Ana sayfa GÜNDEM Kronik Hastalığı Olanlar; Bu Uyarıya Dikkat!

Kronik Hastalığı Olanlar; Bu Uyarıya Dikkat!

570
0
PAYLAŞ

Polatlı Özel Can Hastanesi Sağlıklı Beslenme Uzmanı Diyetisyen Serpil Hasırcı, kronik hastalığa sahip bireylerin Ramazan ayında daha dikkatli olması konusunda uyarıda bulundu.

Ramazan ayının kabusa dönüşmemesi için kronik hastalığa sahip bireylerin ve yaşlıların oruç tutarken daha dikkatli olmaları gerektiğini belirten Polatlı Özel Can Hastanesi Sağlıklı Beslenme Uzmanı Diyetisyen Serpil Hasırcı, bu konuda bazı uyarılarda bulundu. Hasırcı, konuya ilişkin yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Bu yıl da Ramazan ayını yaz mevsiminde ağırlayacağız. Her yıl olduğu gibi televizyonlarda ve yazılı basında yine beslenme önerileri yayınlanacak. Oruç tutma ibadeti hep aynı ritüel ile yapılmasına rağmen beslenme önerileri her yıl daha donanımlı ve daha detaylı verilmektedir. Son zamanlarda sağlıklı beslenmeye yönelik tavsiyeler çağımızın vebası olarak da isimlendirilen ‘obezite’ üzerine yoğunlaşmıştır. Ancak özellikle Ramazan ayında uyarılar yapılırken daha çok uzun süreli açlık ve susuzluğun yaratacağı yan etkilerden korunmaya yönelik tavsiyeler ön planda olmaktadır. Büyük bir coşku ve keyifle geçirilen oruç tutma sürecinin kabusa dönüşmemesi için özellikle bazı kronik hastalığı olanlar, yaşlılar ve çocukların dikkatli olması gerekmektedir.”

“Kronik hastalığı olan kişilere ve hamilelere oruç tutmaları tavsiye edilmemektedir”

“Şeker hastalığı, kalp hastalığı, yüksek tansiyon, böbrek yetmezliği hastalığı gibi kronik hastalığı olan kişilere ve hamilelere oruç tutmaları tavsiye edilmemektedir. Sağlıklı bireylerin de oruç tutarken özellikle su tüketimlerine dikkat etmeleri, sahur zamanını atlamamaları önerilir.Ramazan ayında 30 gün boyunca uzun süre açlık olmasına rağmen beslenmesini iyi organize edemeyen kişiler genellikle kilo alırlar.Bunun nedenleri arasında sahurda kaliteli bir öğün almamanın ve iftarda daha çok karbonhidrat içeren besinler, tatlı ve şerbetli yiyeceklerin tüketilmesi olabilir.Ramazan ayı boyunca iftar ve sahurda yanlış besin tercihleri hazımsızlık, reflü (yiyeceklerin mideden yemek borusuna kaçması), kabızlık gibi mide sorunlarına da yol açabilir.Bu sıkıntıları önlemek için özellikle iftar sofrasında tercih edilen besinlerin hafif ve az yağlı olmasına özen gösterilmelidir.Orucun su, hurma ve zeytin ile açılması geleneği aslında bu yaklaşımı destekler.Daha sonra çok yağlı olmayan bir çorba ile devam edilebilir.İftar sofrasında gün boyu özenle hazırlanmış ana yemeği yemek her ne kadar çok cazip olsa da, bu yemeğin ağır bir et yemeği ya da hamur işi olması mideyi çok rahatsız edebilir.”

“Yiyeceklerin çok çiğnenip, yavaş tüketilmesi gerek”

“Sofraların bereketi bir çırpıda tabakları bitirmemiz anlamına gelmiyor elbette. Yiyeceklerin çok çiğnenip, yavaş tüketilmesi ve hazırlanan yiyeceklerden az miktarda tadımlık şekilde alınması, göz doyurucu olduğu gibi sonunda pişmanlık da hissettirmeyecektir. Ana yemekten 1-2 saat kadar sonra meyve, güllaç, dondurma, kazandibi, sütlaç benzeri ya da meyvelerle yapılmış tatlılar yenebilir. Ancak oruç tutmak illaki iftarda veya iftar sonrası tatlı yemeyi gerektirmez. Hiç tatlı yememek veya tadımlık tüketmek vicdan ve mide rahatlatıcı bir tutum olur. İftarda makul miktarlarda besin tüketilmesi iftar sonrası da 1-2 öğün yapabilmeyi sağlar. Böylece metabolizma ihtiyacı olan besin öğelerini daha dengeli almış olur. İftar ile birlikte sık ve az miktarda su tüketimi en önemli konulardandır.”

“Yaz aylarında su tüketiminin önemi daha da artar”

“Özellikle yaz aylarında su tüketiminin önemi daha da artar. Gün boyu vücudun kaybettiği su yerine koyulamazsa dehidrasyon (vücudun susuz kalması) söz konusu olacaktır. Bu durum oldukça ciddi tıbbi sorunlara yol açabilir. İftarda ve sonrası maden suyu tüketilmesi mineral ve su ihtiyacını karşılamak için doğru olur.Ramazanda açlığın oluşturduğu olumsuz durumlardan daha az etkilenmek ve daha verimli bir gün geçirebilmek için sahur öğünü mutlaka yapılmalıdır.Sahurda süt, yoğurt, peynir, yumurta, mercimek ve sebze gibi liften zengin çorbalar, az yağlı börekler, tam buğday veya çavdar ekmeği, domates, salatalık, meyve, fındık, ceviz, komposto gibi besinler arasından menü oluşturulması ve bol sıvı tüketilmesi önerilir.Ramazan ayı boyunca da taze, doğal mevsim sebze ve meyvelerini tüketmek, katkı maddesi içeren besinlerden ve işlenmiş yiyeceklerden uzak durmak hatırlanmalıdır.”