Ana sayfa GÜNDEM MHP’nin Tercihi ‘Güngör’ Oldu

MHP’nin Tercihi ‘Güngör’ Oldu

1353
0

Milliyetçi Hareket Partisi 12. İlçe Olağan Genel Kurulu, dün 13 Eylül Kültür Merkezinde yoğun katılımla gerçekleştirildi.

Bir süre önce atama ile Milliyetçi Hareket Partisi İlçe Başkanlığına getirilen Uğur Güngör, dün yapılan 12. Olağan Genel Kurulda İlçe Başkanı oldu. Kongreye; Belediye Başkanı Mürsel Yıldızkaya, MHP MYK Üyesi Yaşar Yıldırım,  MHP Ankara İl Başkan Yardımcısı Süleyman Tankoç, Belediye Meclis Üyeleri, Ak Parti İlçe Başkanı Aysel Demir, Oda ve Dernek Başkanları, STK Temsilcileri, muhtarlar, iş adamları ve çok sayıda üye ile vatandaş katıldı. Divan seçiminin yapılmasının ardından saygı duruşu ve İstiklal marşının okunması ile kongre başladı.

Faaliyet ve Mali raporlar okundu

Kongrenin divan başkanlığını MYK Üyesi Yaşar Yıldırım yaptı, üyeler ise İl Başkan Yardımcısı Süleyman Tankoç, Üye Mehmet Güneş, Üye Hakan Cem Küçükoğlu, Üye Fatma Öztürk oldu. Tek listeyle yapılan kongrede Başkan Uğur Güngör olurken yönetim kurulu ise şu isimlerden oluştu: Hasan Karal, Alperhan Bilgin, Serpil Oğuzlar, Yakup Küçükoğlu, Aydıner Evirgen, Bilal Pehlivanoğlu, Erol Akman, Esra Türkeş, Mehmet Aşçı, Ömer Özdemir, Banu Atik Kaplan, Ayhan Çiftçi, Ertuğrul Kömez, Hasan Koç, Ali Özçelik, Ahmet Öztürk, Kemal Dündar, Fatih Özalp.

“Bu salonda tek yürek ve tek bileğiz”

“MHP 12. Olağan Genel Kurulunda konuşma yapan İlçe Başkanı Uğur Güngör, şunları söyledi: “Bugün bizler burada kardeş kavgası çıkararak bizleri bölmeye çalışanlara inat, manevi değerlerimizi siyaset malzemesi yapanlara inat. Bayrağımızı Gönderden indirmek isteyenlere inat bu salonda tek yürek ve tek bileğiz. Adı bir‚ Bayrağı bir‚ Dili bir‚ Milleti bir‚ İnancı bir‚ dünü ve bu günü bir olanların‚ birliği diriliği ile haklı olanın hakkaniyetine yanında olacağımızı alenen duyuracağız. Bizim sevdamız‚ Türkiye’dir. Bizim Sevdamız Türk Milleti’dir. Biz ay yıldızın vurgunuyuz. Biz Vatanımızın tutkunuyuz. Ama ne var ki bu gün Türkiye sancılar içinde. Türk Milleti Sıkıntılıdır. Al Bayrağımız Yorgundur. Ülkemiz keskin bir virajdadır. Önümüzdeki tehlike çok büyüktür. Bunun için varız. Bunun için buradayız. Sonuna kadar da haklı mücadelemizi sürdürüp Allahın izniyle mutlaka kazanacağız.”

“Milli kimlik ve milli vatan altında yaşamayı arzu eden herkese kucağımızı açıyoruz”

“Değerli Ülküdaşlarım, Kıymetli Misafirler; barışmak‚ kucaklaşmak için fırsat arayan bütün herkesi Türkiye ve Türk milleti değerleri etrafında buluşmaya davet ediyorum. Kim olursanız olun. Nerde yaşıyorsanız yaşayın‚ milli kimlik ve milli vatan altında yaşamayı arzu eden herkese kucağımızı açıyoruz. Biliyorum ki bu gün bu salonda sadece bizler değil. Bu mukaddes davanın yiğit neferleri‚ dava adamlığını yüksek bir iradeyle benimseyen; tehditlere‚ tehlikelere‚ tuzaklara‚ kurşunlara ve darağaçlarına hiç aldırmyan‚ ülkü için çarpan yürekleriyle benliklerinden vazgeçmiş Şehit İmamoğlu‚ Şehit Önkuzu‚ Şehit Pehlivanoğlu Şehit Fırat Yılmaz Çakıroğlu ve iki gün önce Trabzon’da şehadet şerbetini içen 15 yaşındaki Şehit Eren Bülbül  ile birlikte yüzlerce serden geçtilerin ruhlarıda bu salonda. 3000 İngiliz’i 67 Mehmetçikle Sahilde durduran Ezineli Yahya Çavuş bu salonda. Bundan 35 yıl önce bugün 13 Ağustos 1982 de idam sehpasında şehadete kavuşan “Beni öldü bileceklere gülüyorum. Temizim, pakım, Allah’ıma kavuşuyorum daha ne isteyeceğim Hazırım ben diyen Ülkücü Şehit Ali Bülent Orkan aramız da, gönlümüzde.”

