Ana sayfa Gizem'li Yol Ezbere Yaşıyoruz Aslında – Köşe Yazısı

Ezbere Yaşıyoruz Aslında – Köşe Yazısı

851
0
PAYLAŞ

Aynı maratondan ibaret sanki hayat. Kalıplaşmış cümleler dilimizde dolaşıyor her defasında. Teması duygusuzluk olan şeyler yaşantımızda. Cümlenin sonuna sert bir nokta koyarcasına. Kendimizi kandırırcasına…

Bir veda mektubunun sonunda daima orada zımbalanmış olan “Hoşça kal” cümlesi gibi. Peki hoş kalınıyor mu o cümleyi okuduktan sonra? O dilimizden düşürmediğimiz “Kendine iyi bak” var bir de sahi! Bunlar öyle bir ezber ifadesi ki duygusuz olurcasına hareket ediyoruz. Bizim samimiyet diye adını koyduğumuz şey neydi? “Nasılsın?” diye başlayan “Görüşürüz” ile  koyulan nokta mıydı?  Bir tiyatro piyesi gibi ezberlemişiz yaşamı. O kadar ezberlemişiz ki konuşurken dahi yüz ifademiz değişmiyor. Hani insan zamanla uzaklaşır ya yakın olduklarından, içindeki sevgiyi yitirircesine, işte o da bir ezber ne kadar yakın olsak da zaman geçtikçe uzaklaşıyoruz. Git gide özümüzü kaybediyoruz. Hatta öyle kaybediyoruz ki utanıyoruz kültürümüzden, bizi biz yapan değerlerimizden. Heveslendiğimiz bazı yaşamları örnek edinip uzaklaşıyoruz, sessizce.

“Nerede o eski bayramlar?” diyoruz mesela… Farkında bile olmadan. Suçladığımız bazı sebeplerimiz oluyor. Yeni nesil… Aslında yitirdiğimiz değerlerin tüm suçlusu bizleriz. Nasıl mı? Çocuğumuzun en ufak hatasında “Ben senin yaşındayken…” diye başlayan, başı sonu belli olmayan cümlelerle yargılamak. Biz sadece örf ve adetimizi alışkanlıklarımızla sınırlayıp bilgiyi aşılayacağımız yerde gelen misafir nasıl karşılanır onu öğretmekle başlıyoruz. Hatta o kadar çok bağlıyız ki bu konuya, gelen misafirin yanında konuşulmaz, ellerini öpmeyi unutmayın… Kurallarla tasvir ediyoruz her şeyi. Aslında bütün ipler yeni neslin yürüdüğü yolda yanında durabilmekte. Sözün özü eğitebilmekte. Öğretmek her şekilde olur fakat eğitim her zaman olan bir şey değildir çünkü eğitimin belli bir sınırı vardır.

Bizim doğru bildiğimiz yanlışlarımız varken kaybettiğimiz nice değerlerimiz mevcut oluyor. Üstelik küçük yaştayken başlıyoruz sınırlanmaya “Benim çocuğum doktor olacak” ifadesiyle birlikte başlayıp “Sen anneni mi daha çok seviyorsun yoksa babanı mı?” diye devam ederken.

Öyle bir sıkı sarılalım ki kendimize. Açalım gözlerimizi, bu düşüncelerin dışında kendimizi arayalım çünkü gerçek kudret insanın kendi düşüncelerinden doğar…