ül Haram da (Rukn ve makam) biat edecektir. Hz.Mehdi’nin hilkatı ve ahlâkı Hz.Resul’ü Ekrem’in aynısıdır.

Ondan gayri hiç bir kimse Resul’ü Ekrem’e benzemez.

O, alnı geniş ve açık, burnu (Akna-ı anf) olacaktır. Ona en yakın ve mesut olanlar kûfe ehlidir.

O, öyle bir zamanda gelecek ki dinin hakikati unutulmuş olacaktır. O, Kur’an’ın yaptığının aynını yapacaktır. Onun sayesinde akşam cahil, kıskanç ve korkaklık keyfiyeti, sabahleyin en alim, cömert ve en yiğit insanlardan ibaret olacaktır. Ve zafer O halifenin önündedir.

Onun hükmü, beş sene mi, yedi sene mi yoksa dokuz sene midir?

Onun istikameti Hz.Resulullah’ın istikametidir. İslâmiyet’e ruh verecektir.

İslâmiyet’ten zilleti atacak ve izzet verecektir. İslâmiyet ölü iken yeniden hayat bahşedecektir. Kürre-i Arz’dan bütün mezhepler kalkacaktır. O zaman, sadece en tabii ve halis tek bir din kalacaktır. Onun düşmanları din alimlerinin mukallitleri (müritleri) ve müçtehitler olacaktır.

Onun şehitleri dünyanın en güzel şehitleri ve yardımcıları dünyanın en faziletli insanları olacaktır.

Cenab-ı Hak ona öyle bir vüzera verdi ki, onlar hep ehli hakikat ve ehli basirettirler. O vezirler Hz. Muhammed’in ilk sahabeleri gibidirler. Onlar Allah’ın ahdine sadık kalmışlardır.

Onlar hep ‘ACEMDİRLER’ onların arasında hiç bir Arap yoktur. Lakin hep Arapça konuşurlar.

Hz.Mehdi’nin vezirleri arasında bir koruyucu var ki, onların cinsinden değildir ki “O” zat katiyen masumdur.

Ve O zat vezirlerin en seçkini ve eminlerin en faziletlisidir.

*Yukarıda   cımbızlayarak bir eserin bazı bölümlerini aldık. Bu  alıntıların başına da “tevafuklar” gibi bir başlık koyduk. Okuyucu, yazıyı okuduğunda bu alıntıları neyle irtibatlandıracak  ? Amacımız bundan ibaret.  Şimdi okuyucuya açıkça soralım: Yukarıdaki alıntı cümleleri  okuyunca aklınıza hangi eserler  ve hangi eser sahipleri geliyor? Hemen şu şu eserler  ve  şu şu kişiler diyerek “malumu ilan “etmeyin.

 

 

 

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.