Ana sayfa İsmail Hakkı Cengiz Kim ‘Satılmış’, Kim Satılmamış? – Köşe Yazısı

Kim ‘Satılmış’, Kim Satılmamış? – Köşe Yazısı

974
0

Birkaç gün önce, kırk yıllık arkadaşımdan bir ileti geldi. Verdiğim harita eşliğinde şunlar yazıyordu:

“İşte, kurulmak istenen ‘Büyük İsrail’ devletinin sınırları… Niye, Ortadoğu kan gölü ve Türkiye bu savaşın içine çekilmek isteniyor? Niye, İsrail bu karışıklıktan ve kavgadan en yararlı ülke çıkacak? Cevap gayet açık değil mi? O zaman, niye birbirimize düşerek, iç huzurumuzu bozarak, İsrail’in ekmeğine yağ sürüyoruz? Zaman birlik ve beraberlik zamanı, aklımızı başımıza devşirelim, birbirimizin kuyusunu kazmayalım.. Başka ‘Türkiye’ yok…”

Bendeniz şu cevabı verdim: Abi, mesele, bunu anlamak, kavramak değil. İsrail devleti tehlikesini herkes öğrendi. Mesele, bizi birbirimize düşüren kim? Kimler? Neler? Herkes birbirini suçluyor. Kimse, “Acaba yanlış yapan ben miyim?” diye sormuyor!

Arkadaşımın cevabı: “Canım kardeşim, gazeteci olan sensin. Sadece şunu söyleyebilirim: Dünyayı ele geçirmiş Yahudi para babaları ve bunların yönetimindeki devlet, örgüt ve satılık vatan hainleri… Herhalde yeterlidir.”

Yeterli midir?

Sizce, bu arkadaşım “yandaş” mı, “muhalif” mi?

Yandaş veya muhalif, fark eder mi?

Herkes, diğerinin “satıldığını”, bu “vatana ihanet” edildiğini düşünüyor!

Herkes, kendisi gibi düşünmeyeni “satılmış”, “vatan haini” olarak görüyor.

İnsanları ne kadar kolay yaftalıyoruz!

“Satılmış”, “vatan haini” damgalarını ne kadar kolay vuruyoruz!

Bu damgaları, bu kadar kolayca kullanmak birbirimize düşmemiz için yeterli değil mi?

Niye karşı görüşte olanın da memleketi en az senin kadar sevebileceğini düşünemiyorsun?

Düşmanlıktan, önyargıdan daha tehlikeli kutuplaşma, daha tehlikeli bölücülük olabilir mi?

Memlekette hainler varsa, neden yanımda-yöremde de olabilir demiyorsun?

Olaylara neden daha geniş açılı, geniş ufuklu bakmıyorsun?

Belki hiç hain yok!

Belki, bilerek-bilmeyerek herkes hain!

Burada sözü, sözün sultanına, “Bayramlar Hüzünlendi” şiirinde, şair sezgisi ve birikimiyle, konuyu mükemmel açıklayan Nevzat Dağlı’ya bırakalım:

Emperyalist devletler Müslüman’a çullandı,
İslâm’ı ezmek için Müslüman’ı kullandı.
Gizli gizli yollardan çok silâhlar yollandı;
Zalimler Ateş attı bağrımız yanık bugün,
Emperyalist zulmüne Mazlumlar tanık bugün