Ana sayfa Köşe Yazarlarımız BAYRAMTESİ- Köşe Yazısı

BAYRAMTESİ- Köşe Yazısı

3199
0

3 günde 12 bin ton baklava tüketilmiș. Öyle diyo haber bültenleri…

Înanmayanı Allah taș eder. Misal buyur bak benim bayramın birinci gününün özeti; Çîğbōrek, sarma,baklava, karnıyarık, baklava, fıstık, cikolata, baklava, yine baklava, zorla baklava…

Soda,soda,soda yine baklava…

Rennie, Talcid yine baklava, bi daha baklava, zorla baklava…

Baklavasız ev yok mu Allah așkına…

Antep fıstıklısı, cevizlisi, havuç dilimlisi…

Bi de hepsi ev yapımı maşallah…

Yemeyince küsüyolar, şeker bayramı tamam anladık ama…

‘’ Camuzoğlulları ‘’ markasından başkasını yemiyorum ben dedim, bayramlaşmada ürün yerleştirme yaptım yine de yırtamadım ya laa…

Gözumü kapatıyorum, Gaziantepli baklava ustası görüyorum;

‘’Pahlava açiiyikkk’’ diyo ‘’Yiyciin mi’’ diye de soruyo vallaha…

Ahhh karnım, oyyy midem, garrrrk pardon, gıyyyyk kusura bakma…

-Ati uyu artık nereye?

Açılıın, koștur kendini Ati koștur, doğru lavabooooyaaa…

Mide fesadı ve ishal dahildir şeker bayramına…

Ki bu bayramda HER ŞEY OLUNUR…

Kaç yaşında olursan ol, bayram günleri mutlaka çocuk OLUNUR..

Bayramın ilk günü, ilk gittiğin bayramlaşmada, ilk ikramı ağzına attığında;

‘’-Anaa oruçtum ya laa ben…’’ şeklinde geçici tereddüt OLUNUR…

‘’-Al teyzecim bunu da ye, bundan da ye, bak ölümü gör al, şundan yemeden ayyy vallahi bırakmam…’’ diye mide fesadında ısrar OLUNUR…

Mideyle savaşırsın, bağırsaklar galip gelir, ishal OLUNUR…

Bayram harçlıklarını kız kaçıranlara yatıran bir neslin temsilcisi olarak, o kaçırdığın kızları yakalayamadığından, bu bayram da yalnız OLUNUR…

Bayramın ikinci ya da üçüncü günü, sadece bayramlarda görüşülebildiğinden kuzenlerle falan… Rakı, mangal, saz, söz eşliğinde sarhoş OLUNUR…

Geçen bayram yoğun ve yatılı misafirlerden bıkıldıysa mümkünse toz OLUNUR…

Arife günü mağaza, market dolanılır, şekerdi, fıstıktı, hanıma ayakkabı, çocuğa kıyafet sana da bi bardak su… Cırtt, cırttt çektir bakalım kredi kartından, nasılsa önümüzdeki ay maaştan mahsup OLUNUR…

‘’ Sahi ne zaman evlencen sen’’ soruları yıldırır yine… Sanki tüm kızlar uzatmışlar yüzük parmaklarını da ‘’Ati takar mısın lütfen’’ diye bekliyorlar, alyansı… Hem ben kendimle nişanlıyım, ilan OLUNUR…

06 dışında her ilden ve her ülkeden yabancı plakalı araçlar görülür şehirde, tam manasıyla Cosmopolite OLUNUR…

Oturur oturmaz şaakkk diye dayar ya evin kızı kolonyayı… En pahalısından parfüm sıkmışsındır ama tütün kolonyası ile dezenfekte OLUNUR…

Sabahları illa ki Mustafa Kandıralı, o üfledikçe Hicaz olunur, Rast olunur, Hüzzam OLUNUR…

‘’Bugün bayram, uyunmaz, hadi kalkk’’ larla büyüdüm… Bayram öğlene doğru, camiden gelen selâ sesini duydum… Bir yerde ölüm, bir çok yerde bayram… Sarılmalar öpmeler, hasret gidermeler, muhabbetler, tatlılar çikolatalar falan… Sevdiklerinin yanında bir tuhaf OLUNUR…

Dini bayramlardaki samimiyet, kaynaşma hali, birlik olma bilinci ulusal bayramlarda zerre-i miskal… Resmi bayramların adı resmi diye mi? Diye de sual OLUNUR…

Annen, baban, sevdiklerin başka şehirdeyse buruk OLUNUR…

Şehirlerarası bir otobüs terminali, bir bavul ya da bir tren istasyonunda bekleme salonu OLUNUR…

Geri dönülmeyecek yerdeyse sevdiklerinden bir kaçı… İşte o en zoru… O bayram sabahı, mezar taşı, dilde dua, bir ibrik su OLUNUR…

Unutulanlar, boş verilenler, umursanmayanlar, huzur evlerine bırakılanlar… Hatırlanır, mahzun OLUNUR…

Şimdi boş, sığ, mesafeli bayram günleri…Bayram ziyaretinde bile, para, kredi, borç, alacak konuşan madde zenginleri…

Şimdi bırakın parayı pulu, bayram bugün desem, inan gözleri seğirir…

Her gittiğim ziyarette bakıyorum, acaba insanların yaşama sevinci evin hangi odasına gizlenir?

Ama var illaki, inanıyorum o kapılardan yalnızca birinin ardında bile olsa, yaşama sevincini kaybetmemiş birileri…

Belki çaldığım kapının ardında belki açtığım kapının ardında…

KİM BİLİR?

DİP NOT: Daha dün gibi, hafızamızda sıcacık ve tazecik bayramınız mübarek olsun Polatlı kardeş…

BİP NOT: Trafik canavarı… Yine yaptın yapacağını…

VİP NOT: Bayram öncesi güzel insanlar, ihtiyaç sahibi aileleri sevindirdiler. Ve sokak hayvanlarını… O güzel yürekli insanların iyi kalplerine tanıklık etmek çok güzeldi.

TİP NOT: Bayram tatili; sen çok güzelsin…