Ana sayfa Köşe Yazarlarımız İLETİŞİM – Köşe Yazısı

İLETİŞİM – Köşe Yazısı

907
0

İletişim ,insani ilişkilerde çok önemli bir üst başlık olarak hayatımızın içinde yer alıyor.İnsanı bir  özellik olarak da iletişime geçerken genellikle  ilk olarak ; dilimizi  kullanıyoruz.İkinci olarak ta  yazıyı kullanan insanoğlu bu konuda hayli yol kat etmiş görünüyor. En son aşamasında ise internetin buluşuyla iletişimde tüm sınırları kaldırarak olağan üstü hızlı bir şekilde dolaşımı da yanına katarak ,iletişim teknolojisi inanılmaz bir şekilde gelişmeye devam ediyor .Kimilerine göre  çok kötü, kimilerine göre sağlıksız, kimilerine göre de  mükemmel. Hangi bakış açısı ile bakarsanız bakın; İletişim, insanın psikolojik gereksinmelerinin bir sonucudur.

İnsanın kendisini tanıması,tanıtması ve kendini değerlendirmesinde bu iletişim süreçleri büyük bir rol oynar. Kişiler arası iletişimle ilgili olarak yapılan tüm tanımların  buluştuğu tek ortak nokta iletişimin psikolojik nitelikli  bir bilgi alışverişi olduğudur.

İnsanın bir münasebet şekli olan internetin ilk yayılmaya başladığı yıllarda hatırlıyorum da sosyal paylaşım sitelerinde kişiler arasındaki iletişime geçme bir  kod isim (nick name) aracılığı ile  kurulmaya çalışılırdı. Nedense genelde kimlikler saklı tutuluyordu. Böylelikle sadece yazışarak ile yapılan bu iletişim şekli ile bazen  çok hoş ,çok da komik  iletişimlere şahit olunurdu. Çünkü herkes kendini saklı tutuyordu. Bilinmez ama araştırılması gereken  bir psikolojik sorun idi o zaman.

Hatta kadınlar, erkek ; erkekler ise  kadın nickleri ile yazışmayı adeta adet edinmişti. Trajikomik ve psikolojik bir durumda var idi ortada. Herkes  sanal dediği bu ortamda olamadığını olmaya mı çalışıyordu bilemiyorum. Herkesin bir şekilde sanki içindeki fantezilerin buluştuğu sohbet odaları odalarda yazışıyordu.Öyle  isimlerle sohbet odaları açılırdı ki ; şimdi bir araştırma yapılsa o zamanki  oda isimleri bile  toplumun nereden nereye geldiğini daha iyi anlamamıza neden olur inanın.Her neyse saklanıyorduk bir şekilde kendimizden korkuyorduk belki de.Zamanla alıştık kamera teknolojisi ile de tanıştık.  Kullanım alanı günden güne gelişti. Hayatımızın içine o kadar hızlı girmiş oldu ki evimiz ,işyerimiz dahil hayatımızın her aninde yer aldı.

Bu seferde başka şaşırdık!Nereden Nereye geldik. Bakınız bir kendinize ve çevrenize artık her anımızı, birebir paylaşır olmadık mı? Gizlilik çok minimalize edildi. Hatta  normalden de üst seviyelerde paylaşımlar var .Ulaşılamaz sandığımız kişisel bilgilere bir tuşla ulaşılır olduk. Bilgilere ulaşılır olmak bir bakıma çok iyi ama, bir bakıma da suiistimal edilecek kadar kötü sonuçları doğuruyor oldu. Bilişim suçları diye bir suç kavramı oluştu hemen.Kişisel bilgilerin yanında, istemediğin kadar kişisel aile albümleri destekli ,tüm yaşamımızı internet aracılığı ile cesaretle ortaya serilebildi.Bir çok iletişim aracı artık çok kısa zamanda tarih oldu nerdeyse (Mektup,fax vb)  internet teknoloji gerçekten hayatın o kadar içine girdi ki canlı yayın aracı gibi kullanılabiliyor oldu.Akıllı dediğimiz telefonlar  herkesin cebinde artık.

Bu seferde hani ilk yıllarda kendimizi gizlenirken şimdi haddinde fazla açtık. Örnek ”şimdi uyandım.diye başlayan artık uyuyorum tatlı rüyalar tüm dostlarıma  diye biten  son iletişim arasında tüm zamanın bilgisi” hemen hemen her yerde karşımızda değil mi ?Bunu ülkeyi yöneten en üst yöneticiden tutun da , interneti yeni kullanmaya başlayan ana okul çocuğuna kadar yapıyor dersem abartmış olmam .Bunu sadece biz değil tüm dünya yapıyor. Neredeyse gizlilik diye bir şey kalmadı.  Haberin bir  saniyede tüm dünyayı dolaşması müthiş bir teknoloji.Artık ilerisini düşünemez olduk.

İlk kullanmaya başladık gizlendik şimdide çok şeyi düşünmeden paylaşmaya başladık  normale döneriz diye düşünüyorum.

Bakınız; Nerden nerelere geldik çok kısa bir zamanda artık nerde ne yapıyoruz. Bunu mutlaka iletiyoruz ve paylaşıyoruz. Bende herkes gibi bunu yapanlardanım.Aklıma geldi.  Leyla ile mecnun efsanesinde,  Leyla’nın suçu neydi? Mecnun şimdi yaşasaydı ne olurdu acaba?. O efsane aşkı oluşturan tek şey iletişim eksikliği idi galiba. Şimdiki zamanda  mecnun nasıl olunsun, yok ki LEYLA  :))