“Mustafa Kemal Atatürk’ün nefesi bu salonda”

“15 Temmuz hain Fetö kalkışmasın da 15 yaşında şehit Halil İbrahim Yıldırım, Polatlılı Şehit Komiser Seher Yaşar, Şehit Astsubay Ömer Halisdemir ve toplam 249 şehit buradadır. Ehl-i Beyt’in‚ Dedem Kort-kut’un‚ Hacı Bektaş’ın‚ Hayme Ananın, Hacı Tuğrul Babanın, Karaca Ahmet’in Yağmur Babanın’nın Hacı Bayram’ın Şeyh Edebali’nin mübarek duaları bu salonda. “Hakimiyet Kayıtsız Şartsız Milletindir” diyen Mustafa Kemal Atatürk’ün nefesi bu salonda. Ben Türk Milletini‚ sokaklarda Ispanak fiyatına satılan demokrasiye‚ rüşvet ve hile ile çiğnenen‚ çiğnetilen hukuk düzenlerine‚ Ahlaktan mahrum bir hürriyete‚ tefeciliğe‚ karaborsaya yer veren bir iktisadi yapıya çağırmıyorum. Türklük şuuru ve gururuna‚ İslam Ahlakı ve faziletine‚ yoksullukla savaşa‚ adalette yarışa‚ birliğe‚ kardeşliğe‚ kısacası hak yolu Allah yoluna çağırıyorum diyen. Başbuğ Alparslan Türkeş’in ruhu bu salondadır.”

“Partimizi zirvede tutmak ve üzerine eklemek için çok çalışacağız”

“Bize bu kutsal görevi veren başta Genel Başkanımız Devlet Bahçeli beye ve Genel Merkezimize teşekkür ediyorum. Partimizi zirvede tutmak ve üzerine eklemek için çok çalışacağız. Vatandaşlarımız arasında parti, mezhep, ırk ve bölge farkı gözetmeksizin karşılıklı sevgi ve saygıya dayanan bağlar kurarak hep birlikte kutlu hedeflere ulaşacağız. Benim için Polatlı İlçe Başkanlığı sefa sürülecek bir makam değil, daima şerefle taşınması gereken kutsal bir emanet ve dikenli bir koltuk olacaktır. Biz bu kutsal davanın Şerefli Hamalları olmaya talip neferleriz. Bedeli ne olursa olsun Ülkücü olarak yaşamanın haysiyetine, şerefine talibiz. Bu şeref bize yeter.”

“Ülkücü, teşkilatçılık ilkesiyle son nefese kadar mücadele eder”

“Kongreler, teşkilatların mensuplarına hesap verdiği, onay aldığı, istişare ettiği ve hedeflerini anlattığı yerlerdir. Biz büyük bir aileyiz, büyük Türk milletiyiz. Bugün bizi bir araya getiren ortak payda, ortak duygu ve düşüncelerimiz; Türklük aşkı, Türklük şuurudur. İçinde bulunduğumuz bu kongreyi daha anlamlı kılmanın yolu, bu kongreyi partimizin ilkeleri, prensipleri ve hedefleri doğrultusunda bir basamak haline getirmek ve partimizi daha da ileriye taşımaktır. Ülkücü Dava adamıdır ve dava adamlığı görev varken de yokken de süreklilik ister. Ülkücü, teşkilatçılık ilkesiyle son nefese kadar mücadele eder. Dava mücadelesinde çekilen çileleri anlatmanın gereği yoktur,  isimleri saymakla bitmeyecek gelmiş geçmiş tüm yönetimlere teşekkür ediyorum. Bu teşkilat için bir çivi çakandan Allah razı olsun. Hiç bir karşılık beklemeden gece gündüz çabalayanlar ancak takdir ve şükranla anılabilir. Ağabeylik kardeşlik hukukumuz sonsuza kadar devam edecektir. Allah bizi bu kapıdan etmesin, hep bir kılsın, itilafların hepsi gelip geçicidir. Bu çizgiye bağlı olmak ettiği yeminden dönmemektir. Yeminimiz önce ülkemiz ve devletimiz sonra partimizdir.”

