Ana sayfa Köşe Yazarlarımız KREATÖR NAİL – Köşe Yazısı

KREATÖR NAİL – Köşe Yazısı

828
0

Her defasında yazmak istedim. Oysa çok çabuk yazarım duygu ve düşüncelerimi ama söz konusu  Nail Yurdakul olunca daha cümlemin ilk kelimesinde ağırlaşıyor kalemim ve  yazamıyorum. Algılarım yetersiz kalıyor bir üstat karşısında. Yaşamım boyunca, tecrübem içerisinde görmüş olduğum veya görebileceğim nadir insanlardan biri Nail YURDAKUL.  Çok yaşanmışlıklarının yanında, sadece onun gözünün gördüğü şeyleri bile ben hayallerimde besleyemiyorum, hatta düşünemiyorum  dahi !!! Çok farklı bir kişilik, zamanı yaşayan zamanın üstünde düşünebilen ve her zaman takıldığım gibi yüz  yaşında bir  DELİKANLI…

Bazen öyle samimi oluyor ki bana; “Abicim” diyorum bazen, öle düşünüyor ki üstadım diyorum,  ama inanın hiç amca veya dayı demek gelmedi içimden. Şimdi buradan bile okusa o kadar kızar ki bana buna eminim. Oysa oda bilir ki ben ona çekmişim :))

Hep dinlemek istiyorum onu. Ben doğmadan yaşanan olayları onun sayesinde  görmüş gibi oluyorum sanki. Bir çok ünlü bildiğimiz sanatçıların en doğal halleriyle daha ünsüz halini biliyor o.  Bir çoğunu kendisi ünlü etmiş zaten. Kendisi bir zamana damgasını vurmuş ve kendine KREATÖR (yaratıcı) dedirtmiş. Mesleğinde kral olmuş ve Türkiye’de şimdi bile aklımızı zorlayacak bu günkü modacıların halen rüyasını süsleyen birçok işi geçmişte yapmış. Halkın içinde kalmış ama her kesime de kendini işiyle sevdirmiş bir şekilde. Düşünceleri ve yaptıkları ile de sevgisini kazanmış herkesin. Olağanüstü saygın bir kişilik zaten, ama gelin görün ki sanatçı kaprisli olur derler ya, o deyimi de çürüten tevazu içerisinde mütevazı bir yaşantısı var.  Neden böyle olduğunu hep yakınında olunca anlıyor insan.  Çünkü halen bir şeyler yapmak istiyor. Halen bir şeyleri öğrenmek istiyor. Hangimiz düşünmeyiz ki oturup keyif çatmayı? Zaten her şeyi yaşamış değil mi?

Bir yere gittiğinde ünlü köşe yazılarının olduğu köşesinden sesleniyor sanki ”Kahve bahane” deyip hadi bir kahve söyle bana bu günkü kahve mi seninle içmeye karar verdim diyor. O sevimli ve gül güleç yüzüyle tabii ki bir onur sayıyoruz bizimle kahve sohbetini paylaştığı içinde mutlu oluyoruz. Söyleyin; “Kim mutlu olmaz ki?”

Bazen soruyorum çizginin üstadına; “Abim diyorum, pişman olduğun ne var hayatta veya özlemini duyabildiğin?”  inanın bu soruya ne cevap verir insan sizce? İşte bunu yapsaydım bunu yapmasaydım der değil mi? Nail abim bunu yapacağım diye başlıyor cümleye gerisini de siz düşünün artık…

Kısaca Nail abim neden anlatılmıyor? Neden yazmak isteyince yazılmıyor, anladınız mı?Çünkü, o hiç durmuyor!!! Bizim gibi tembellerin gözüne batsın diye halen üretiyor ve halen bir şeyler yapmanın peşinde bizde onu arkadan takip ediyoruz…

İşte neden adının önüne KREATÖR koymuşlar ANLIYORMUSUNUZ? İşinde de modacılar kralı olmuş Nail YURDAKUL… Hak etmese kimse kimseye vermez,  hele de sanat camiasında. Ben onu yaşayınca anlamaya çalışıyorum halen…

Bu yazı vesilesi ile sana geçirdiğin kriz nedeniyle geçmiş olsun demek istedim.İyi ki Bizimlesin.. Saygılarımla BÜYÜK ÜSTADIM…