‘megri megri’ söyleyenler, ‘Türkiyem’ söylemeye başlamıştır

15 Temmuz hain Fetö kalkışmasının ardından Milliyetçi-Ülkücü İrade’nin çizgisine gelen hükümet, ne hikmetse Diyarbakır’da konfetilerle ‘megri megri’ söyleyenler, Kızılay Meydanı’nda ve Taksim’de Mustafa Yıldızdoğan ile ‘Türkiyem’ söylemeye başlamıştır. Neymiş, iki partili sisteme geçilecekmiş, Cumhurbaşkanı kim olacakmış.  Bakın buradan söylüyorum; Milliyetçi-Ülkücü İrade’nin mayası burada. Tüm meydanlarda coşkuyla Türk Milliyetçiliği Propagandası yapılıyor. Göreceksiniz, MHP önümüzdeki seçimlerde tarihinin en yüksek oyunu alacaktır. Bu stratejik hamleyi göremeyip ‘Ben olmazsam olmaz’ diyenler, bilsin ki hiç kimse vazgeçilmez değildir. Biz olmasak da bu teşkilat varlığını muhafaza edecek ve Büyük Türk Ülküsü, Turan Ülküsü’ne yürüyecektir. Bu hakikati Milliyetçi-Ülkücü Hareket’in samimi mensupları, bilmektedir. 15 Temmuz FETÖ kalkışmasıyla hedeflenen vatanımızın parçalanma riski ve Türk milletinin bağımsızlığını kaybetme tehlikesi liderimiz Devlet Bahçeli’nin siyasi tecrübesiyle, sahip olduğu devlet aklı, dirayeti, milli basiret ve milli direnci sayesinde önlenmiştir. Ne var ki 15 Temmuz alçak darbesinin perde arkasının destekleyicileri, kalkışmanın hedefine ulaşamamasının yegâne müsebbibi olarak gördükleri liderimize karşı kin, öfke ve intikam hareketi başlatmışlardır.”

“Atatürk’e dil uzatarak Türk tarihini ve milletini karalamaya çalışanlar, asla amaçlarına ulaşamayacaktır”

“Atatürk’ün ve silah arkadaşlarının 98 yıl önce Samsun’da yaktığı meşale, bağımsız Türkiye Cumhuriyeti devletinin kurulmasıyla taçlanmıştır. Genel Başkanımız Devlet Bahçeli’nin net bir şekilde ifade ettiği gibi; ‘Türk gençliği, dünün muhterem hatıralarına sahip çıkacak, art niyetlilere ve buna çanak tutanlara fırsat vermeyecektir.’ Atatürk’e dil uzatarak Türk tarihini ve milletini karalamaya çalışanlar, asla amaçlarına ulaşamayacaktır. 19 Mayıs’tan, 29 Ekim’den intikam almaya ve oy sağlamaya çalışan işbirlikçi hainler, karşılarında her zaman olduğu gibi Türk milliyetçilerini bulacaktır.Vatanımızı ve milletimizi karşılıksız, hesapsız sevmeye devam edeceğiz. Bizim yegane var oluş sebebimiz, sadece ve sadece Türk milletidir.”

“Bize bir karış gelene bir adım yaklaşırız”

“Herkesi, bir kez daha, vatan sevgisi ortak paydasında, bin yıllık kardeşliği sonsuza kadar yaşatmaya davet ediyorum. Bize bir karış gelene bir adım yaklaşırız, bize yürüyerek gelene muhakkak ki koşarak geliriz. Bu sözlerimizin kaynağı âlemlere rahmet olarak inen Peygamber Efendimize selam olsun. Kongremizin; Türk milletine, Türk devletine, Türk demokrasisine, Türk siyasetine, Milliyetçi-Ülkücü Harekete, Polatlı’mıza, hayır, bereket ve güzellikler getirmesini diliyorum. Kongremize katılan bütün Türkiye ve Polatlı Sevdalılarını, tüm misafirlerimizi saygılarımla selamlıyorum.”

“Yolumuz, bahtımız ve talihimiz açık olsun.”

“Tarih boyunca Ötüken’den, Ankara’ya kadar Türklüğü yaşatmak uğruna hayatlarını feda eden bütün ecdadımıza; Muhteşem bir mücadelenin kahramanı ve devletimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile kurucu kahramanlara ve arkadaşlarına, Bölücü ihanetle mücadele ederken hayatlarını kaybeden asker, polis, korucu ve bütün aziz şehitlerimize, Ömrünü Türklük ülküsüne adamış Başbuğumuz Alparslan Türkeş Bey’e, Ve ebediyete intikal etmiş bütün dava ve ülkü arkadaşlarıma Cenab-ı Allah’tan rahmet diliyorum. Bu kutlu değerler uğruna mücadele eden herkesi minnet, şükran ve hasretle yad ediyorum. Konuşmamı az sonra okuyacağım dua ile bitirmek istiyorum. Allahım bizleri adaleten ayırma bizleri zalim kılma, zalimleri alkışlayanlardan eyleme. Allah’ım bizlere Yezid’le su içmektense Hüseyin ile şehadete erecek bir hak duygusu nasip eyle. Bizleri firavunlaşanların, Nemrutlaşanların cümle hak tanımazların şerrinden muhafaza eyle. Katılımınızdan ve teşrifinizden dolayı her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Yolumuz, bahtımız ve talihimiz açık olsun. Gül yüzümüz hep gülsün. Cenab-ı Allah yar ve yardımcımız olsun. Ne mutlu Türküm diyene.”